Dolar 48,4772
Euro 56,4620
Altın 6.860,39
BİST 14.405,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Per 27°C
Cum 27°C
Cts 28°C
Paz 27°C

Sosyal Devlet Doğum Oranını Yükseltir Nasıl mı?

02/09/2026 01:41
A+
A-

Türkiye’de Yüzde doksanından fazlasının yoksul durumda olduğunu düşünürsek ki bunu TÜRK-İŞ söylüyor.

Açlık sınırında olanları hiç söylemiyorum. Böyle bir ortamda sizce bizim gibi deliler hariç kim üç çocuk dört çocuk yapar ki?

Düşünün derim.

Bazıları ülkemin İnsanının ne halde olduğunu görmezden gelse de, mızrak çuvala sığmıyor.

Türkiye’de açlık ve yoksulluk sınırı verileri TÜRK-İŞ (Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu) tarafından her ay düzenli olarak açıklanmaktadır.

TÜRK-İŞ’in raporuna göre güncel rakamlar şu şekildedir:

Ağustos 2026 Verileri
• Açlık Sınırı (Dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması): 37.388 TL
• Yoksulluk Sınırı (Gıda ve diğer tüm temel harcamalar için haneye girmesi gereken toplam gelir): 121.786 TL
• Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti: 48.305 TL
• Mutfak enflasyonu (Aylık): %1,21
• 2026 yılı için net asgari ücret 28.075,50 TL, brüt asgari ücret ise 33.030,00 TL olarak belirlenmiştir.
• En düşük emekli aylığı tutarının 2026 yılı Temmuz ödeme dönemi itibarıyla 23 bin 552 TL

Maalesef Canım Ülkem Türk Devletinde asgari çalışanda, Emeklisi de açlık sınırının altında kalıyor.

Şimdi böyle bir durumda elit tabakanın sosyetesi vücudu deforme olmasın diye çocuk yapmadığını düşünüyoruz ancak onların Türkiye’de Yüzde 2 lik kabaca bana göre yüzde onluk dilimin içinde olduğunu düşünürsek. Doğurganlığa pek etkisi olmayacaktır. Daha önce birkaç yazımda emeklilere ve ülkenin ekonomik durumuna değinmiş ve milleti açlıkla sınamayın uyarısında bulunmuştum. Ülkemde birinci önceliğimiz Terör beli kırılmış ve MHP Lideri Türkmen Beyi Başkurt Devlet beyin sayesinde Terörsüz Türkiye vurgusu ile Terör teslim olmuş ve olmaya devam eden süreçte Terör bugünkü durum itibari ile ikinci gündem olarak yerini almış birinci gündemimiz Refah payı ekonomi ve sosyal devlet nasıl olmalıdır konusu yerini almıştır.

Ve hükümetimiz bu konuda ki, Türkmen beyi Devlet beyin tavsiyelerine kulak vermeli tasarrufu işçi, emekliden değil. Yani yeme içmesinden yapmamalı Hükümetin kurumlardaki gelişi güzel bol keseden harcamalarını daha fazla denetlemeli gerekirse önce kendilerinden başlayarak vekil aylıklarını düşürmelidir. Ki vekillerimizin tam bilme semde masrafları, bir çok, belki de hepsi Devlet tarafından karşılanıyor. keza belediyelerin yolsuzlukları da ortada ve bu zaman sıkı tutulmaması ayrıca araştırılması gereken bir konu. Yani Tasarrufu benim öğretme şansım yok, Koskoca Türk devletini yöneten iktidara. Bu tasarruf işçi ve emeklilerin üzerinden yani Türk milletinin üzerinden olmamalıdır.

Ülkemde savunma sanayide öncelikle olmak üzere çiftçilik ve her alanda ciddi bir kalkınma ve yapılanmaya giderken ve her akşam haberlerde şunda rekor kırdık, bunda rekor kırdık açıklamalarını dinlerken enflasyonu düşüreceğiz disiplin şart diyerek ancak disiplin sadece işçi, emekli üzerinden olursa bu sosyal devlet olma yolunda inandırıcılığınızı yitirmeniz anlamına gelir.

Hani bir Ata sözü var “Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin diye” bu sözü kulağınıza küpe yapın derim, yoksa bu millet yeni bir imamoğulları daha bulup ders vermeye devam eder gibi geliyor.

Ve konuyu Doğuma getirmek isterim.

Türkiye’de yukarda da belirttiğim gibi Türk milleti geçim derdinden, çocuğunun geleceğini düşünme derdinden, ben yaşayamadım çocuğumda mı yaşamasın düşüncesinden tek çocuk yaparım en azından iyi büyütürüm iyi okullarda okuturum düşüncesi ile hareket ediyor. Doğum oranları da bu sebeplerle düşüyor bence!

İşte SOSYAL Devlet güçlü devlet burada devreye giriyor.

Son dönemde Çocuklar için doğum teşviki altında beş yaşına kadar maddi destek sağlanacak açıklaması yapıldı. Bu iyi birşey ancak yetmez. Çünkü çocuk için asıl masraf beş yaşından sonra başlıyor ana okulu, İlkokul, ortaokul, Lise ve tabi ki Üniversite, 3 tane çocuk 2 şer yıl arayla doğduklarını düşünürsek bu çocukların defter, kalem parası, çantası, cetveli, Pergeli, çocuklar büyüme çağında devamlı alınan okul kıyafetleri tabi sivil kıyafetleri ayakkabıları çocuklar artık zeki iyi kaliteli istiyorlar. Almak zorundasın çünkü onların yüzleri asılsın istemezsin.

Burada bir empati yapın o baba yada anne siz olsanız ve evladınızın istediğini alamazsanız nasıl bir yıkıma uğrarsınız?

Ya o çocukların psikolojisi arkadaşları arasında ki burukluğunu siz düşünün.

Bunların sonunda o çocukların ortaokul, lise ergen oldukları süreçte ceplerine harçlık koyamadığınızı düşünün!

Kantinin yolunu bilmeyen çocuklarımız var.

Ve bu sadece çocuklarımızın giderleri ya bu Anne Babanın o aile için mutfak giderleri, elektrik, su, doğalgaz ve tabili teknoloji gerçeklerimiz CEP Telefonları almak bir dert faturaları ödemek ayrı bir dert. Kimse bize cep telefonu lüks çocuk için demesin Anne ve Babanın çalıştığını düşünürsek çocuklar okuldan çıktımı, eve geldi mi aramak zorundasın yani cep telefonu günümüzün zaruri ihtiyacıdır. Ev İnternetini de unutmamak lazım. Daha Anne Babanın giderlerini yazmadım. Şimdi böyle bir Türkiye gerçeğinde eşit dağılım yokken tepede bir kaymak tabaka gününü gün ederken ve magazin programlarında bizim çocuklarımız bunları seyrederken ve o çocuklarımıza istedikleri zaruri ihtiyaçlarını alamazken ve bunu yetişen yeni nesil görüyorken gel de onlardan çocuk yapmalarını bekle!

Haksızsam haksızsın deyin.

Çözüm gerçek SOSYAL DEVLET.

Türk çocukları Doğdukları andan üniversiteyi bitirip hayata atılacakları güne kadar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Türk evlatlarına bakacak onları okutacak giydirecek ve haçlıklarını verecek şekilde maddi destek çıkacak. Sahipsiz bırakmayacak ve karakter, becerilerine göre de yönlendirip vatanına milletine faydalı bir birey olarak hayata sunacak ve onlardan sorumluluk bekleyecek. Asker olacak, Polis olacak, Doktor olacak, Mühendis olacak, Tamirci olacak Şoför olacak, Pilot olacak ne bileyim Yazar çizer olacak, Televizyoncu spiker, yapımcı olacak.

Siz Milletin üzerinden yükünü alın Türk Milleti Çocukları sever, Görün bakalım O zaman ülkemde DOĞUM patlaması nasıl yaşanıyor. Bu benim fikrim seversiniz sevmezsiniz.

Karaca Hasan

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.