Dolar 44,8544
Euro 52,9003
Altın 6.914,94
BİST 14.201,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu
İstanbul
14°C
Çok Bulutlu
Cts 15°C
Paz 15°C
Pts 17°C
Sal 19°C

MHP’LI KAYA: CAMI YANGINLARININ ARKASINDA IŞİD MI VAR?

MHP’LI KAYA: CAMI YANGINLARININ ARKASINDA IŞİD MI VAR?
09/07/2014 15:47
A+
A-

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Atila Kaya, Esenyurt’ta Caferilerin ibadet ettiği camilerde üst üste yaşanan yangınların maksatlı olarak çıkarıldığını iddia ederek, “IŞİD adı altında canilerden oluşan terör örgütü Irak’ta, Suriye’de Şia inancına mensup masum insanları katlederken, uzantıları olan asalaklar da Caferi inancına mensup vatandaşlarımızı hedef almaktadırlar” dedi.

İstanbul Esenyurt’ta geçtiğimiz günlerde Allahuekber Ehlibeyt Cami içindeki kütüphane yanması, birkaç gün sonra yine Esenyurt’ta hizmet veren Muhammediye Camii’nde yangın çıkmasına tepki gösteren MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Atila Kaya; “Kısa süre içinde çıkan yangınlar, imamın ve görgü tanıklarının anlattıkları, yaşananların tesadüfi olmadığı, sistemli saldırıların bir parçası olduğu açıkca görülmektedir” dedi. Anlaşılıyor ki; İŞİD adı altında canilerden oluşan terör örgütü Irak’ta, Suriye’de Şia inancına mensup masum insanları katlederken, uzantıları olan asalaklar da Caferi inancına mensup vatandaşlarımızı hedef almaktadırlar.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Mart ayında kullandığı “takiye, yalan, iftira, fitne ve fesatta Şia bunların eline su dökemez” ifadesinin Caferi ibadethanelerine yönelik saldırılara zemin hazırlamıştır. AKP’nin en yetkili ağzından dile getirilen bu nefret söylemi ülkemiz ve siyasetimiz için bir utanç vesikası olmaya devam etmektedir. Ortadoğu’da mezhepsel gerilimlerin, savaşların tırmandığı bir dönemde Başbakan’ın mezhepsel hassasiyetlerin sinir uçlarına dokunan bir dil kullanması vahim derecede bir basiretsizliktir.

Devlet işlerini yönetmesini beklediğimiz; ne yazık ki- halkını bölen ve bir kısmını aşağılayan bu adamdır.

“Gezi’ye katılanların %78’i Alevi” diyen de, Iğdır’daki Caferileri tehdit görerek, onları devlet güvenliği konusunda “şüpheli” konumuna yerleştirmek isteyen bir rapor hazırlatıp, Iğdır Valiliği’nin onayıyla, Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderen de bu kafadır.

Bir toplumu yönetecek kişi en öncelikli görevinin toplumsal barışı korumak olduğunun bilincinde olmalıdır. Bilmelidir ki, yönetimin siyasi meşruiyeti sandıkta olduğu gibi, ahlakî meşruiyeti de buradadır. Gerçi; IŞID terör örgütüne , “terör örgütü” diyemeyen birinden bunu beklemekte abesle iştigaldir. Cahiliye devrinde bile Haram aylarda birbirlerine saldırmayan müşriklerden beter olan bu teröristlerin kutsal ayımız Ramazan da gerçekleştirdikleri bu saldırılar gerçekten manidardır.

Başbakanın söylemlerinden cesaret alarak bu tür provakatif eylemleri gerçekleştiren IŞID uzantısı asalakları nefretle kınıyor ve Gönül kapımızın bir, kıblemizin bir olduğu Caferi kardeşlerimize geçmiş olsun diliyoruz. Bu olayların takipçisi olacağımızın da kamuoyunca bilinmesini isteriz.”

SALDIRILARA KARŞI TEDBİRLER ALINDI MI

Meclis’e önerge de veren Kaya, Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler tarafından cevaplandırılması istemiyle şu soruları sordu:

“Söz konusu Camilere yönelik saldırılarla ilgili bir soruşturma başlatılmış mıdır? Kundaklama olayı ile ilgili gözaltına alınan kimse bulunmakta mıdır? Daha önce Cami görevlileri, Emniyet yetkililerine “tehdit edildiklerini” haber vermesine rağmen 2003’ten bu zamana kadar kaç tane Cami kundaklama olayı olmuştur? Esenyurt’ta yeni bir Sivas-Madımak yaratmaya çalışan IŞİD uzantısı bu teröristlere karşı ne gibi önlemler almaktasınız? Bu bölgelerde “Suriye’ye Yardım” adı altında kampanyalar düzenlenmekte midir? Binlerce yıldır; kardeşçe, barış ve huzur içinde yaşayan Alevi-Caferi-Sünni her kesimden yurttaşımız birbirine düşürülmesi için yapılan bu tür saldırılara, eylemlere karşı ne gibi tedbirler almayı düşünüyorsunuz? Dış politika da “mezhebe göre dost ve düşman belirleyen hükümetiniz”, aynı politikayı ülke içerisinde de bürokratlarınız eliyle mi uygulamaya çalışmaktasınız?

IŞID, EL KAİDE, EL NUSRA gibi Selefi-Vehabi anlayıştan beslenen bu terör örgütlerinin, ülkemizde masum insanlarımızı kandırmamaları için Diyanet İşleri Başkanlığı’yla beraber bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz? Daha önce Iğdır Müftüsü’nün Caferi vatandaşlarımızı rencide eden raporu üzerine vermiş olduğum soru önergesine cevaben “Bu bağlamda Iğdır Müftülüğü tarafından hazırlanarak Valiliğe gönderilen bilgi notunun içeriğine ilişkin Başkanlığımıza ulaşan şikâyetler değerlendirilmiştir.

Yanlış anlaşılmalara mahal verilmemesi bakımından Sayın Diyanet İşleri Başkanı tarafından konuyu soruşturmak üzere müfettiş görevlendirilmiş olup soruşturma sonucuna göre gerekli işlemler yapılacaktır” denmiştir. Bu bağlamda yapılan herhangi bir işlem var mıdır?”