MHP’LI TANRIKULU “İŞÇI SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLIĞI KONUSUNA” DEĞINDI
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu “işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda alınmayan önlemler İnsanımızın canıyla ödeniyor” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu; işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda 11 yıldır alınmayan önlemler nedeniyle hayatını kaybeden veya çalışamaz durumda kalanlar hakkında TBMM’de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na yazılı soru önergesi verdi.
Konu hakkında açıklama yapan Tanrıkulu; “Son 11 yılda işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda alınmayan önlemler nedeniyle 12 binin üstünde çalışanımız hayatını kaybetmiş ve bir o kadar da insanımız çalışamaz duruma düşmüştür.
Üstelik çalışamaz duruma düşen insanlarımızın çoğu da emeklilik haklarını ya alamamış, ya da alabilmek için mahkemelerde mücadele etmektedir. Hayatını kaybeden işçilerin yakınları ve aileleri ağır mağduriyetler yaşamakta, gelecekleri güvence altına alınmamaktadır. Çoğunluğu asgari ücretle çalışan bu vatandaşlarımızın çalışma güvenliğini, sağlık şatlarını denetlemekle ve çağdaş standartlara ulaştırmakla görevli yetkililer ise maalesef gerekli tedbirleri zamanında yerine getirmedikleri için iş yerlerinde ölümlü ve ağır yaralanmalı kazalar devam etmektedir.
Yuvalara ateş düştükten sonra tedbir alacağını açıklayarak bunu alışkanlık haline getiren yetkililer ise bu alanda ülkemize tam anlamıyla çağ dışılık yaşatmaya devam etmektedirler. Bugüne kadar iş kazalarında sorumsuzluğu bulunan işverene sadece ceza kesmekle sorunun hal yoluna gireceğini düşünenler, her ne hikmetse kendi denetimsizlikleri yüzünden ceza almamaktadırlar.
Sonuçta bu aymazlıkları bir veya daha fazla cana mal olmakta, ocaklar sönmekte ancak yine de bu zat-ı muhteremler hiçbir suçlamaya muhatap olmamaktadır.
Başta gemi söküm, madencilik ve kot kumaşı taşlama sektöründe bugüne kadar binlerce çalışanımız hayatını kaybetmiş, sağlıksız ve iş güvenliğinden mahrum bir şekilde asgari ücretle çalışmaya mahrum bırakılmaktadırlar. Onların iş sağlığı ve güvenliğini sağlayacak olanların başta bu mahrumiyeti giderecek çağdaş ülkelerin standartlarını kanunlarımızda yerini almasını sağlamak olmalıdır.
Şov amaçlı göstermelik hizmet anlayışı, çalışma hayatına sağlık ve güvenlik getirmemektedir. Asıl olan çalışanlarımızın içinde bulundukları şartlardır. Eğer bu şartlar gerçek anlamda güvenli bir hale getirilemiyorsa, o makamları işgal ederek laf cambazlığı yapmanın alemi yoktur.
Çünkü ülke yönetmek ciddi bir görev olup, özellikle her alandaki çalışma hayatının güvenliği, çalışanların sağlıklı ortamlarda görevlerini yerine getirebilmelerinin sağlanması bir ülkenin gelişmişlik göstergelerinin en sıralarında yer almaktadır.
Avrupa’da iş kazalarında ülkemizi birinci sıraya oturtanların, başarılı olduklarını iddia etmeye hakları yoktur.’ diyen Tanrıkulu; bu konuda sivil toplum örgütlerinin ve meslek odalarının da daha duyarlı olması gerekliliğini dile getirdi.