Dolar 44,2094
Euro 51,1606
Altın 7.094,47
BİST 13.217,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Çok Bulutlu
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Per 9°C
Cum 8°C
Cts 10°C
Paz 11°C

MHP’Lİ VURAL’DAN ÇİÇEK’E YAZI

MHP’Lİ VURAL’DAN ÇİÇEK’E YAZI
28/08/2014 13:35
A+
A-

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, 12. Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın milletvekilliğinin sona erdirilmesi yönündeki başvurusuna TBMM Başkanlığı’nın cevap vermemesini eleştirdi.

Vural, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e gönderdiği yazıda, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi dolayısıyla TBMM üyeliğinin sona erdirilmesi için gerekli işlemlerin yapılması için 18 Ağustos’ta talepte bulunduklarını anımsattı.

Talebine cevap verilmeyerek, hukuka aykırı davranışın devam ettirildiğini savunan Vural, Erdoğan’a milletvekili ve Başbakan olarak devlet yetkisinin Anayasa’ya aykırı kullandırıldığını belirtti.

Anayasa hükümlerinin bağlayıcı olduğunu ifade eden Vural, Anayasa ve diğer mevzuat gereği doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediğini kaydetti. Vural, Türkiye’nin hukuk devleti olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Hukukun üstünlüğü aynı zamanda millet egemenliğinin üstünlüğüdür. Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, Anayasa’da gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı; kuvvetler ayrımının devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir iş bölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu açıktır.

Millet egemenliğine dayalı hukuk devletini korumak ve yetkilerini bu kapsamda kullanmak bir görevdir. Demokrasi ve hukuk devletinin esaslarını zedeleyecek, kişilere özgü fiili uygulamalar ancak ve ancak hukukun rafa kaldırıldığı rejimlerde söz konusu olabilir.

Türk milletinin egemenlik yetkisini kullanan TBMM Başkanlığı’nın demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine dayalı parlamenter demokrasinin işletilmesinde Anayasa’nın öngördüğü hükümlere uyulmasını temin yönünde bir irade oluşturmamış olması, demokrasimiz ve hukuk devletimiz açısından önemli bir handikaptır. Demokrasiyi yönetmek ve hukuk devletinin esaslarını uygulamak hususunda gerekli sorumluluklar yerine getirilmemiştir.

Unutulmamalıdır ki Türk milletinin hukuku, iradesi ve egemenliği kişilerin ve siyasi partilerin istek, arzu ve ikballerinin üzerindedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin fiili olarak hukukun uygulanmadığı bir ülke haline gelmiş olması, bireysel hak ve özgürlüklerimize de en büyük tehdittir.”

aa