MHP’li Karakaya, NATO PA Ekonomi ve Güvenlik Komisyonu’nda Türkiye’nin Görüşlerini Gündeme Taşıdı
# MHP’li Karakaya, NATO PA Ekonomi ve Güvenlik Komisyonu’nda Türkiye’nin Görüşlerini Gündeme Taşıdı
Artan Savunma Harcamalarının Ekonomik Sonuçları Vilnius’ta Ele Alındı
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, NATO Parlamenter Asamblesi’nin Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenen 2026 Yılı Bahar Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Ekonomi ve Güvenlik Komisyonu toplantısında Türkiye’nin görüş ve önceliklerini gündeme taşıdı.
Artan Savunma Harcamalarının Sürdürülebilirliği
Toplantıda, “Artan Savunma Harcamalarının Sürdürülebilirliği: Ekonomik Sonuçlar” başlıklı taslak rapor çerçevesi ele alındı. Hollanda Raportörü Bart Kroon tarafından yapılan sunumun ardından söz alan MHP’li Karakaya, Türkiye’nin değerlendirmelerini paylaşarak raporda yer alması gereken kritik hususlara dikkat çekti.
“Mesele Sadece Savunma Bütçesi Değil”
Karakaya, artan savunma harcamalarının yalnızca bütçesel bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, savunma harcamalarının aynı zamanda caydırıcılığın ekonomik zemini, müttefik güvenliğinin sürdürülebilirliği ve NATO’nun kolektif savunma inandırıcılığı açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı.
Avrupa Birliği ve NATO İlişkileri
“AB Üyesi Olmayan NATO Müttefikleri Dışlanmamalıdır”
Karakaya, raporda Avrupa Savunma Fonu ve SAFE girişimi gibi Avrupa Birliği merkezli mekanizmalara yer verilmesini olumlu karşıladığını belirtirken, Avrupa-Atlantik güvenliğinin bölünemez bir bütün olduğunun altını çizdi. AB üyesi olmayan NATO müttefiklerinin Avrupa savunma sanayii projelerine yapısal olarak nasıl dahil edileceğinin raporda açık biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.
“Müttefikler Arasında Ambargo Kabul Edilemez”
Raporun ihracat kontrollerini savunma yatırımlarının önünde yapısal bir engel olarak tanımlamasını yerinde bulan Karakaya, ittifak içerisinde müttefiklerin birbirlerine yönelik açık veya örtülü kısıtlama ve ambargo uygulamalarının kabul edilemeyeceğini ifade etti. Dayanıklı ve bütünleşik bir transatlantik savunma tedarik tabanı oluşturulabilmesi için bu tür engellerin kaldırılmasının raporda açık şekilde tavsiye edilmesi gerektiğini gündeme taşıdı.
Uzun Vadeli Tedarik Sözleşmeleri
Karakaya, savunma sanayiinin döngüsel yapısının aşılması gerektiğine ilişkin rapor tespitini desteklediğini belirterek, özel savunma şirketlerinin üretim kapasitesini artırabilmeleri için uzun vadeli ve çok yıllı tedarik sözleşmelerinin kritik önem taşıdığını söyledi. Raporda bu konuya nasıl yer verileceğinin de önemli olduğunu ifade etti.
Yük Paylaşımı ve Türkiye’nin Bakışı
“Yük Paylaşımı Sadece Mali Göstergelerle Ölçülemez”
Karakaya, yük paylaşımının yalnızca savunma harcamaları oranlarıyla değerlendirilemeyeceğini belirtti. Yük paylaşımının aynı zamanda risk paylaşımı, kabiliyetlerin sahaya sürülmesi ve terörizmin her türüyle mücadele anlamına geldiğini vurguladı. Artan savunma harcamaları konusunda kamuoylarının desteğinin önemine işaret eden Karakaya, bu yatırımların müttefik güvenliğine 360 derecelik bir yaklaşımla hizmet ettiğinin anlatılması gerektiğini ifade etti.
NATO’nun halklarını her türlü tehdide ve her yönden gelebilecek risklere karşı koruyan bütüncül bir güvenlik anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini dile getiren Karakaya’nın değerlendirmeleriyle; AB üyesi olmayan NATO müttefiklerinin savunma sanayii projelerine dahil edilmesi, müttefikler arası ihracat kısıtlamalarının kaldırılması, uzun vadeli tedarik sözleşmeleriyle savunma sanayiinin güçlendirilmesi ve yük paylaşımının mali göstergelerin ötesinde ele alınması hususları NATO PA Ekonomi ve Güvenlik Komisyonu gündemine taşındı.
Kaynak: Türkgün
