Dolar 44,8650
Euro 52,9536
Altın 6.903,16
BİST 14.251,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Az Bulutlu
İstanbul
14°C
Az Bulutlu
Cts 16°C
Paz 17°C
Pts 18°C
Sal 19°C

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Uzlaşma Çağrısı: Barış Tek Kanatlı Bir Kuş Değildir

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Uzlaşma Çağrısı: Barış Tek Kanatlı Bir Kuş Değildir
17/04/2026 18:29
A+
A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin sözüyle uzlaşma çağrısı: Barış tek kanatlı bir kuş değildir!

# Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Uzlaşma Çağrısı: Barış Tek Kanatlı Bir Kuş Değildir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin ifadesiyle barışın “tek kanatlı bir kuş” olmadığını vurgulayarak, yapıcı diyalog ve diplomasinin önemine dikkat çekti. Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan Erdoğan, barış için tarafların uzlaşmacı, sabırlı ve sağduyulu bir anlayışla hareket etmelerinin önemine işaret etti.

Antalya Diplomasi Forumu

 

Antalya, diplomasi için önemli bir buluşma noktası olarak bir kez daha uluslararası zirveye ev sahipliği yapıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın himayesinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu, geniş bir katılımla kapılarını açtı. 150’yi aşkın ülkeden devlet ve hükümet başkanları, dışişleri bakanları ve uluslararası kuruluş temsilcileri etkinlikte yer aldı.

Barış İçin Diyalog ve Diplomasi

 

Erdoğan, konuşmasında ABD ile İran arasındaki ateşkesten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Hürmüz Boğazı meselesine de değindi. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkının kısıtlanmaması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin enerji ve bağlantısallık alanlarında “Kalkınma Yolu” gibi projelerle iş birliğine açık olduğunu vurguladı.

Kahramanmaraş’taki Olay ve ADF’nin Küresel Markası

 

Erdoğan, Kahramanmaraş’taki silahlı saldırıya atıfta bulunarak üzüntüsünü paylaştı ve Antalya Diplomasi Forumu’nun kısa sürede küresel bir marka haline geldiğini belirtti. Forumun, diplomatik temasların ötesinde, dünya ve insanlık için derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olduğunu ifade etti.

Diplomasi ve Küresel Sistem

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, diplomasinin sadece bir müzakere alanı olmadığını, insanlığın ortak geleceğinin şekilleneceği bir zemin olduğunu dile getirdi. Rekabetin yıkıcı bir hal aldığını ve küresel sistemde ciddi bir kriz yaşandığını belirtti. Gazze’de yaşanan trajediye dikkat çekerek, adalet ve insan hakları konusunda sistemin etkisiz kaldığını vurguladı.

“Dünya Beşten Büyüktür” Vurgusu

 

Erdoğan, “Dünya beşten büyüktür” şiarıyla temsil açığının kapatılması gerektiğini ve daha adil bir dünyanın inşasının ancak bu şekilde mümkün olacağını ifade etti. Güçlünün hukukunu gözeten bir sistemin daha büyük çatışmalara ve adaletsizliklere yol açacağını belirterek, insanlık için daha adil bir düzenin önemini dile getirdi.

Diplomasinin önemli buluşma noktalarından biri olan Antalya, bir kez daha uluslararası zirveye ev sahipliği yapıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde ve Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu kapılarını açtı. İlk kez 2021 yılında gerçekleştirilen forum, bu yıl da geniş katılımla başladı.

150’yi aşkın ülkeden 20’den fazla devlet ve hükümet başkanının yanı sıra yaklaşık 15 başkan yardımcısı, 40’tan fazla dışişleri bakanı ve 50’yi aşkın bakan foruma katılıyor. Ayrıca 75 uluslararası kuruluş temsilcisiyle birlikte 460’tan fazla üst düzey isim ve çok sayıda akademisyen ile öğrenci de etkinlikte yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da foruma katılarak kürsüde önemli mesajlar verdi.

Konuşmasına tüm konukları selamlayarak başlayan Erdoğan, “tarihin, kültürün ve diplomasinin şehri” olarak nitelediği Antalya’da misafirleri ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında ABD ile İran arasındaki ateşkesten memnun olduğunu da söyledi.

Hürmüz Boğazı meselesine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle dedi;

“KÖRFEZ ÜLKELERİNİN AÇIK DENİZLERE ERİŞİM HAKKI KISITLANMAMALI”
İsrail hükümetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta; Pakistan Başbakanı, değerli kardeşim Şerif’in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz.

Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir.

Unutulmasın ki barışa giden en kestirme yol yapıcı diyalog ve diplomasidir. Ve barış, Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli’nin o veciz ifadesiyle ‘tek kanatlı bir kuş’ değildir. Tarafların uzlaşmacı, sabırlı ve sağduyulu bir anlayışla hareket etmeleri sonuç alınmasında büyük önem arz ediyor. Yine bu kritik aşamada İsrail’in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunmalı.

Tansiyonun tırmandığı Hürmüz Geçidi ile ilgili bizim tavrımız çok nettir. Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır.

Savaşın komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığı görülüyor. Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında ‘Kalkınma Yolu’ gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum.

KAHRAMANMARAŞ’TA YAŞANAN SİLAHLI SALDIRI
Öncelikle çarşamba günü Kahramanmaraş ilimizde yaşanan müessif olaydan sonra telefonla aramak veya mesaj göndermek suretiyle üzüntümüzü paylaşan herkese milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın.

“AFD KÜRESEL BİR MARKA”
Bu yıl beşincisi düzenlenen forumun tüm dünya için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, forumun kısa sürede ulaştığı noktaya dikkati çekti.

Gerek katılım gerekse içerik bakımından ADF’nin küresel bir marka haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, organizasyonda emeği geçen Dışişleri Bakanlığına ve forumun temellerini atan Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkürlerini iletti.

“DİPLOMASİ SADECE BİR MÜZAKERE ALANI DEĞİLDİR”
Türkiye olarak Antalya Diplomasi Forumu’nu diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmiyoruz.

Bu organizasyonu; dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz.

Hepimiz şu gerçeğin çok net farkındayız; günümüzde diplomasi yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıkıyor.

Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor.

Bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü haline gelmiştir.

“BİR AKIL PLATFORMU OLARAK GÖRÜYORUZ”
Türkiye olarak Antalya Diplomasi Forumu’nu diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmiyoruz.

Bu organizasyonu; dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz.

Hepimiz şu gerçeğin çok net farkındayız; günümüzde diplomasi yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıkıyor.

Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor.

“REKABET DAHA YIKICI BİR HALE GELİYOR”
İnsanlık ailesi olarak içinden geçtiğimiz dönemi anlamak için süreci doğru tahlil etmemiz, dinamikleri doğru okumamız şarttır.

Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor.

Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hale geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor.

Bugün dünya, güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinilen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor.

“ÖKSÜZ VE YETİMLERİN SAYISI 58 BİNİ GERİDE BIRAKTI”
Kural temelli olduğu iddia edilen sistem; kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor.

Buradaki esas sorun; seçici davranan adalet, araçsallaştırılmış ilkeler ve güç ilişkilerine mahkum edilmiş müşterek değerlerimizdir. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz; evvel emirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir.

Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmak yeterlidir.

Son iki buçuk yılda 73 bin Filistinli İsrail saldırılarında can verirken, yaralananların sayısı 172 bini geçiyor. Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı.

Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2100 kişi yaralandı. Bir defa şunu burada kabul etmemiz gerekiyor: Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir.

“ELİ KOLU BAĞLI KALMAMIZ NASIL DÜŞÜNÜLEBİLİR”
Eğer bir sistem küvezdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa; bu yapısal bir çürüme, ontolojik bir tefessüh değil midir? Bu tablo ahlak ve meşruiyet krizinin en bariz hali değil midir? Sorarım.

Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan’da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir? Dahası kardeşlerimizin, dostlarımızın ve evlatlarımızın geleceğini etkileyen bu sistem; özellikle kriz karşısında eli kolu bağlı kalmamız nasıl düşünülebilir?

Bizim ‘Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir.

Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği yer; çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır.

40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur.

 

Kaynak: Türkgün

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.