Dolar 21,1291
Euro 22,6608
Altın 1.320,68
BİST 5.114,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
24°C
Parçalı Bulutlu
Sal 24°C
Çar 23°C
Per 22°C
Cum 23°C

Devlet Bahçeli: Her neviden ayrımcılık ve bölücülük ayaklarımızın altındadır

Devlet Bahçeli: Her neviden ayrımcılık ve bölücülük ayaklarımızın altındadır
29/04/2023 18:16
A+
A-

MHP Lideri Devlet Bahçeli, “14 Mayıs’ta Aziz Milletim Sıra Sende Açık Hava Toplantısı” Kütahya Zafer Meydanı’nda konuşudu.

Kütahya mitinginde konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Bir asırlık Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından birisi fırsat eşitliğinin tesir ve tecellisidir.

Dağdaki çobanımızla üniversitede ders veren bir akademisyenimiz arasında hukuken ve demokratik haklar açısından hiçbir fark yoktur.

Her neviden ayrımcılık ve bölücülük ayaklarımızın altındadır.

Türkiye ve Türk milletinin tarih, kültür ve sosyolojik varlığında bugüne kadar öteki olmamış, hiç kimse zenci veya yabancı görülmemiştir.

Millet birdir, adı Türk’tür.

Doğudan batıya, kuzeyden güneye büyük bir aile yapısı kökleşmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin 61’inci kuruluş yıldönümünde bizatihi Mahkeme Başkanı’nın yaptığı konuşma nesnel ve bilimsel gerçeklerle birlikte millet varlığına ağır bir saldırıdır.

Bu şahsın ağzından bir ok gibi fırlayan çok tehlikeli sözlerin tamir ve tevil imkanı da bize göre çok zordur.

“Toplumsal düzeyde bizim gibi olmayanlarla, bizden farklı düşünen ve yaşayanlarla sağlıklı bir ilişki kurmak durumundayız.” diyen Anayasa Mahkemesi neyi kast etmektir?

Aziz Vatandaşlarım,

Muhterem Kütahyalılar,

Değerli Dava Arkadaşlarım,

Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sözlerimin başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.

Kütahya’da böylesi bir heyecan dalgasına şahit olmaktan gurur duyuyorum.

Görüşmemizi, kavuşmamızı nasip eden Cenab-ı Allah’a şükrediyorum.

Kütahya’da yaşayan her vatandaşımı hasretle bağrıma basıyorum.

19 gün sonra yapılacak 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve 28’inci Dönem Milletvekilliği Genel Seçimlerinin ülkemizin dirliğine, milletimizin birliğine, insanımızın huzur ve refahına hayırlı ve kalıcı sonuçlar getirmesini niyaz ediyorum.

Bunun yanında seçimlerin sağduyulu, sakin ve demokratik olgunlukla gerçekleşmesini diliyorum.

Bugünkü toplantımızın tertip ve temininde emeği geçen tüm dava arkadaşlarımı içtenlikle kutluyorum.

Hepinize hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyorum.

Muhterem Vatandaşlarım,

Değerli Dava Arkadaşlarım,

Bölgesel ve küresel seviyede cereyan eden siyasî ve ekonomik gelişmeleri tarihî ve kültürel derinlik içinde, stratejik bir anlayış ve Türkçe bakış açısıyla değerlendiriyoruz.

Sadece bugüne değil ufkun ötesine de bakıyoruz.

Baktığımız yerde Kütahya’nın tüm güzelliklerini, tüm değerlerini görüyoruz.

Türk milletinin ve bütün insanlığın barış, huzur ve mutluluk içinde insanca yaşayacağı bir dünya ideali Türkiye merkezli yeni bir medeniyet projesinin hayata geçirilmesine bağlıdır.

Bu projenin temeli, Türk’ün yüzyıllar boyunca hükmettiği coğrafyalarda tavizsiz uyguladığı hak ve adalet anlayışında kaynağını bulduğu Türk-İslam kültürüdür.

Bu kültürün korunup zenginleştiği vatan beldelerinden birisi de Kütahya’dır.

Sahip olduğu imkân ve kabiliyetler ile tarihî, kültürel, beşerî değer ve kaynakları sayesinde Türkiye, Türk ve İslam dünyasının çekim ve cazibe merkezi olacaktır.

Şanlı mazimizin pirüpak sayfalarını araladığımızda, böylesi bir mirasın parlak ışıklarını görmek mümkündür ve Kütahya bunun tarihten gelen şahididir.

Türkiye’mizin son elli dört yılına damgasını vurmuş olan Milliyetçi Hareket Partisi gücünü mukaddesattan, inançlarından, ilkelerinden, sizlerin destek ve duasından almaktadır.

Millî menfaatlerimize aykırı davranan, milletimizin birlik, beraberlik ve kardeşliğini bozmaya çalışan her kim ya da kimler varsa onlara karşı amansız mücadele halindeyiz.

Cesaretimizin kaynağı tarihtir, ilhamımızın kaynağı ecdadımızdır, istiklalimizin kaynağı bu topraklara sere serpe uzanmış yatan şehitlerimizdir, irademizin kaynağı da büyük Türk milletidir.

Dünyaya istikamet verecek kudrette bir Türkiye’nin inşası, ancak ve ancak Türk-İslam kültüründen feyzini alan, Türklük gurur ve şuuru ile İslam ahlak ve faziletiyle bezenen fedakarlık numunesi bir ahlaki kucaklaşmayla mümkün olacaktır.

Bu ahlaki kucaklaşmanın adı Cumhur İttifakı’dır.

Muazzez nitelikli milli ve ahlaki kucaklaşmanın devlet ve millet hayatında kök salmasına da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi refakat edecektir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin uzlaşmacı vasfında temerküz etmiş güçlü ve tesirli yürütme, güçlü ve fonksiyonel yasama, bağımsız ve tarafsız yargı sayesinde Türkiye’nin önünü hiçbir mihrak kesemeyecektir.

Bu kutlu yürüyüşün neticesinde “Gelen Türk Asrı, Geleceğin Gücü Türkiye” olacaktır.

İnancımız budur, iddiamız budur, irademiz budur.

Bu nedenle 14 Mayıs seçimleri yeni yüzyılın demokratik eşiği, milli ve manevi değerlerin rehberliğiyle geçilmesi gereken ilk kavşağıdır.

Şimdi hepinize soruyorum, Kütahya’nın duruşunu göstermenizi istiyorum:

√ 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerine hazır mısınız? (Evet)

√ Şartlar ne olursa olsun sandığa gidecek misiniz? (Evet)

√ Sandığın başında, mührü elinize alıp şöyle bir seçim pusulasına göz attığınızda, bir oyunuzu Milliyetçi Hareket Partisi’ne, bir oyunuzu da Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a verecek misiniz? (Evet)

√ TBMM’de Cumhur İttifakı’nı güçlendirecek misiniz? (Evet)

√ Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine destek olacak mısınız? (Evet)

Kumar masasında kös kös oturan malum parti başkanları gelsinler de Kütahya’nın şu muhteşem heyecanından ders alsınlar.

Yürekleri dayanacaksa gelsinler de Kütahya’nın milli kararlılığını görsünler.

Allah hepinizden razı olsun diyorum.

Coşkunuz umutlarımızı diri tutuyor.

Cesaretiniz hainleri ürkütüyor.

“Devlet ve Milletiyle Her Şeyden Önce Türkiye.”

Hep Birlikte Türkiye’yiz.

Hepimiz Türk milletiyiz.

Millet olma hali bugüne kadar ulaşılmış en medeni, en modern, en gelişmiş beşeriyet özelliğidir.

Milletimizi oluşturan her vatan evladı bir ve eşittir.

Türkiye’de sınıflı bir toplum yapısı veya kast sistemi yoktur.

İmtiyazlı bir azınlıktan, seçkin bir zümrenin hakimiyetinden, hukuken ve siyaseten üstünlüğü olan bir kaymak tabakadan asla bahsedilemez.

Milletimizin her ferdi kanun önünde aynı haklara sahiptir.

Bir asırlık Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından birisi fırsat eşitliğinin tesir ve tecellisidir.

Dağdaki çobanımızla üniversitede ders veren bir akademisyenimiz arasında hukuken ve demokratik haklar açısından hiçbir fark yoktur.

Her neviden ayrımcılık ve bölücülük ayaklarımızın altındadır.

Türkiye ve Türk milletinin tarih, kültür ve sosyolojik varlığında bugüne kadar öteki olmamış, hiç kimse zenci veya yabancı görülmemiştir.

Millet birdir, adı Türk’tür.

Doğudan batıya, kuzeyden güneye büyük bir aile yapısı kökleşmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin 61’inci kuruluş yıldönümünde bizatihi Mahkeme Başkanı’nın yaptığı konuşma nesnel ve bilimsel gerçeklerle birlikte millet varlığına ağır bir saldırıdır.

Bu şahsın ağzından bir ok gibi fırlayan çok tehlikeli sözlerin tamir ve tevil imkanı da bize göre çok zordur.

“Toplumsal düzeyde bizim gibi olmayanlarla, bizden farklı düşünen ve yaşayanlarla sağlıklı bir ilişki kurmak durumundayız.” diyen Anayasa Mahkemesi neyi kast etmektir?

“Öteki olarak gördüklerimizin ontolojik varlığını kabul etmedikçe bu sağlıklı ilişkiyi kurma imkânı da yoktur.” diyen Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın varmak istediği yer neresidir?

“Kendimize hak gördüğümüzü “öteki”ne de hak görerek, adaleti ve özgürlüğü sadece kendimiz için değil başkaları için de isteyerek, farklılıklarımızla bir arada yaşamanın iklimini hep birlikte oluşturmak zorundayız.” diyen Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın dilinin altında eveleyip gevelediği asıl düşüncesi, asıl maksadı nelerden ibarettir?

“Demokratik Cumhuriyet’in geleceği hukuksal ve siyasal düzlemde kuvvetler ayrılığı ilkesinin ve bu kapsamda yargı bağımsızlığının tam manasıyla hayata geçirilmesine bağlıdır.” açıklamasıyla da PKK’dan HDP ve CHP’ye kadar zillet ve ihanet cephesine selam verdiğini uzaktan bakınca anlamayacak kadar saf mı duruyoruz?

Demokratik Cumhuriyet kavramını kullananların kim olduğunu biliyor ve bu odakları tanıyoruz.

Kafası zehirlenmiş Anayasa Mahkemesi Başkanı’na hatırlatırım ki;

Türkiye’de kuvvetler ayrımı netleşmiş, aralarındaki sınır çizgileri kalınlaştırılmıştır.

Dahası yargı bağımsızlığının yanı sıra tarafsızlığı da anayasal hüviyet kazanmıştır.

Anayasa Mahkemesi Başkanı yargısal aktivizmden sızlansa da, bunu kendi yapmaktadır.

Anayasa Mahkemesi Başkanı zillet ittifakının yüksek yargıya yuvalanmış hastalıklı koludur.

Bunu reddediyoruz, Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın haddini ve hududunu çok açık şekilde aştığını düşünüyoruz.

Mahkeme Başkanı objektifliğini ve tarafsızlığını kaybetmiş, Türkiye’nin yeni yönetim sistemiyle milli birlik ve kardeşliğine cephe almıştır.

Kapatılma davası yılan hikayesine dönen HDP’ye hazine yardımının yapılmasını sağlayarak, milletimizin ödediği vergilerin Kandil’e gönderilmesine vize vermiştir.

Bu rezalettir.

Bu ihanettir.

Bu aynı zamanda cinayettir.

Eninde sonunda muhatapları Türk milletine hesap verecektir.

Bunda kaçış yoktur, kurtuluş yoktur.

Anayasa Mahkemesi’nin yeniden yapılandırılmasını gerekli görüyoruz.

Bu kapsamda Mahkeme’nin statüsü, kuruluş ve yargılama esasları ile üye yapısının köklü bir reforma tabi tutulmasını hedefliyoruz.

Elbette yapacağız, hep birlikte başaracağız.

Teröre yardım ve yataklık suçu somut delillerle belgelendirilen HDP’nin devam edegelen kapatma davasını sekteye uğratan Anayasa Mahkemesi Başkanı ve malum üyeleri şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaktadır.

Terörle mücadelede muazzam fedakarlıklar sergileyen kahramanlarımızın hakkı yenmekte, hukuku çiğnenmektedir.

Bölücülüğün odağı HDP’nin kapatılması demokrasi onuru, hukuk namusudur.

Bu ihanet yuvasının kapatılmasını aylardır sürüncemede bırakanları Türk milleti vakti saati geldiğinde mutlaka kapatacaktır.

Soruyorum sizlere:

√ Anayasa Mahkemesi’nin yeniden yapılandırılıp reforma tabi tutulması konusunda yanımızda mısınız?

√ HDP’ye, kayyum partisi Yeşil Sol Parti’ye çanak tutanların yakalarından tutmaya var mısınız?

√ PKK’nın TBMM’de temsil edilmesini teşvik edip Türklüğe pranga vurmak isteyenler şamarı vuracak mısınız?

Madem evet diyorsunuz, o halde tekrar soruyorum sizlere:

√ Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya milletvekili adaylarını TBMM’ye gönderiyor musunuz?

√ Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Cumhur İttifakı’na sahip çıkıyor musunuz?

Merhum vatan şairimiz Namık Kemal’in “Adaletin olmadığı yerde devletin payesi veya gücü arşa çıksa bile bir gün yerle bir olur” sözünü kullanıp şifreli mesajlar veren, aynı şekilde mefhumu muhalif bir duruş gösteren Anayasa Mahkemesi Başkanı ve yanında hizalandığı zillet ittifakı Kütahya’nın haykırışından sonra geceleri uyuyamayacaklardır.

Huzur ve güvenliğin devamı için Aziz Milletim Sıra Sende.

Engelleri, zorlukları hep birlikte aşmak için Aziz Milletim Sıra Sende.

İstikrarın sürekliliği, istiklalin muhafazası, istikbalin müdafaası için Aziz Milletim Sıra Sende.

Karnı tok, başı dik, alnı açık nesiller için Aziz Milletim Sıra Sende.

Demokraside yüksek standartlara ulaşmak için Aziz Milletim Sıra Sende.

TBMM’de PKK’lıların olmaması için Aziz Milletim Sıra Sende.

İş için, aş için, üreten bir ekonomi için, sanayii, tarım ve hizmetler sektöründe dev atılımlar için Aziz Milletim Sıra Sende.

Sıra sizde Kütahyalı kardeşlerim.

14 Mayıs’ta söz, karar ve yetki sırası hepinizde.

Değerli Kardeşlerim,

Aziz Dava Arkadaşlarım,

ABD’sinden AB ülkelerine kadar tüm çevreler 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerini merak edip zillet ittifakına destek mesajları vermektedir.

PKK, Kılıçdaroğlu’nun dibindedir.

FETÖ, Kılıçdaroğlu’nun bir adım gerisindedir.

Türkiye düşmanları, Kılıçdaroğlu’nun amigoluğuna soyunmuşlardır.

ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi geçtiğimiz günlerde malumun ilanını tekrarlamış, 1950’den bu yana Türkiye’nin tarihindeki en belirleyici seçimin yapılacağını vurgulamıştır.

S-400 Hava Savunma Füze Sistemi ve F-35 Projesi gibi konuların seçimlerden sonra çözülüp çözülmeyeceğine ilişkin bir soruya,

“Muhalefet Türkiye’nin dış ilişkilerinde bir istikrar, bir denge görmek istediğini açıkça ifade etti. Umarız bu S-400 meselesinin çözümünü de içerir.” cevabını vermek suretiyle Türk siyasetinde nerede durduklarını bir kez daha açıklamıştır.

Türkiye’de egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

Milli iradeye kilit vurmak söz konusu edilemez.

ABD’nin zillet ittifakına desteği, Kılıçdaroğlu’nun bu ülkedeki bir benzinlikte FETÖ’cülerle buluşması, İngiltere’de uyuşturucu baronlarının ve tefecilerin eline düşmesi karanlık bir senaryonun tedavülde olduğuna kanıt ve karinedir.

Herkes bilmelidir ki, sırtımızı yasladığımız yegane güç Türk milletidir.

Kütahya ne diyorsa söyleyeceğimiz odur.

Ancak Kılıçdaroğlu milletten umudunu kesmiştir.

Sandıktan beklentisi kalmamıştır.

Çıkar gruplarıyla emel birliği içindedir.

Teröristlerle hedef birliği halindedir.

Ali Dibocular CHP’nin milletvekili adayıdır.

“Kemalizm Irkçılıktır” diyen bir FETÖ’cü CHP’nin birinci sıradan İzmir milletvekili adayıdır.

Kılıçdaroğlu ve zillet ortaklarının Parlamenter Sistemin yol açtığı sıkıntıları ve demokrasi dışı arayışlara zemin hazırlayan yapısını tekrar getirme vaadinin dışında söyledikleri ikinci bir şey yoktur.

Başını CHP, İP, HDP ve diğer ortaklarının çektiği; FETÖ ve PKK’nın destek verdiği Parlamenter Sisteme dönme önerisi, Türkiye’yi darbe ve muhtıralara, kaos ve kargaşaya mahkum etmeye özlem duymaktır.

Zillet ittifakı, bir masa etrafında 12 ay 21 günde yaptıkları 13 toplantının sonunda güç bela bir Cumhurbaşkanı adayı çıkardılar.

Ancak 6 Şubat 2023 Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin üzerinden 2 ay 23 gün geçmesine rağmen devlet ve milletiyle güç birliği yaparak felaketin derin izleri silindi, yaralar sarıldı, güvenli konutların temelleri atılıp yeni bir hayatın; yeni yüzyılda, yeni Türkiye çatısı altında müjdesi verildi.

Onlar bir adayı 385 günde kavga ve gerilim nöbetlerine gire çıka buldular, Cumhur İttifakı ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sınırları içinde son bir asrın en büyük doğal afetine karşı mucizelere imza attı.

Huzurlarınızda, deprem, yangın, hastalık, sel ve su taşkınlarında hayatlarını kaybetmiş kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum.

İnanıyorum ki, Cumhuriyet’in yeni yüzyılında, güçlü ve muktedir devleti hep birlikte ihya edeceğiz.

Devletin gücü, milletin ferasetiyle her engeli birlikte aşacağız.

Bugüne istikrar, yarına huzur diyerek hep birlikte başaracağız.

Milli birlik ve kardeşlikle hep birlikte yaşayacağız.

Kılıçdaroğlu’na devlet emaneti yapılamaz.

Çünkü ehil değildir, emin değildir, erdemli değildir, hiçbir başarı hikayesi de yoktur.

Allah muhafaza, sorumluluk alsa, sayısı her gün değişen sözde Cumhurbaşkanı yardımcılarıyla Türkiye’yi iki günde batırırlar, onun bunun eline avucuna düşürürler.

Nitekim Kılıçdaroğlu’nda hayır yoktur.

CHP’de, İYİ Parti’de gelecek yoktur.

Geleceğin parlak sayfaları Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle yazılacaktır.

Lider Ülke Türkiye’nin müellifi olan Türk ve Türkiye Yüzyılı Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle tecelli edecektir.

Şimdi sözü sizlere bırakıyor, sorduğum sorulara gök gürültüsünü aratmayacak şekilde cevap vermenizi, hür iradenizin her yerden duyulmasını istiyorum:

√ Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açık ara farkla tekrar Cumhurbaşkanı seçilmesini hedefliyoruz, buna var mısınız? (Evet)

√ Milliyetçi Hareket Partisi’nin Kütahya’dan milletvekili çıkarmasını istiyoruz, buna destek olacak mısınız? (Evet)

√ 14 Mayıs’ta takdir ve tercihinizle Cumhur İttifakı’nın yanında duracak mısınız? (Evet)

√ Yeni bir anayasa için milletvekili sayımızı artıracak mısınız? (Evet)

√ Türkiye’nin gücüne güç katacak, kalıcı ve köklü reformların hayata geçmesini süreklilik içinde sağlayacak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne desteğinizi sürdürecek misiniz? (Evet)

√ Söz veriyor musunuz? Sandıklardan taşıyor muyuz? Cumhurun zaferine birlikte imza atıyor muyuz? (Evet)

Bu şartlar altında bir kez daha soruyorum:

√ Vatana sahip çıkacak mısınız? (Evet)

√ Bayrağa sahip çıkacak mısınız? (Evet)

√ Türkiye’ye sahip çıkacak mısınız? (Evet)

√ Hakkınıza, haysiyetinize, hukukunuza sahip çıkacak mısınız? (Evet)

Bu evetlerin gücü ve güveniyle “Aziz Milletim Sıra Sende” diyorum.

Bu evetlerin huzur ve bahtiyarlığıyla Kütahyalı kardeşlerim sıra hepinizde çağrısını yapıyorum.

Birlikte çok daha güzel günlere kavuşacağız.

Ülkümüzden de ülkemizden de vazgeçmeyeceğiz.

Devlet ve Milletiyle Her Şeyden Önce Türkiye.

Birlikte yapacağız, hep birlikte başaracağız.

Bizim tarafımız Türkiye’dir.

Bu yıl içinde hem Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünü kutlayacağız, hem de cumhurun demokrasi zaferine birlikte ulaşacağız.

Cumhurla Cumhuriyet’in kucaklaşmasına şahit olacağız.

Türk ve Türkiye Yüzyılının ilk adımını atacağız.

Biz, Türkiye’nin, Türk milletinin, Kütahya’nın tarafıyız.

Biz garibin, mazlumun, bağında, bahçesinde, bostanında ter dökenin, emek verenin yanındayız.

Camideyiz, cemevindeyiz, duadayız, dilekteyiz, gönüldeyiz, kalpteyiz, Anadolu’nun her yerindeyiz.

Caninin, eşkıyanın, bölücünün, demokrasi ve özgürlük kamuflajına bürünmüş düşman beslemelerinin de karşısındayız.

Allah razı olsun sizlerden; yolunuz, bahtınız ve alnınız açık olsun inşallah.

Her birinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyor, 14 Mayıs’ta hem milletvekili adaylarımıza hem de Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a desteklerinizi bekliyorum.

Sağ olun, var olun diyorum.

Ne Mutlu Türküm Diyene.