Bu yazıya siz isim verin;
Bu yazıya siz isim verin;
Muhterem Ülküdaşlarım;
İki gün önce, “Gel de bu yazıya başlık ver” isimli paylaşımında, “Ülkücüler, adanmışları atanmışlardan daha çok sever” demiştim.
Bu ifadeden dolayı bir çok ülküdaşım, Başkanım, adanmış kim, atanmış kim?
Diye sordular.
Yine bu sayfadan cevap vereyim. Hem soran dostlarımız, hem de aklında soru işareti olan ülküdaşlarımıza, meramımızı anlatmış ve aydınlatmış olalım.
Sevgili Ülküdaşlarım;
Her ülkücü adanmıştır. Bu adanmışlık tarihin seyri içerisinde defalarca kendisini göstermiştir.
Şehadete ve idama yürümek adanmışlıktır.
Ceza Evlerini Taş Medreseye çevirmek adanmışlıktır.
Ülkücü kuruluşlarda görev almak, zamanından ve çoluk çocuğundan, sosyal hayatından “vazgeçerek” davasının istikametinde uğraş vermek adanmışlık.
Ocakların gecesine katılmak, seçimlerde afiş asmak, mitinglerde bulunmak adanmışlıktır.
Ülkücü olmak ve mensup olduğu davanın hakkını vermek adanmışlıktır…
Bundan dolayı;
Bütün Ülküdaşlarımız adanmıştır…
Pekala, atanmışlık nedir?
Bir zaman diliminde, Ülküdaşları tarafından ya da teşkilatlarımız tarafından ve ya Genel Başkanımızın teveccühü ile bir makama getirilen ülküdaşlarımız; zaman içersinde, kendisine layık görülen makamların hakkını vermediğinde…
Kurumsal disiplin dışına çıktığında
Tevdi edilen makamları, davamız ve ülküdaşlarımız lehine kullanmadığında.
Kibir ve güç sarhoşluğuna kapıldığında
Kendi çocuklarına layık gördüklerini, ülküdaşlarının çocuklarına layık görmediğinde.
Ülkücü ahlak ve erdem prensiplerinin dışına çıktığında… adanmışlık duyguları yok olur.
Hülasa ülkücülüğü dert etmekten vazgeçtiği andan itibaren….
Artık o bir atanmıştır.
Ülkücüler, adanmışları sever, atanmışları değil…
Selam ve dua ile.
İrfan Topçu