MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin’den Linç Kampanyası İddialarına Sert Yanıt
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, kendisine ve partisine yönelik sosyal medya üzerinden yapılan iddialara ilişkin sert bir açıklama yaptı. Şahin, iki ay önce yaşandığını belirttiği bir olayın ardından ortaya atılan iddiaların, sosyal medyada linç kampanyasına dönüştüğünü savundu.
“Gayriahlaki ve Etik Dışı Talebi Reddettim”
Veysel Şahin, açıklamasında, İzmir İl Başkanlığına gelen bir kişinin aracılığıyla kendisinden ticari bir meseleye gayriahlaki ve etik dışı bir şekilde aracılık etmesini istediğini belirtti. Şahin, ortamda şahitlerin bulunduğunu ve bu talebi kesin bir dille reddettiğini ifade etti.
Sosyal Medya Üzerinden Linç Kampanyası
Geçen hafta aynı kişinin kendisine yönelik bir iftira ortaya attığını belirten Şahin, bu iftiranın sosyal medyada geniş bir linç kampanyasına dönüştürüldüğünü dile getirdi. Şahin, bu tür sinsi ve kirli saldırıların arkasındaki amacı bildiklerini ve bu tür iddiaların karşısında dik duracaklarını vurguladı.
Açıklamanın Detayları
Veysel Şahin, olayın detaylarına ilişkin yaptığı açıklamada, İl Başkanlığına bir arkadaşları aracılığıyla gelen kişinin, ticari bir meselede etik dışı bir aracılık talep ettiğini, ancak kendisinin bu talebi kesin bir şekilde geri çevirdiğini belirtti. Şahin, bu talebin ahlaki ve etik değerlere aykırı olduğunu ifade ederek, bu tür davranışlara karşı durmaya devam edeceklerini söyledi.
Veysel Şahin’in açıklamaları, MHP İzmir teşkilatının bu tür iddialara karşı kararlı duruşunu ortaya koyarken, sosyal medyada yayılan yanlış bilgilere karşı da dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor.
MHP’li Şahin açıklamasında, şu ifadelere yer verdi:
Son günlerde sosyal medya platformlarında şahsıma ve partimize yapılan saldırılara karşı açıklama yapma zorunluluğu hasıl olmuştur. Bundan iki ay önce; bir arkadaşımız aracılığıyla İl Başkanlığımıza gelen bir şahıs, “şahitli bir ortamda” ticari bir meseleye gayriahlaki ve etik dışı bir şekilde aracı olmamı talep etti. Bu şahsa; daha sözlerini tamamlamadan talebinin yarattığı hiddetle derhal odamı terk etmesini söyledim. Kendisi “Sivaslı ve Muhsin YAZICIOĞLU ‘nun yakını olduğunu da” ifade ederek odamdan çıktı. Beni tanıyan herkes çok iyi bilir ki, 40 yılı aşan siyasi hayatımda akçeli işlere tavrım da yaklaşımım bellidir. İki ay önceki bu ahlaksız ve etik dışı teklife verdiğim tepki geçen hafta aynı şahıs tarafından “Hainin memleketlisisiniz.” gibi bir söz söylediğim iftirasıyla,, alçakça yayılarak linç kampanyasına dönüştürüldü. Biz bu sinsi ve kirli saldırının hangi amaçla yapıldığını, neye ve kimlere hizmet ettiğini çok iyi biliyoruz. Özellikle “Terörsüz Türkiye” sürecimizin başladığı günden bugüne geçen 2 yıllık sürede, memleketimizin her köşesinden; İzmirliden, Diyarbakırlı’ya, Sivaslı’dan, Mardinli’ye, Manisalı’dan, Şanlıurfalı’ya, güzel ülkemizin her köşesinden gelmiş olup İzmirimizde yaşayan vatandaşımızla bir araya geldiğimize, sorunlarını dinlediğimize, iyi günlerinde kötü günlerinde yanlarında olduğumuza, herkese ayırmadan, ayrıştırmadan kucak açtığımıza bütün İzmir şahittir. Bu zamana kadar; İzmir’de yaşayan, her vatandaşımıza memleket ayırmadan, siyasi görüş ayırmadan kapımız sonuna kadar açık olmuştur ve bundan sonra da olmaya devam edecektir. Ben İ’la-yı Kelimetullâh diyen, Turan diyen, Gönül Coğrafyası diyen bir vatan sevdalısıyım. Benim ne Sivas’a, ne Sivaslı’ya, ne Merhum Muhsin YAZICIOĞLU’na o çirkin ifadeyi kullanmam söz konusu değildir. Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı Sivas’tan değerli hemşerilerimin bu ahlaksız iftiraya alet olmamalarını diliyor, hepsini saygıyla selamlıyorum.
Kaynak: Türkgün