Dolar 45,0098
Euro 52,8050
Altın 6.815,04
BİST 14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Açık
İstanbul
21°C
Açık
Pts 16°C
Sal 16°C
Çar 18°C
Per 16°C

ABD’nin Gerçek Bir Müslümanı Belediye Başkanı Seçeceğine Siz İnandınız mı?

ABD’nin Gerçek Bir Müslümanı Belediye Başkanı Seçeceğine Siz İnandınız mı?
26/04/2026 16:44 | Son Güncellenme: 26/04/2026 17:17
A+
A-

Siz İnandınız mı ABD’nin Gerçek Bir Müslümanı Belediye Başkanı seçeceğine OBAMA’dan tecrübeliyiz

ABD’nin Newyork Belediye Başkanı Müslümanım dedi oy topladı ve ne hikmetse belediye başkanı seçildi. Geçmişte Obama da hem Siyah beniz (zenci) hem de Müslüman diye pazarlamışlardı onu da gördük. ki bu Müslüman olduğunu iddia eden Belediye başkan 1915 olayları ile ilgili sözüm ona Türkleri yani bizi soykırımla suçladı. ( bu konu tarihçilerindir eğer bir soykırım varsa onu da Ermeniler yapmıştır. Biz Türkler Aman dileyene el kaldırmayız)

İşte ben tam bu yazıyı okuduğum sırada ne hikmetse aklıma Ömer SEYFETTİN’in “PİÇ” kitabı aklama geldi. ne diyordu üstat kitabın özünde -“Şimdi.. Ben, Türk milletini, bayrağını, vatanını, eleştirilenleri gördükçe, acaba onlar da, “Piç” mi? diyorum..” ifadesini kullanmıştı. İşte bu büyük ve anlamlı sözler bir Müslüman olduğunu iddia eden Müslüman görünüp Müslümanı eleştiren, Müslümanı kötüleyeni gördükçe benim aklıma da “PİÇ” kitabı geliyor bende acaba diyorum. Hikayeyi yazının sonunda tekrar kısaca yayınlayacağım.

Aslında bu konu bizi ilgilendirir mi ciddiye almalı mıyız değer mi? diyebilirsiniz.

ABD gibi güçlü bir ülkede demokrasi sadece ABD’nin Çıkarları doğrultusunda işleyen, Dünya çapında çıkan bütün savaşlar ABD’nin çıkarları doğrultusunda ve yine ABD tarafından çıkarıldığını biliyoruz. Bu savaşların tümü sözde ABD’nin kıyım yaptığı ülkelere DEMOKRASİ getireceğini iddia ederek girmiş faşizan bir tavır sergilemiş girdiği bütün ülkelerde masum halkları katletmiş, tecavüz etmiş, işkence etmiş, en önemlisi de bu savaşları aslında PETROL, KIYMETLİ ELEMETLER için çıkarmıştır.

İşte bunları yapan ABD Newyork gibi bir şehre yani ABD’nin şehrine sözde MÜSLÜMAN bir belediye başkanı seçtirir mi? Ki kendi başkanını KENEDY gibi efsane birinin o ülkede öldürüldüğünü düşünürsek. Sizin aklınıza yatıyor mu?

ABD bu kadar Fütursuzca özellikle binlerce kilometre ötenden Başkurt MHP Lideri Devlet beyin dediği gibi Okyanus ötesinden gelip orta doğuda nasıl bu ülkelere savaş açabiliyor hiç düşündünüz mü?

Rahmet olsun Ömer SEYFFETTİN üstadın dediği gibi o “Piçler” sayesinde, saldırdığı ülkelerdeki insanların sıfatına bürünen bazen bir Arap, bazen bir Şii, bazen bir Şaman, bazen bir Müslüman, Bazen bir Türk oluyorlar. Yıllarca onlar gibi yaşayıp onlar gibi oturup kalkıyorlar ve inanmadıkları namazları hiç kaçırmıyorlar, cumada cemaatle kılıyorlar. Hani bir meşhur ajan vardı hayatını anlatırken ne diyordu? -“Kendimi öyle kaptırmıştım ki geceleri yalnızken bile namaz kılıyordum” Arabistanlı Lawrence (Thomas Edward Lawrence) demiş. Unutma biz dede FETÖ teröristler . ABD içerdeki satın aldıkları devşirmeler, ve içlerine yıllar önceden sokulan ajanlar ile birlikte ülkelere savaş açıyor oraları kan gölüne döndürüyor. ABD birliği dirliği olan gelişmeye açık kendine yetebilen savunma sanayide güçlü ve kimseye bağı olmayan bir ülkeye bu kadar Fütursuzca giremez saldıramaz. Çünkü ABD kendi askerlerini kaybettiğinde bunun hesabını kendi milletine veremez. o yüzden abd gelir saldırır bombaları atar içerdeki satılmışları ile birlikte iç isyanlarla ülkede kaos yaratır ele geçirebilirse geçirir. geçiremez ise İran’da üst düzey siyasilere onların eliyle suikast yapar ve öldürür, Irakta, Suriye’de, Libya’da olduğu gibi ALTINLARINI çalar, petrollerini paralı satılık terör örgütlerine teslim eder ve akışını kendisine sağlar, yani kısacası ABD ticaretine bakar kendi çıkarlarına bakar, kazandığı petrole, altına kıymetli madenlere bakar. Altta kim kalmış kim ölmüş kaç tane Mazlum ölmüş buna bakmaz. Son günlerimiz en önemli örneği İSRAİL ve onun TERÖRİST yönetimidir. ABD’nin orta doğudaki paralı askeri diyeceğimde ABD mi İSRAİLİ kullanıyor, İSRAİL mi ABD’yi bu konu tartışmaya açık. Sanki ABD İsraillin uşağı olmuş gibi hareket ediyor. ve maalesef yaşadığımız bölge ORTA DOĞU KAN gölüne dönmüş durumda.

Yani TÜRK MİLLETİ, ABD’nin New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin 1915 olayları ile ilgili yaptığı açıklama “Ömer Seyfettin Üstadın o meşhur PİÇ kitabını hatırlattı. Haçlıların devletinde Müslüman seçtirmezler eğer seçiliyorsa kendilerinden olup Müslüman takkesi takanlardır. Ki kendi hükümleri dışında biri seçilmesin. yani sahte kahramanlar seçiliyor.

“-Ömer Seyfettin, asker bir yazardır.

İstiklal Savaşı’nda bir çok cephede savaşmıştır..

Filistin Cephesinde olan bir hatırasında bakın neler söylüyor..

“Alman’ların yenilmesiyle savaş bitmiş, mütareke imzalanmıştı.

Filistin’den çekiliyorduk. Bir kaç arkadaş subayla,karşı tarafın da subaylarıyla, çekilme işlerini görüşmek için gittik.

Karşı tarafta, Fransız üniformalı biri sık sık bana bakıyor, gözünü benden ayırmıyordu. Ben buna bir anlam veremiyordum.

Fransız subay yerinden kalkıp bana doğru geldi ve; ‘Nasılsın Ömer Seyfettin?’ Dedi.

‘Beni nerden tanıyorsun? Ben bir yüzbaşıyım. Öyle tanınacak kadar üst düzey bir kumandan değilim.’ Dedim.

‘Ömer,biz seninle İstanbul’da Askeri Lise’de beraber okuduk, ben falancayım deyince, hayretler içerisinde baktım, hatırladım..

Hep dini eleştiren, Osmanlı’yı kötüleyen, vatan,bayrak sevgisi olmayan bir öğrenci idi ama, yine de Fransız subay olması normal değildi..

‘Peki nasıl böyle oldun?’ Dedim.

‘Ne zaman bir savaş olsa, Türkler galip gelse içimde üzüntü oluyordu..

Tükler kaybetse, zarar görse içimde bir sevinç oluyordu. Çoğu zaman kendimi ayıplıyor, neden böyleyim? diyordum..

Bir gün anneme ısrarla sebebini sordum. ‘Dayanamayacağım, anlatacağım.’ Dedi.

‘İstanbul Hastanesinde Fransız bir doktor vardı. Hastaneye gidip gelirken birlikte oldum ve sen o Fransız doktorun oğlusun.

Babanın bundan haberi olmadı, şimdi de sen öğrendin.’ Dedi..

Zaten babam zannettiğim adam çoktan ölmüştü.
O hastaneye gittim, şu tarihte burada çalışmış, şimdi Fransa’ya dönmüş olan, şu isimde doktorun adresi var mı? Dedim, adresi verdiler, Fransa’ya gittim, babamı buldum, olanları,annemin sözlerini anlattım..

‘Anneni gerçekten sevmiştim.’ Dedi ve beni kabul edip nüfusuna yazdırdı, Fransız okullarında eğitimimi tamamladım ve gördüğün gibi bir Fransız subayı olarak karşındayım.’ Dedi.

Şimdi.. Ben, Türk milletini, bayrağını, vatanını, eleştirilenleri gördükçe, acaba onlar da, “Piç” mi? diyorum..”

Ömer Seyfettin
“PİÇ” Adlı kitabından

KARACA Hasan

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.