DOLAR 8,5613
EURO 10,1208
ALTIN 494,385
BIST 1349,11
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Az Bulutlu

Bir meselden çıkan ibret!

14.06.2021
A+
A-

Bir meselden çıkan ibret!

Adamın biri gitmiş Nasreddin Hoca’ya “Yahu hocam bizim ev pek dar, sığamıyoruz bir türlü, ama büyük eve de paramız yetmiyor, ne yapayım?” diye sormuş.

Hoca bu abuk soru karşısında ne desin, kafasını karıştırmış biraz, düşünür gibi yapmış sonra da “Senin tavukların vardı değil mi?” diye sormuş.

Adam “var” deyince “İyi o zaman, şimdi onları da eve al” demiş.

Aradan biraz zaman geçmiş, adam yine gelmiş hocanın karşısına “Hocam ev iyice daraldı, şimdi ne yapayım?” diye sormuş. Hoca da “Senin kazların da vardı, onları da eve al” diye akıl vermiş.

Bir süre sonra adam yine Hoca’nın kapısında. “Olmuyor be hocam, eve hiç sığamıyoruz şimdi” deyince “Merak etme, iki koyunun vardı diye biliyorum, onları da eve sok” demiş.

Adam hoca ne derse yapıyor.

Aradan biraz daha zaman geçmiş. Adam çıkmış Hoca’nın karşısına yine “Sorun bitmiyor Hocam, bana başka akıl” demiş. Hoca da “Sen inekle öküzünü de eve bir sok bakalım” demiş adama.

Üç gün sonra adam yana yakıla Hoca’nın kapısına dayanmış. “Aman Hocam, ne desen olmuyor. Artık evin içinde yürüyemez, yatağımıza yatamaz olduk. Ne oldu senin akıllarına” diye serzenişte bulununca Hoca “Tamam, tamam” diye itelemiş adamı..

Şimdi bu geceyi de geçir, yarın sabah erkenden tavukları da, kazları da, koyunları da, inekle öküzü de çıkar evden.”

Adam ertesi gün elinde bir tepsi baklava ile gelmiş Hoca’nın karşısına, “Ey Hocam” diye başlamış; “Sen büyük adamsın, sen ne büyük âlimsin, sen ne büyük bilgesin. Meğer benim evim ne kadar ferahmış da haberim yok. Allah seni başımızdan eksik etmesin.”
***
Meselden hareketle, genişledikçe; kanaatkâr olmayı bırakıp evlere, arabalara, arazilere, dağlara, denizlere sığmıyoruz…

Lakin, hak vaki olunca hiçbirşeye sığmayan biz(ler) toprak altındaki 2 metrelik yere fazlasıyla sığıyoruz..

O nedenle, bilindik birkaç kelamı buradan tekrarlamakta fayda var.

Önce bencilliği bırakacak, hep “ben”, “ben” demiyeceğiz..

Kendimizi bilgiyle donatarak; çok çalışıp, çabalayıp kendimize, toplumumuza faydalı ve gerekli birşeyler üreteceğiz..

Hakettiğimizle yetinecek, üretmeden tüketmeyeceğiz, kesinlikle ve kesinlikle israftan kaçınacağız..

“Nasılsa benim var” diye böbürlenmeden, özellikle de kibirden ve riyadan uzak durup..

Çevremizdeki işsizimize, aşsızımıza kol kanat gereceğiz…

İşsizimize iş, aşsızımıza aş temin etmeye çalışacağız..

Hak yolundan ve ahlaki değerlerden asla ayrılmayacağız ki..

Biz, ailemiz, toplumumuz, milletimiz ve insanlık mutlu olsun, mutlu ve huzurlu yaşasın!

Yeni bir yazımızda buluşmak üzere esen kalınız!

Harun KILIÇ
ANKARA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.