CHP’nin Hali – Muaviye’nin Dişi Deve Hikayesi ve destekçileri
CHP’nin Hali Muaviye’nin Dişi Deve Hikayesi ve destekçileri
CHP’nin rüşvet, kaset ve çoklu eş skandalları; buna karşılık, bunları “masum bir komplo” olarak açıklayan genel başkanları ile tutuklu bulunan gizli eş başkanlarının tavırları bana Muaviye’nin hikayesini hatırlatıyor. Muaviye, erkek bir deveyi 10 bin taraftarının önünde “Bu dişi devedir, Şamlı’nındır” dedikten sonra onlara dönüp “Bu dişi deve kimindir?” diye sorduğunda, taraftarlarının hep bir ağızdan “Şamlı’nındır!” diye bağırmalarına benziyor bu durum.
CHP ve onun kadrosunu anlamak mümkün. Paralar akıyor, milyonluk saatler hediye ediliyor. Bir elleri yağda, bir elleri balda. Resmî eşlerinin dışında sevgilileri var; o sevgililere alınan daireler, arabalar, hediyeler var. Bu alınanların video ve belgelerle ispatlandığı söyleniyor. Ayrıca CHP’li kişilerin otellerinde yine CHP’li başkanların ağırlandığı, gizli video çekimleriyle kayıt altına alındığı ve bu kayıtların şantaj amacıyla kullanıldığı iddia ediliyor.
Malum, basılan belediyelerde balya balya paraların ortaya çıktığı, baklava kutularında çıkan paraların görüntülendiği, Türkiye genelinde CHP’li belediyelerin rüşvet havuzları oluşturduğuna dair delillerin mahkeme kayıtlarına geçtiği ve medyaya sızdığı biliniyor. Tüm bunlar ortadayken inkâr yoluna gitmek ve üstüne CHP Genel Başkanı’nın her fırsatta cezaevine gidip “Sonuna kadar cumhurbaşkanı adayımızdır, sonuna kadar destekliyoruz” açıklamaları yapması, akıl alır gibi değil. Üstelik bu kadar ispat ve itiraf ortadayken, pişmanlık yasasından faydalanıp kendi paçalarını kurtarmaya çalışan CHP’li yöneticiler varken, milyonları bulan seçmenlerin hâlâ bunlara inanması, Hz. Ali Efendimiz’e karşı Muaviye’nin yaptığı o akıl almaz şovu hatırlatıyor.
Bugün CHP’nin içinde yaşananlar, geçmişte de benzer şekilde yapılmıştı. Ancak şimdi kime ve neye yapıldığını herkes kendi vicdanında düşünsün. Acaba daha ne olması gerekiyor inanmaları için? Büyüklerimizin dediği gibi: “Gönlü körelmişe ne anlatırsan anlat, duyuramazsın; gözüne ne sokarsan sok, gösteremezsin.” Allah kimseyi yanlışı destekleyecek kadar kör etmesin.
O dönemde Muaviye’nin soyu, Hz. Ali Efendimiz’e karşı dururken başlattıkları zulüm, sonrasında Kerbela’da Hz. Hüseyin Efendimiz’i şehit eden Yezid’e kadar uzanmıştı. Bugün de Muaviye’nin artıkları, CHP içinde hem nalına hem mıhına vurarak yaşamaya devam ediyor. Dün sağ-sol davasında iki tarafı da kışkırtıp kardeş kanı döktüler; Alevi-Sünni davası dediler, fitne ateşini yaktılar. Oysa Horasan’da Yesevi nefesinde yoğrulan Alevi-Sünni nesli, Türk’ün şanlı tarihinin yükselişini sağlamıştır. Çünkü Alevi bizim için Türk’tür; Horasan’dan gelmişlerdir.
Cumhuriyetin geride bıraktığımız 100 yılında Müslümanı Müslümana kırdırdılar ama parçalamayı başaramadılar. Dünün Yezid soyu, Haçlı artıkları, İsrail tohumları ve Ermeni diasporasıyla birlikte içimizde yıllardır fitne yayıyorlar. İşte bunun bugünkü maskesi de CHP’dir. (Elbette bütün CHP seçmenleri böyle değildir; onları tenzih ediyorum.) Ancak körü körüne inanan müritleri — pardon, seçmenleri — bu fitnenin ateşini canlı tutmaktadır. Bu ateşi körükleyenler ise bana göre FETÖ terör grubunun derinlerde saklanan kravatlı teröristleridir. Devletin bunların kim olduğunu bildiğine ve zamanı geldiğinde gerekeni yapacağına inanıyorum. Umarım o zaman çok uzak değildir.
Dişi Deve Hikayesini Bilmeyenler İçin
Bir gün Hz. Ali’nin taraftarlarının yoğun olduğu Kufe’den bir Arap, devesiyle Şam’a gelmiş. Şam sokaklarında dolaşırken biri ona yanaşmış:
— Ver o dişi deveyi bana! demiş.
Tartışma büyümüş. Kufe’den gelen adam, “Bu deve benimdir, üstelik dişi değil, erkektir” diye itiraz etmişse de anlaşamamışlar. Konu Muaviye’ye yansımış. Halk meydanda toplanmış. Muaviye, Kufe’den gelenle Şamlı’yı dinledikten sonra kararını açıklamış:
— Bu dişi deve Şamlı’nındır!
Sonra halka dönüp sormuş:
— Ey cemaat, bu dişi deve kimindir?
Cemaat hep bir ağızdan bağırmış:
— Şamlı’nındır!
Kufeli şaşkın bir şekilde devesinin ardından bakakalırken, Muaviye onu yanına çağırmış ve şöyle demiş:
— Ey Kufeli, din kardeşim! Görüyorsun ya, 10 bin kişi “Bu dişi devedir” diyor. Senin haklı olman bir şeyi değiştirmiyor. Haklı olmak yetmez; güçlü olmak da gerekir.
Bugün yaşananlar da tıpkı bu hikayedeki gibidir. Hak ortadadır ama kalabalıklar, çıkarları uğruna gerçeği inkâr etmektedir.
KARACA Hasan