MHP’li Zuhal Karakoç: “Askeri hastanelerin kapatılması hataydı; yeniden açılması zorunluluktur”
MHP’li Zuhal Karakoç: “Askeri hastanelerin kapatılması hataydı; yeniden açılması zorunluluktur”
Milliyetçi Hareket Partisi Kahramanmaraş Milletvekili Doç. Dr. Zuhal Karakoç, 2026 yılı bütçe görüşmelerinde Millî Savunma Bakanlığı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada Türkiye’nin bölgesel ve küresel düzlemde artan etkisine, millî savunma kapasitesinin güçlenmesine, yerli-milli üretimin stratejik önemine ve Mehmetçik ile gazilerin beklentilerine dikkat çekti
Milliyetçi Hareket Partisi Kahramanmaraş Milletvekili Doç. Dr. Zuhal Karakoç, TBMM Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçe görüşmelerinde Millî Savunma Bakanlığı bütçesi üzerine MHP Grubu adına söz aldı. Karakoç, konuşmasının başında “2026 yılı bütçe görüşmeleri münasebetiyle Millî Savunma Bakanlığımızın bütçesi hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubumuz adına söz almış bulunuyorum.” diyerek Türk milletini ve Gazi Meclisi selamladı.
MHP’li Karakoç, “Türkiye bugün, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar çok boyutlu kuşatmalar, siyasi ve ekonomik operasyonlar, terörün hibrit biçimleri, dijital sabotajlar ve bölgesel fay hatlarının sertleşmesiyle yüzleşmektedir.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin küresel ve bölgesel ölçekte artan etkisine vurgu yapan Karakoç, “Bunun adı jeopolitik mukavemettir. Bunun adı milli bilinç ve iradenin içeride ve dış politikada kayıtsız şartsız tecelli etmesidir.” dedi.
“Terörsüz Türkiye süreci kritik bir dönemeçtir”
MHP’li Karakoç, terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek şu sözleri kullandı:
“Liderimiz Sn. Devlet Bahçeli’nin banisi olduğu ve Cumhur İttifakı desteğiyle hayat bulan; gelecek nesillerimizin güvenliğini, ekonomik ve sosyal refahını teminat altına alan Terörsüz Türkiye süreci itibarıyla Türkiye, terörle mücadelede kritik bir dönemeçten geçmektedir.”
MHP’li Karakoç, “Terörün tüm biçimlerinin reddedilmesi, bertaraf edilmesi ve ülkemizden tamamen çıkarılmasına yönelik kararlılık; milli güvenliğimizin ve toplumsal huzurun temini açısından vazgeçilmezdir.” vurgusunu yaptı.
Yerli Savunma Sanayii ve KAAN
Konuşmasında yerli ve milli savunma atılımlarına geniş yer veren Karakoç, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin milli savaş uçağına ismini verdiğini hatırlatarak:
“Milli İHA’lar, SİHA’lar, TİHA’lar, gemiler, zırhlı araçlar ve silahlar, Liderimiz Sn. Devlet Bahçeli’nin isim babası olduğu milli savaş uçağımız KAAN ve Kızılelma üretilmiş, Altay tankı TSK envanterine girmiştir.” dedi.
Savunma ihracatındaki yükselişi aktararak, “Savunma ve havacılık ihracatımız 2024 yılında %30 artarak 7,2 milyar dolara yükselmiş; 2025’in ilk dokuz ayında 6 milyar doları aşmıştır.” bilgisini paylaştı.
“Askerî hastanelerin kapatılması bir hata idi, yeniden açılması zorunluluktur”
MHP’li Karakoç, MHP’nin uzun süredir vurguladığı askerî hastaneler konusunu yeniden gündeme taşıdı:
“Askerî hastanelerin kapatılması bir hata idi, yeniden açılması ise zorunluluktur. NATO ülkeleri içerisinde en yüksek askerî güce sahip olup askerî hastanesi olmayan tek ülke Türkiye’dir.”
Bu adımın bir milli güvenlik meselesi olduğunu ifade eden MHP’li Karakoç, “Askeri hastanelerin yeniden ordumuzun hizmetine sunulması, milli güvenlik meselesidir.” dedi.
Personelin hakları: “Taleplerinin takipçisiyiz”
MHP’li Karakoç, TSK personelinin çalışma koşulları ve sosyal haklarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekerek:
“Personelimizin ve askerimizin sonuna kadar yanında ve taleplerinin takipçisi olduğumuzu… belirtmek isterim.” dedi.
Aynı zamanda şu vurguyu yaptı:
“Şehit yetimlerimizin tamamı ile gazilerimize ilave istihdam hakkı verilmesi; terörle mücadelede yaralanmalarına rağmen gazi sayılmayanların mağduriyetlerinin giderilmesi önceliğimizdir.”
“Türk ordusu devlet kuran, devlet yaşatan ve devleti ebediyete taşıyan iradedir”
Konuşmasının sonunda Türk ordusunun tarihî rolünü anlatarak:
“Türk ordusu, aziz milletimizin gözbebeği, namusumuzun hamisi, devletimizin bel kemiğidir.” ifadelerini kullandı.
MHP’li Karakoç, Millî Savunma Bakanlığı 2026 bütçesinin hayırlı olmasını dileyerek sözlerini “Teşekkür ederim.” ifadesiyle tamamladı.
Askeri hastaneler geri mi dönüyor? Bakan Güler merak edilen soruya cevap verdi
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda askeri hastanelerin yeniden açılması için yoğun çalışma yürütüldüğünü açıkladı. Şehitlik süreçleri, intihar vakalarının takibi, C-130 kazası ve TSK’daki disiplin işlemleri hakkında detaylı bilgi verdi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında Milli Savunma Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi ve kesin hesabının görüşmek üzere toplandı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, görüşmelerin ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlayarak, değerlendirmelerde bulundu. Mağarada şehit olan 12 asker ve İskenderun’da şehit olan 2 asker hakkında konuşan Güler, “Bütün olaylar operasyonel, idari ve teknik boyutlarıyla tek tek incelenmiş, hiçbir ayrıntı görmezden gelinmemiştir. Merkezde Bakanlığımız, sahada komutanlıklarımız ve ilgili tüm kurumlarımız oluşabilecek zafiyet alanlarını tespit etmiş, birlik güvenliğini artırmaya dönük yeni tedbirleri süratle sahaya yansıtmıştır. Nitekim İskenderun Denizli Eğitim Er Alay Komutanlığı’nda iki Mehmetçiğimizin şehit olduğu olaya dair araştırma süreci büyük bir hassasiyetle yürütülmüş, kastı, kusuru veya ihmali tespit edilen alay ve tabur komutanları dahil dört personelin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilmiş, sekiz personeli ise kusur derecelerine göre çeşitli disiplin cezaları da verilmiştir. Adli süreç de İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülmektedir” ifadelerini kullandı.
“Her komutan, şehadet mertebesinin verilmesi için gerekli tüm işlemleri titizlikte kayıt altına almakta ve takip etmektedir”
“Şehitlik statüsü ise hem toplumumuzun ortak vicdanında hem de hukuki düzenlemelerimizde çok özel ve titizlikle korunan bir kavramdır” diyen Güler, “İlgili yönetmelikler ve yargı içtihatları çerçevesinde uygulama yapılmakla birlikte personelini görev esnasında kaybeden her komutan, geride kalanlara bir manevi miras olacak şehadet mertebesinin verilmesi için gerekli tüm işlemleri titizlikte kayıt altına almakta ve takip etmektedir” dedi.
“Ölüm veya yaralanma ile sonuçlanan her olayda adli ve idari soruşturma açılmaktadır”
Güler, “Ölüm veya yaralanma ile sonuçlanan her olayda şehadet, kaza veya intihar adli ve idari soruşturma açılmakta, olay en ince ayrıntısına kadar araştırılmakta ve sorumluluğu tespit edilenler hakkında gerekli işlemler yapılmaktadır. Özellikle bu intihar vakaları ile ilgili Silahlı Kuvvetlerimizde uzun yıllardan beri uygulamakta olduğumuz bir yöntemi de sizlere arz etmek isterim. Bu intihar vakası tespit edildiği andan itibaren derhal ailesine haber veriyoruz. Ailesi ‘Gelmek istemiyorum’ dese dahi biz bütün masraflarını karşılayarak aileyi birliğe getiriyoruz. Orada bir salonu kendilerine tahsis ediyoruz. Çocuğun, şehidimizin en samimi bütün arkadaşlarını, erbaş ve erler bunlar, hepsini oraya seçiyorlar kendileri, girmek isteyenlerin hepsi oraya giriyor. Hiçbir subay, astsubay rütbeli olmadan onlar orada kendileriyle oturuyorlar, dertleşiyorlar. En sonunda kapıyı açıyorlar. ‘Evet ben buna razı oldum’ ya da ‘Hayır ben razı değilim kardeşim, mahkeme devam etsin’. Kendisi zaten demese de mahkeme devam ediyor” dedi.
TSK’ya siyasetin müdahil olduğu şeklindeki eleştirilere cevap veren Bakan Güler, “İnanın bana değerli vekillerim, bugüne kadar bir tane siyasetle ilgili bir şey benim önüme gelmemiştir” diyerek, “Şimdi bana bir tane örnek gösterin, ben kabul edeceğim. Gösteremezsiniz” dedi.
“Askeri hastanelerin açılması için çok yoğun çalışma var”
Askeri hastanelerin yeniden açılıp, açılmayacağı konusunda milletvekillerine bilgi veren Bakan Güler, “Askeri hastanelerle ilgili zaten açılması için çok yoğun çalışma var. Çok yoğun. Bizim askeri hastanelerle ilgili özellikle tabip ihtiyacımızı karşılamak için GATA’daki üniversitede her sene bunları yapıyoruz. Şu anda 744 küsur doktor adayı oradaki üniversitede okuyor. Bu sene 147 tane tabibimiz mezun oldu ve bunların hepsini kıtalarımıza gönderdik” dedi.
“57’den bugüne kadarki ilk kazamız”
Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 askeri kargo uçağı hakkında da konuşan Güler, “Havacılıkta eski uçak yeni uçak diye bir şey yok. Yani siz bugün ben 2025 model parçayı takıyorsan motoru koyuyorsan üstüne, uçak 2025 tarihlidir. Böyle bir şey bu. Çünkü çok ince ve çok zor ve çok ağır bakımlardan geçiyorlar. Yani eski uçak diye bir uçağımız yok bizim. 250 tane F-16’mız var. Siz öyle bakarsanız hepsi eski. Hayır, biz hepsini şu anda tepe tepe kullanıyoruz. Böyle bir risk olsa kabul eder miyiz? Hayatımız geçti onlarla. Bu uçaklarımız üç kademeli bakıma giriyorlar. Bir arıza olduğu zaman buna bakan başka bir yerimiz var, oraya gidiyorlar. Fabrika seviyesi bakım: Her 69 ayda bir full bakıma giriyorlar; her şey sökülüyor, inceleniyor, bakılıyor, değişecekler değişiyor, gerisini atıyor. 1957 yılından itibaren C-130’ları kullanmaya başladık. Bu tarihe kadar bugüne kadar C-130’larımızdan hiçbir kaza olmadı. Bir tane 99’da bir tane uçakta motorunda bir yangın, hafif yangın çıktı. Dünyanın en emniyetli uçakları, toprak yol dahil hepsine inip kalkma özelliği var. İsterseniz bir toprağın üzerine indirip kaldırabilirsiniz. Bunun dışında ilk kazamız bu. 57’den bugüne kadarki ilk kazamız” şeklinde konuştu.
Kaynak: Türkgün