Dolar 44,8475
Euro 53,0170
Altın 7.021,24
BİST 14.543,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu
İstanbul
14°C
Çok Bulutlu
Cts 16°C
Paz 17°C
Pts 18°C
Sal 20°C

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu ifadeleri kullanmak sizin haddinize mi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu ifadeleri kullanmak sizin haddinize mi
08/05/2018 17:02
A+
A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu ifadeleri kullanmak sizin haddinize mi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa’da yayımlanan bildiriye ilişkin, “Bu ifadeleri kullanmak sizin haddinize mi?” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Vakıf Haftası ve Restorasyonu Tamamlanan 250 Eserin 7 Bölgeden Canlı Bağlantılı Toplu Açılış Töreni”nde katılımcılara hitap etti.

“Vakıf Kuran Kadınlar” temasıyla düzenlenen Vakıf Haftası’nı da kutlayan Erdoğan, hafta dolayısıyla düzenlenecek etkinliklerin güçlü vakıf geleneğinin ve kadınlar tarafından kurulan vakıfların daha iyi anlaşılmasına ve yaşatılmasına katkı sağlayacağına inandığını belirtti.

Vakıf kurmak ve eser inşa etmek kadar bunları yaşatmak ve gelecek nesillere en güzel şekilde teslim etmenin de önemine vurgu yapan Erdoğan, “İlk vakıf sahibinin biz kullanıcılar üzerinde hakkı vardır. Her vakfiye aynı zamanda bizlere tevdi edilmiş bir emanettir. Emanete sahip çıkmak ise bizim inancımızın, itikadımızın bir gereğidir.” ifadesini kullandı.

Herkesin vakıf eserlerine ihtimam göstermesi, onları koruması ve vakıf senetlerine mütenasip bir şekilde kullanmasının şart olduğuna işaret eden Erdoğan, “Bu konuda yakın zamana kadar çok iyi bir imtihan verilmediğini görüyoruz. Ülkemiz maalesef bir dönem vakıf eserlerinin korunması noktasında büyük ihmalkarlıklara, hatta ihanete varan aymazlıklara şahit olmuştur. Özellikle tek parti CHP’si döneminin bu meselede sabıkası kabarıktır. Türkiye’nin bu talihsiz yıllarında pek çok vakıf eseri talan edilmiş, gasp edilmiş, kaderiyle baş başa bırakılmıştır. Tarihiyle, kültürüyle, milletin kadim değerleriyle kavgalı bu zihniyet ecdadın emanetine de ihanet etmiştir. Asırlara meydan okuyan yüzlerce cami satılmış, kiraya verilmiş ya da müze, depo, ahır olarak kullanılmıştır.” diye konuştu.

“Hınç kültürünün altında yatan sebep ideolojik bağnazlık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı yazarların bu dönemde kapatılan cami sayısının kayıt altına alınandan çok daha fazla olduğunu bildirdiklerini anımsatarak, şunları söyledi:

“Ecdat mirasına bilhassa da vakıf eserlerine yönelik bu hınç kültürünün altında yatan temel sebep ise ideolojik bağnazlıktır. Bu bağnazlığın bir sonucu olarak tek parti döneminde binlerce yıla sari kültür hazinemiz bir gerilik numunesi olarak yaftalanmıştır. Aynı çevreler kıymetini bilemedikleri bu mirasın kati bir tasfiyeye tabi tutulması gerektiğine inanmışlardır. Arapça ezanı yobazlık emaresi olarak gören, bunun için de 18 yıl boyunca semalarımızdan eksik edenler camileri de ihtiyaç fazlası bahanesiyle satışa çıkarmışlardır. Bu satış furyasından maalesef okkası 3 kuruşa Bulgaristan’a satılan Osmanlı arşivleri de nasibini almıştır. Çoğu birbirinden değerli arşiv belgelerinden oluşan sözüm ona hurda kağıtlar bugün Sofya Kütüphanesi’nin en nadide, en muteber eserlerini oluşturuyor. Bu CHP zihniyeti bu, bunlarda böyle tarih, kendilerine yönelik sanat, kültür, bunları korumak böyle bir şey söz konusu değil. Kıymeti kendinden menkul bir çağdaşlık adına hurdaya çıkarılan o kağıtlar Osmanlı tarihine ışık tutan belgeler olarak şu anda baş tacı ediliyor.”

“Yüreğimiz parçalanıyor”

Türkiye’den talan edilmiş ecdat yadigarlarına Avrupa’nın birçok ülkesinde de rastladıklarını belirten Erdoğan, “Ecdadın emaneti olan eserlerin nasıl tarumar edildiğini gördükçe inanın yüreğimiz parçalanıyor. Geçmişi ülkemizle mukayese kabul etmeyecek kadar kısa ülkelerin 50-100 yüz senelik eserlerine gösterdikleri ihtimama şahit oldukça üzüntümüz bir kat daha artıyor. Yurt dışı seyahatlerimiz bize diğer hususlar yanında tek parti zihniyetinin ülkemize verdiği zararların boyutlarını da gösteriyor. Tarihten intikam almayı, milleti zorla, baskıyla dönüştürmeyi hedefleyen bu anlayışın milli bünyemize verdiği tahribatı daha iyi idrak ediyoruz. Bu seyahatler vesilesiyle tek parti diktasının kültürde, eğitim öğretimde, siyasette, sosyal ve beşeri alanlarda ne kadar büyük bir enkaz bıraktığını daha iyi görmüş oluyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yerli ve milli anlayış kültür sanatta da idealimiz olmalıdır”

Erdoğan, Türk tarihine ve kültürüne yönelik akademik ve popüler çalışmaların giderek arttığını ifade etti.

Televizyon dizilerinden sinema filmlerine, romanlardan bilgisayar oyunlarına kadar tüm mecralarda bu konuda adeta bir yarış olduğunu, mimariden giyime kadar pek çok alanda geleneksel sanatların etkisinin giderek daha çok hissedildiğini vurgulayan Erdoğan, “Buna rağmen hala çok önemli bir eksiğimiz var. Bu da eğitim öğretim sistemimizin müfredatını, medeniyet, tarih ve kültür şuuru verecek şekilde oluşturmakta yaşamış olduğumuz sıkıntıdır. Başka toplumlar, başka devletler olmayan tarihlerinden efsaneler üretip, çocuklarını bunların etrafında toplarken, biz var olan hazinelerimizi kullanamıyoruz.” dedi.

Erdoğan, yeni dönemde en büyük hedeflerinin çocuklara böyle bir şuuru aşılayacak eğitim öğretim sistemini hem içeriği hem fiziki altyapısıyla kurmak olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Bu doğrultuda okullarımızın tefrişinden, öğretmenlerimizin niteliğine kadar her hususta atmamız gereken çok adım bulunuyor. Aynı şekilde kültür sanat politikalarımızı medeniyet tasavvurumuzun lokomotifi haline dönüştürme konusundaki kısırlığımızı da süratle aşmak durumundayız.”

Erdoğan, “Kendi ülkesine, toplumuna, tarihine, medeniyetine bırakınız destek ve öncü olmayı, husumet besleyen bir kültür sanat ikliminin bizi götüreceği yer küresel popüler kültüre teslimiyettir. Yerli ve milli anlayış her konuda olduğu gibi kültür sanatta da idealimiz olmalıdır.” ifadesini kullandı.

“Yüreğiniz yetiyorsa buyurun”

Erdoğan, sözde Ermeni soykırımı iddiasında bulunanlara sürekli bu çağrıyı yaptığını hatırlatarak, şu ifadelere yer verdi:

“Yüreğiniz yetiyorsa buyurun. Biz arşivlerimizi açıyoruz. Varsa sen de arşivini aç. Ama bunlar, sadece dünyadaki diasporalarıyla birlikte Türkiye’yi karalama, Türkiye’nin aleyhinde kampanyalar sürdürmekten başka bir şey yapmıyorlar. Para da bol, parayı da harcıyorlar. Bununla birlikte Türkiye’yi güya suçlu durumuna, konumuna getirmek istiyorlar. Getiremeyeceksiniz. Çünkü biz haklıyız.”

‘Sizin DEAŞ’tan hiçbir farkınız yok’

Fransa’da yayımlanan bildiriye ilişkin Erdoğan, “Bu ifadeleri kullanmak sizin haddinize mi? Biz sadece cehaletlerinin yansımaları olarak görüyoruz. Sizin DEAŞ’tan hiçbir farkınız yok.” dedi.

Erdoğan, “Bizim tavrımız, Batılı değerleri savunmak adına İslam’a saldıranları koruyan, camileri ateşe verenlerin sırtını sıvazlayan kimi İslamofobik Avrupalı siyasetçiler için de ders olmalıdır. Özellikle Sarkozy’e…” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa’nın göbeğinde mescitleri kundaklayanlara nasıl karşıysak, Suriye’de, Irak’ta kiliselere saldıranlara da aynı şekilde karşıyız.” dedi.