Dolar 45,9016
Euro 53,3928
Altın 6.569,97
BİST 13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Per 26°C
Cum 22°C
Cts 22°C
Paz 24°C

CHP’liler Karar Vermeli: Şahsi Çıkarlar mı? Adalet mi?

28/05/2026 03:01 | Son Güncellenme: 28/05/2026 03:03
A+
A-

CHP’liler Karar Vermeli: Şahsi Çıkarlar mı? Adalet mi?

Halk arasında konuşulur: “Siyaset kirli, siyaset yapılmaz, yalan söylemeyen siyaset yapamaz, siyasette çalmayan var mı?” Bu tür cümleleri uzattıkça uzatabiliriz. Kirli olan siyaset mi gerçekten, yoksa insan denen beşeri mahlûkat mı? Siyasetin suçu ne? Hiç bu soruları kendinize soruyor musunuz?

İnsan nefis sahibidir, nefis de şeytandandır. Makamlar zehirlidir. Kişilik ve karakter sahibi olmayanlar o makamlara geldiklerinde güç zehirlenmesi yaşarlar. Makamdan aldıkları gücü kendilerinden marifet sayarlar. Bir süre sonra da kendilerini vazgeçilmez görür, “ben olmazsam bu parti biter” edası ile burnu bir karış havada dolaşmaya başlarlar. Adalet duygusu zayıflamaya başlar. Kendi çıkar ve menfaatlerine zarar verecek durumlarda adaletsiz kararlar almaya ve kendine zarar vereceğine inandığı unsurları ya da kişileri harcamaya başlarlar. Bir süre sonra etrafında doğru insan, doğruyu söyleyen güvenilir insan kalmaz. Yanında kalanlar da kendi gibi menfaat düşkünü, çıkar fırsat budalası, kibir abidesi insanlar kalır. Böyle bir durumda etrafında yalaka ve çıkarcılar olduğunda, her söylediğine “haklısın” diyen bir kadro kalır ve yanlışı bile “doğrudur başkanım” diyenlerin olduğu yerde kişi artık kendini sorgulamaz ve pisliğe battıkça batar. İşte o andan itibaren rüşvet, haksızlık, kolay para kazanma hırsı döner sermaye oluşmuş olur. Çünkü kolay kazanılan makam mevki kadar, kolay kazanılan para kadar tatlı bir şey yoktur. Artık o şahısların bir kişiliği, karakteri de yoktur. Yapılan her şey o gücü, makamı kaybetmemek için yapılmaktadır ve kimse “kral çıplak” demeyecektir.

Aslında CHP’yi konuşacak bir durumda yoktur. 1938’den sonraki CHP, yukarıda vurguladığım siyaseti kirleten yöneticilerle bu duruma gelmiştir. Tek partili dönemde şef ile başlayan şahsi çıkarlarla devam eden hatalar… Ki bu ülkede makam aşkı bir başbakanı idam ettirmiştir. 1980 sonrası SHP ile PKK’nın dağ kadrolarının siyasi uşaklarını sırf oy uğruna meclise girebilmek barajı aşmak için meclise taşıyan, CHP ile daha sonra birleşen SHP olmuştur. Aynı CHP kafası bu ülkenin savunma sanayiindeki fabrikaları kapattırmış, o dönemde top fabrikalarımız bombalanmış, savaş uçaklarımız toprağın altına gömülmüştür. Bunlar neden yapılmıştır? İşte o makam hırsı, şahsi ikbal uğruna Türk düşmanı ülkelerin zenginleri ile yapılan taviz anlaşmalarıdır.

Aynı CHP, 2016 FETÖ terörünün başarısız kalkışması ile ayyuka çıkmış, büyük bir darbe alan okyanus ötesi yönetilen bu terör örgütü… PKK ve birçok terör grubunu yöneten, yönlendiren bu teröristler çünkü devletin kılcal damarlarına girmiş ve vatana ihanet eden her unsuru kollayan, görmeyen, boş dağlara bomba yağdıran hain grubu olmuştur. Yediği darbelerle kendine çıkar yolu arayan bu kan emiciler CHP’ye gözünü dikmiş, iddialar bilinen birini parlatarak ülkenin ekonomik sıkıntılarını ve yapılan yönetim hatalarını öne çıkararak İstanbul Belediye Başkanı yaptırmıştır. İddia odur ki büyük bir rüşvet ağı oluşturularak ülkenin CHP’li tüm belediyelerini içine alarak bir rüşvet havuzu oluşturulmuş, Cumhurbaşkanlığı adaylığı için para akıtılmaya başlanarak FETÖ terörü CHP üzerinden yeniden Türk Devletini ele geçirme operasyonu başlatmıştır.

İlk hamle olarak ölmüş olan Deniz Baykal’ı kaset skandalı ile devirmiş ve Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin başına getirmiş, o dönem MHP üzerinden de kaset skandalı patlamış ancak Başkurt MHP Lideri Devlet Bey eyvallah etmemiş, kaset skandalına ismi karışmış kim varsa istifasını istemiş ve MHP o dönemi dik duruşu ile atlatmıştı o süreci. Ancak CHP bu dirayeti gösterememiş ve Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı olmuştu. Biz o dönem yazmıştık: “İhanetle gelen ihanetle gider” demiştik. Nitekim İmamoğlu’nun başını çektiği, iddaya göre rüşvetlerin havalarda uçuştuğu delege satın alma furyası başlamış ve bugün mutlak butlan kararı ile netleşmiş, itiraz yolu açık kalmak kaydıyla karar verilmiştir. Kılıçdaroğlu’nun “evladım” dedikleri tarafından kendi cümlesi ile “sırtımdan hançerlendim” diyerek Özgür Özel’e başkanlık koltuğunu teslim etmek zorunda kalmıştır.

Burada Kılıçdaroğlu’nun hakkını yememek lazım. Eğer bu benim iddiam doğruysa, FETÖ’nün okyanus ötesi işbirlikçileri ile ters düşmüş olacak ki, onun da ayağını kaydırdılar. Onlar için aslında her şey yolunda giderken hesaplamadıkları, iki bin yıllık devlet geleneği olan Türk Devlet Aklı ve adaleti, kadife eldiven içindeki çelik yumruğunu hem de CHP’lilerin açtığı davalar sebebiyle deliller ile açığa çıkarıp kafalarına balyoz gibi yumruğu indirmesi oldu.

İşte karakterini makamlardan alanların güç zehirlenmesi, alınan yanlış kararlar CHP’yi, Atatürk’ün emaneti CHP’yi bu hale getirdi.

Evet, CHP seçmen ve delegeleri, şimdi sıra sizde. Şu an Özel ve İmamoğlu tayfasını desteklemek için ortaya çıkan ve TV’lerde gördüğümüz bütün marjinal gruplar sokağa döküldü, kaos çıkarmak için aralarında CHP’li yok gibi. Bunları görün, bile bile kimi destekleyeceğine sen karar vereceksin. Akıllanmış Kemal Kılıçdaroğlu’nun dediği söze uyup CHP’yi Atatürk’ün kurduğu formata geri getirmek için Kılıçdaroğlu’ndan mı taraf olacaksınız?

Yoksa iddialar ile mahkemesi devam eden, organize suç örgütü iddia edilen ve güçlü deliller olduğu söylenen, pavyonlarda, otel odalarında balye balye rüşvetin döndüğü iddia edilen İmamoğlu ve desteklediği Özgür Özel’i mi?

Şahsi çıkarlar mı yoksa adalet mi?

Karar senin.

Karaca Hasan

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.