DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Gök Gürültülü

Yakarış

22.05.2020
A+
A-

Yakarış

Bir yıl ki, anlata anlata bitiremeyeceğiz!
Bir bayram ki, hasretler kavuşamayacak…


Bir dönem ki, daha ne zaman bitecek!
Vesselam dünyayı saran kara bulutlar dağılmadı gitti yılın yarısı geride kalırken…


Felaketler, şehitler, çığlar ve vesselam korona illeti…

Dünya çaresiz, küresel güçler tepetaklak…


Her gün hastalığa yakalanan ve vefat edenlerin sayısal olarak açıklandığı bir süreçte çok şükür güzel ülkemizde devlet ayakta…


Büyük afeti en az can kaybı ile kapacağız inşallah…


Ancak ekonomide hiçbir şey eskisi olmayacak…


Bir bayram yazısı kaleme alalım dedik aklıma Galip Erdem düştü…

şu, ülkü uğruna,milliyetçilik adına kendini unutan adam!

Yıllar önce kaleme aldığı bir bayram yazısı ile www.sehrisiyaset.com ailesi olarak bayramların bayram gibi kutlandığı günlerin tez elden gelmesini dileyerek sizlerle paylaşalım.


Bu kaçıncı bayramdır ki, hep o eski, o yanık, o ezik türküyü hatırlıyorum:
“Bayram gelmiş neyime,
Anam anam garibem.
Kan damlar yüreğime,
Anam anam garibem!”
Yıllardır garip olan, yüreğine kan damlayan yalnız ben değilim; siz değilsiniz; bütün bir millettir. hepimiz, hiç değilse çoğumuzuz.
Bu kaçıncı bayramdır ki, gönüllerimizin burukluğu geçmedi, beyinlerimizin ağrısı dinmedi. Sevinemiyoruz, gülemiyoruz. Dudaklarımıza iliştirdiğimiz tebessümler iğreti, memnuniyetimiz sahte, rahatlığımız yapmacık.
Düşündüğümüz sürece yaşadığımızın farkında değiliz. Çocukluk çağının gamsızlığı şimdi bir masaldır; kimse anlatmaz, kimse dinlemez. Kör bir kavganın içine düşmüşüz, gerçeği yitirmiş, güzeli unutmuşuz…


Affet bizi Allahım! Mübarek bir gününde böylesine bükük boyunlarla, tarifsiz çaresizlikler içinde huzuruna çıktığımız için affet. Yardımına muhtacız, merhametine muhtacız. Rahmetine muhtacız. Bizi esirge, bizi koru. Günahımız çoktur. Doğrusunu Sen bilirsin ya, sevabmız galiba hiç yoktur. Hırslarımızın büyüsüne kapılmışız; dünyanın zevkini sürelim demiş, onu bile becerememişiz. Rahmetin sonsuzdur; Sana olan borçlarımızı bağışlarsın. Ya milletimize olan borçlarımız; onları nasıl bağışlatacağız?
Sevmesini unuttuk, Allah’ım. Aşk yolunu bıraktık, kin yoluna girdik. Önce seni sevmeyi unuttuk, hatta seni sevmeyi suç saydık. Sonra birbirimizi sevmeyi unuttuk. Dostluğun hazzını teptik, düşmanlığın zehrine alıştık. Seni sevmeyince, birbirimizi zaten sevemezdik. Birbirini sevemeyen, birbirini yumruklamaya hazırlanan insanların artık bir millet sayılamayacaklarını, birlikte yaşama isteğinden gittikçe uzaklaşacaklarını düşünemedik.
Sana iman yolunda kenetlenmedikçe, millete hizmet yolunda kuvvetlerimizi birleştirmedikçe sonumuzun kötü olacağını bilemiyoruz; gösterdiklerini görmekten korkuyoruz.
Güçsüzüz Allah’ım; bizi güçlendir. Mücadelemizde gerektiği gibi cesaretli değiliz, bize cesaret ver. Şu mübarek gününde sana sığınıyoruz. Doğruluktan ayırma bizi; şeytana uymaktan, nefislerimize köle olmaktan koru. Sapıtmış kullarını ıslah eyle. Seni sevmekte birleşelim. Yaşamanın gayesini dünya nimetlerinden ibaret görmeyelim; daha üstün hazların varlığını öğrenelim.
Allahım! Umutlarımız bayram bayram sürünmesin. Bağlanan basiretlerimizin açılmasına, uyuyan şuurlarımızın uyanmasına, küllenen imanımızın tazelenmesine izin ver. uğrunda milyonlarca yavrusuna şehâdet şerbeti içirdiğin bu milleti düşmanlarının şerrinden muhafaza buyur. ruhlarımızın şeytana satılmasına müsaade etme. öz vatanımızda gariplikten kurtar bizi; öksüzlüğümüzün acısını duymayalım. Şehitler diyarındaki baykuş sesleri bitsin; özlediğimiz mutlu günler doğsun artık. Senden umut kesilmeyeceğine inananlardanız; sabırlı olmayı öğret bize. Senin için yaşamayı, gerekince ölmeyi öğret bize.”


Yeni bir yazıda buluşmak umuduyla…

Ramazan Durmuş

ETİKETLER:
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.