Dolar 44,6555
Euro 52,4124
Altın 6.844,24
BİST 14.073,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
10°C
Hafif Yağmurlu
Cts 13°C
Paz 14°C
Pts 16°C
Sal 17°C

MHP’li Yalçın’dan ABD ve İsrail’e Sert Tepki

MHP’li Yalçın’dan ABD ve İsrail’e Sert Tepki
10/04/2026 11:54
A+
A-

# MHP’li Yalçın’dan ABD ve İsrail’e Sert Tepki

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, ABD ve İsrail politikalarını sert bir dille eleştirerek, Türkiye’ye yönelik “beşinci kol faaliyetleri” yürütüldüğünü iddia etti.

Türkiye’nin Bekası ve Emperyalizm

 

Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda, emperyalizmin Türkiye’nin bekasına yönelik tehditler oluşturduğunu belirtti. Özellikle sınırlarımızın hemen ötesinde gizli hazırlıkların yapıldığını ve Türkiye’nin hedef alındığını dile getirdi. “ABD ve İsrail’in değirmenine su taşıyan alçakları millete havale ediyoruz” ifadesiyle, bu ülkelerin politikalarının Türkiye için tehlike arz ettiğini vurguladı.

Küresel Gelişmeler ve Orta Doğu

 

Yalçın, açıklamalarında küresel gelişmelere ve Orta Doğu’daki çatışmalara da dikkat çekerek, bu durumların Türkiye’nin iç siyasetine olan etkilerini değerlendirdi. ABD ve İsrail’in iş birliğinin hem bölgeyi hem de dünya barışını tehlikeye attığını savundu.

Nükleer Tehlike Uyarısı

 

Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin küresel bir kriz riskini artırdığını ifade eden Yalçın, nükleer savaş ihtimaline de dikkat çekti. Bu durumu, uluslararası barış ve güvenlik açısından ciddi bir tehdit olarak nitelendirdi.

Yalçın’ın bu açıklamaları, Türkiye’nin dış politikadaki duruşunu ve iç siyasetteki tartışmaları derinleştirecek gibi görünüyor. MHP’nin, Türkiye’nin çıkarlarını koruma konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdiği bu açıklamalar, özellikle dış politikada yeni tartışmalara yol açabilir.

MHP’li Yalçın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“EMPERYALİZMİN TÜRKİYE’YE VE BÖLGEMİZE DÖNÜK HESAPLARI VE İÇERİDEKİ TAŞERONLARI
Tarihin görüp göreceği en akılsız ve en idraksiz iş birliği niteliğindeki ABD-İsrail şer ortaklığının savaş histerisi; sadece bölgemizi yangın yerine çevirmekle kalmamakta, dünyayı da ciddi bir yok oluş tehlikesiyle karşı karşıya bırakmaktadır.
Siyonizm’in son tilmizleri olan Amerikan Evanjelistleri, gerici dinî hurafeler üzerinden “vaat edilmiş topraklar” ütopyasını gerçeğe dönüştürme çabasındaki İsrail’e yobaz ve tutucu bir tavırla destek vermektedir.
Dünyanın ve insanlığın kaba güç ve taassupla değil, akılla yönetilebileceği, gücün akılla birleştiği oranda müessir olabileceği hakikati, ABD yönetimi tarafından unutulmuştur.
ABD akılsızca politikalarla teknolojik gücünü boşuna sarf etmekte, Orta Doğu’da distopik bir düzen kurma sevdasındaki terör devleti İsrail’in hezeyanlarının peşinden sürüklenmektedir.
ABD; aynen Gazze ve batı Şeria’da olduğu gibi, İsrail’in Lübnan’daki katliamlarına karşı da duyarsız ve umursamaz davranmaktadır.

‘AB ÜLKELERİ İsrail’in canice eylemleri karşısında suspus oldu’
Sözde demokrasi havarisi ve insan hakları şampiyonu AB ülkeleriyse ABD’nin gölgesinde her türlü barbarlık ve zulmü sergilemekten çekinmeyen İsrail’in canice eylemleri karşısında suspus olmuştur.
Diğer taraftan, ABD-İsrail ikilisiyle İran arasındaki kaotik savaşta geçici ateşkes ilan edilmişse de eller tetiktedir.
Trump ve cani Netanyahu, bekası uğruna direnen İran’a karşı bir “zafer hikâyesi” yazabilmek için nükleer silah kartını bile kullanabilecek iki çılgın olarak karşımızda durmaktadır.
Dünya, nükleer bir savaşa hiç olmadığı kadar yaklaşmıştır.
İsrail’in İran’dan sonraki uzun vadeli bölgesel planlarına koşulsuz destek veren Amerikan yönetimi, hâlen Orta Doğu’da yeni tezgâhlar peşindedir.
ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’dan ayrılma meselesini tartışmaya açması, Washington yönetiminin yeni küresel ve bölgesel kirli hesaplarının habercisidir.
Trump’ın son dönemde sürekli NATO aleyhinde konuşması ve ittifaktan ayrılma isteğini sık sık dillendirmesi boşuna değildir.

‘İFŞAAT ABD’nin Türkiye’ye dönük sinsi hedeflerini ele veriyor’
İran savaşına tepki göstererek istifa eden ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent; Trump’ın ittifaktan ayrılma isteğinin arkasında yatan asıl sebebin, muhtemel bir Türkiye-İsrail geriliminde kolaylıkla İsrail’in yanında yer alma niyeti olduğunu belirtmiştir.
Bu açık ifşaat, Amerikan politikalarının nasıl İsrail çıkarlarına eklemlendiğini gözler önüne sermektedir.
Aynı ifşaat, böylece ABD’nin Türkiye’ye dönük sinsi hedeflerini de ele vermektedir.
Buna karşılık Türkiye; Orta Doğu’da temel insani değerlerin yaşaması, bölgede barış ve istikrarın yeniden tesisi için çaba gösteren ülkelerin başında yer almaktadır.
Türkiye, atalarından tevarüs ettiği binlerce yıllık devlet telakkisi ve yönetim kültürü mirasından aldığı ilham ve taşıdığı küresel sorumlulukla bölgede büyük devlet politikası uygulamaktadır.
Caydırıcı bir küresel unsur, gündem ve konjonktür değiştirici yeni bir orta güç mevkiindeki Türkiye, bölgemizde istikrarın yeniden tesisine ve barışın egemen kılınması gayretlerine müspet diplomatik hamlelerle katkıda bulunmaktadır.

‘Türkiye aleyhinde casusluk ve yalan haber operasyonları düzenlenmekte’
Türkiye’nin üstlendiği oyun değiştirici rol karşısında hesapları bozulan terör devleti İsrail ve destekçisi Amerikan yönetimi tarafından beşinci kol faaliyetlerine destek verilmektedir.
Türkiye aleyhinde casusluk, karalama kampanyaları ve yalan haber operasyonları düzenlenmektedir.
Amaç, Türkiye’nin bölgedeki müessiriyetini baltalamaktır.
Bu doğrultudaki faaliyetler kapsamında içeride karmaşa yaratmak üzere Türkiye’de uyuyan veya pusuda bekleyen DEAŞ ve FETÖ hücreleri harekete geçirilmiştir.
Emperyalizmin yerli taşeronları ve bunların dışarıda yuvalanan uzantıları, efendilerinden aldıkları talimat doğrultusunda yeni bir Cumhur İttifakı karşıtı cephe kurmuşlardır.
Cumhur İttifakının ilkeli ve tutarlı bir üyesi, maşeri vicdanın sesi konumundaki MHP’nin; şu sıralar bilhassa FETÖ hücreleri ve FETÖ terör örgütüyle iltisaklı siyasi odaklarca düzenlenen saldırıların ve algı operasyonlarının odağında olması bu yüzdendir.
Bilhassa Terörsüz Türkiye istikametindeki hayati adımların, ısrarla basit ve kirli bir işbirliği imiş gibi gösterilmeye çalışılması, bu sebepledir.

‘ABD ve İsrail’in değirmenine su taşıyan alçakları millete havale ediyoruz’
Son günlerde MHP bünyesindeki olağan teşkilat hareketlerinin ve nöbet değişikliklerinin farklı zeminlere çekilip bunlara menfi anlamlar yükleme gayretlerinin iştahla sergilenmesi de partimizi güçten ve itibardan düşürmeyi hedefleyen aynı hain planların bir parçasıdır.
FETÖ’nün yurt dışındaki militanlarının da sosyal medya üzerinden bot hesaplar ve sahte haber siteleri oluşturarak yaptıkları manipülatif paylaşımlarla partimiz hakkındaki kara propagandalara hız verdikleri görülmektedir.
Gerek başını İP’in çektiği tefrika ve fitne partilerinin sözcüleri ve gerekse öteki sözde milliyetçi-muhafazakâr bazı Dırar Mescidi imamlarının, bu paylaşımları kullanarak MHP’ye yönettikleri saldırılar, sinsi bir plana işaret etmektedir.
MHP olarak ihanet mayasıyla yoğurulan bir takım siyasi teşekkül ve mihrakların aleyhimizdeki toplum mühendisliği çabalarını görüyoruz.
Geleceğe dönük oy avcılığı hesaplarına dayalı, çıkarcı propaganda çalışmalarını dikkatle takip ediyoruz.
Emperyalizm hemen sınırlarımızın ötesinde Türkiye’nin bekasına yönelik hesaplar ve gizli hazırlıklar peşindeyken, ABD ve İsrail’in değirmenine su taşıyan alçakları millete havale ediyoruz.
Milletimizin; kurtlarla sırtlanları, gerçek vatanseverlerle hainleri birbirinden ayırt edecek ferasette olduğunu geçmiş tecrübelerimizle biliyoruz.

‘CHP’nin, yangın bölgeyi sararken iktidar sevdasına düşmesini esefle kınıyoruz’
Kardeş ülke İran’ın başına gelenler karşısında, TERÖRSÜZ TÜRKİYE olgusunun; ülkemizin bekası, milletimizin birlik ve bütünlüğü açısından bugün dünden daha büyük önem taşıdığını kamuoyuna bir kez daha hatırlatmayı görev biliyoruz.
Kendine “Türkiye’nin birinci partisi” süsü veren CHP’nin, yangın bölgeyi sararken iktidar sevdasına düşmesini de esefle kınıyoruz.
Halk arasında, “Eller işi derdinde, Fatoş kişi derdinde.” diye bir söz vardır.
Bu söz; iktidar hülyalarına dalan, Türkiye’nin ve bölgenin gerçek gündeminden kopuk CHP’nin şaşkın vaziyetini pek güzel özetlemektedir.
Erken seçim rüyalarıyla vakit zayi eden CHP’ye payanda olmak için şimdiden kolları sıvayan amatör siyaset oyuncusu İP’in ve benzeri particiklerin kıvrak danslarını da ibretle seyrediyoruz.
Gaflet ve dalalet uykusundaki çok parçalı muhalefetin iş birlikçi tutumu karşısında Cumhur İttifakı; Türkiye’nin istikrarını sağlayan, bekasını ve geleceğini teminat altına alan “siyasi kale” işlevini kararlılıkla ifa edecektir.
Bu kale yıkılamayacak ve surlarından bir taş bile sökülemeyecektir.

‘MHP teşkilatları ve kurulları, Liderimiz Devlet Bahçeli’ye derin ve kuvvetli bir merbutiyetle bağlıdır’
Cumhur İttifakı sadece Türkiye’nin bugününün değil, yarınının da garantörüdür.
Cumhur İttifakının hedefi; sadece içinde bulunduğumuz yüzyılın değil, sonraki asırların güçlü ve müreffeh Türkiye’sinin de temellerini atmaktır.
Cumhur İttifakı’nın tutarlı bir üyesi olan MHP, boş hayaller peşinde koşanları yeise, itibar suikastlarını boşa düşürecek siyasi kudrete maliktir.
MHP, kuvvetini ve ilhamını doğrudan millet sevdasından, millet iradesinden almaktadır.
MHP; 57 yılı aşan siyasi mücadelesinde vazgeçmediği tutarlı ve yapıcı tavrından taviz vermeden, Türkiye’nin bekası istikametindeki katkısını şaşmaz bir iradeyle sürdürecektir.
Şurası bir hakikattir ki hemen her siyasi partide olduğu üzere MHP teşkilatlarında da zaman zaman görev ve nöbet değişiklikleri olabilmektedir.
Hangi kademede, hangi teşkilatta olursa olsun, herhangi bir vazifeyi yeni dava arkadaşlarımızın üstlenmesi; bir bayrak değişimi, bir kan tazeleme hamlesi olarak değerlendirilmelidir.
Görev değişiklikleri aynı zamanda partimiz ve camiamız içinde kan bağışı kampanyaları olarak da nitelendirilebilir.
Kan bağışının on binlerce cana sağlık verdiği gibi, nöbet değişiklikleri de Milliyetçi-Ülkücü camiada bünyenin güçlenmesine ve siyasi varlığının sıhhatli kalmasına zemin hazırlamaktadır.
Ayrıca görevlerini devreden dava arkadaşlarımızın manevi sorumlulukları devam etmekte ve hepsi de mensubiyet şuurundan doğan vecibelerini camiamız içinde dayanışma ruhuyla ve kıvançla yerine getirmektedir.
MHP saflarında her yer ve görev değişimi; yeni bir silkiniş ve şahlanış vesilesidir.
Aidiyet hissi ve mensubiyet şuurunun tazelenmesi, bilenmesidir.
MHP teşkilatları ve kurulları, Liderimiz Devlet Bahçeli’ye derin ve kuvvetli bir merbutiyetle bağlıdır.
MHP camiası; 57 yıldır yürüdüğü kutlu yolda, bilge Liderinin arkasında coşku, inanç, iştiyak ve kararlılıkla ilerlemeye devam edecektir.

Kaynak: Türkgün

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.