Dolar 44,8573
Euro 52,8184
Altın 6.966,26
BİST 14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Çok Bulutlu
İstanbul
15°C
Çok Bulutlu
Paz 17°C
Pts 18°C
Sal 18°C
Çar 13°C

EKMELEDDİN İHSANOĞLU: ‘BANA KARA İFTİRA ATIYORLAR, KİMSEYE MİNNET BORCUM YOK’

EKMELEDDİN İHSANOĞLU: ‘BANA KARA İFTİRA ATIYORLAR, KİMSEYE MİNNET BORCUM YOK’
24/07/2014 23:35
A+
A-

CUMHURBAŞKANI adayı Ekmeleddin İhsanoğlu Kayseri’de yaptığı açıklamada seçimi yüzde 60 oyla kazanacağını söyledi. Kendisine yöneltilen suçlamalarla ilgili, “Bana kara iftira atılıyor. Allah’tan korkmuyorlar” diyen İhsanoğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı’nda Genel Sekreter olarak görev yapmasıyla ilgili olarak da uluslararası siyasetin nazik bir uslubu olduğunu, bunu korumak gerektiğini ifade ederek, “Kimseye minnet borcum yoktur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, İstanbul’dan Kayseri’ye tarifeli uçakla geldi. Erkilet havaalanında İhsanoğlu’nu, CHP ve MHP’li 14 milletvekili; CHP İl Başkanı Mustafa Ayan, MHP İl Başkanı Mete Eke, BBP İl Başkanı Yaşar Bekir Soğman, DP İl Başkanı İsmet Özbakkal karşıladı. İhsanoğlu, uzun bir konvoy eşliğinde Hilton Oteli’ne gelerek, basın toplantısı yaptı. Otel girişine ‘Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Ekmeleddin İhsanoğlu Kayseri’ye hoş geldin’ pankartı asıldı.

YÜCE MAKAMA YARIŞ MEDİNİCE YAPILMALI

Cumhurbaşkanlığı yarışına iki partinin uzlaşarak mutabakatla yola çıktığını belirten İhsanoğlu, “Bu iş 10 Temmuz’da başladı, 14 günde büyük mesafeler katettik. Hem bizim, hem milletimiz açısından önemlidir. Bu başkasının hakkını gasp etmek değil, medeni bir yarıştır. Ülkemizin önünü açmak için yapılan, en yüce makama olan yarıştır. Bunun medenice, çelebice yapılması gerekir” diye konuştu.

ALLAH’TAN KORKMUYORLAR

Siyasetin sağlıklı biçimde yapılmasını isteyen İhsanoğlu, “Siyasi rekabet iftira kampanyasına dönüşürse Türkiye’nin önü açılmaz” dedi. Bu konuda örnek veren Ekmeleddin İhsanoğlu şunları söyledi:

“Trabzon’da Cuma namazını eda ettik camiden çıktık, genç bir arkadaş, tekvandocuymuş, ben çekinmedim, gelip bana siz Çankaya’ya çıkarsanız ,Kuran’ı yasaklayacaksınız. Bir metin ezberlemiş onu okuyor. Hafızlık çalıştığını söyledi. Devamlı konuşuyor, bırakın tamamlasın dedim. Kardeşim, ben, hafızlığı bırak kıraat hafızlığı yap dedim. Hafızlığını bitir, seni Çankaya’da kıraat hafızlığı yaptırayım dedim. İhsanoğlu Çankaya’ya çıkarsa Kuran okutmayacak gibi kara propoganda olur mu? İkinci konu başörtüsü konusu. Benim üniversitedeki tavrımı anlattım. Başı kapalı kızları, derslerime aldığımı söyledim. Başörtüsü bir haktır, hukuk ve insan hakları bakımından, ikincisi dini vecibedir. Sosyolojik açıdan bir gelenektir. Benim söylediklerimi atıyorlar, İhsanoğlu başörtüsü gelenektir deyip, nefret söylemi yapıyorlar. Filistinle ilgili benim söylemediklerimi bana mal ediyorlar. Ben İsrail’in tecavüzlerini kınadım. Devlet terörizmi yapıldığını söyledim. Filistinle İsrail arasında bi taraf kaldığımı söylüyorlar. Filistin konusunda fikirlerimi açıkça beyan ettim. Vahşi ve yapılanları söyleyip, neler yapılması gerektiğini söyledim. Güvenlik Konseyi yolu kapalıdır. Oradan geçit yok. Oradaki 5 üye üzerinde baskı yapmak lazım. İkinci yol benim 2009’da açtığım yol, insan hakları yoludur. Dün Cenevre’de tüm İslam devletleri oraya gitti ve bu komisyon, bir heyet kurup Gazze’ye gidecek. İsrail’in işlediği savaş suçların tespit edecek. Bundan sonra İsrail, Uluslararası Adalet Divanında yargılanabilir. Bana kara iftira atılıyor. Allah’tan korkmuyorlar. Allah’a, Kuran’a inanlar Hucurat Suresi’ni okusunlar.”

İHSANOĞLU: ‘YÜZDE 60 İLE SEÇİLECEĞİM

Ekmelettin İhsanoğlu gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı kastederek “Biz kimseye karşı değiliz. 3 aday var. Ben şahsen hiçbir adayın bir başkasına karşı çıktığını düşünmüyorum. Herkes, vatan adına görev yapıyor. Birine ya da değerine karşı yapılıyor olması, siyasetin şahsileştirilmesidir” dedi. Başbakanın kendisiyle ilgili eleştirileri için de “Sayın Başbakanın tüm sözlerini takip etme zamanım yok. Onun uslubuna katılma imkanım yok. Şunu söylüyorum, ben Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin adayı olarak İslam Konferensı Örgütünde aday olarak ortaya çıktım ve kazandım. Suudi Arabistan, İran, Pakistan, Mısır, Bengaldeş gibi bir çok ülke karşımdaydı. Bu seçimi nasıl kazanacağımızı söyledim ve mükemmel şekilde kazandım. Bu şerefli görevi milletime kazandırdım. İkinci dönemde uzatma teklifi, bana karşı çıkan devletlerden geldi. İkinci kez göreve gelmemi Suudi Arabistan istedi. Ben bunlara girmek istemezdim. Uluslararası siyasetin nazik bir uslubu vardır. Bunu korumak lazım. Dış politika iç polikaya benzemez onun nazik bir uslubu vardır. Ben göreve gelirken and içtim ve görevim boyunca sadık kaldım. Kimseye minnet borcum yoktur. Ben, 9 yıllık görevimde birincisi, 57 ülkenin karşısında içtiğim anda sadık kaldık. İkincisi milletin menfaatlerine hizmet ettim. Bunları layıkı ile yaptım. Görevimin sonunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bana güzel bir mektup yazdı. Gerekirse bunları açıklarım. Buraya bağışlar yaptı bir çok ülke. Benim ülkem de yaptı. Başbakan bunu kastediyor olabilir” diye konuştu.

İhsanoğlu, bir muhabirin, ”Siz Kayseri’ye gelmeden Kandil mesajınız cep telefonlara geldi” sözlerine de “Bu hoş oldu çok güzel oldu. Kandil gecesi vatandaşlara mesaj göndermek güzel bir davranış, ben oy verin demedim ki” yanıtını verdi. Bir gazetecinin “Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy oranınız ne olur” sorusu üzerine ” Yüzde 60 oy oranı ile seçileceğim. Cumhuriyeti kuran CHP. MHP ise kökü olan bir parti. Uzlaşmacı bir tavırla beni aday gösterdiler. Bu, iki genel başkanın düşüncesi olabilir ama o düşüncenin altında sosyolojik bir olay var. Bir değişimi görmemezlikten gelmeyelim. Bu değişimle birlikte istikrarı huzuru devam ettirmemiz gerekli” diye yanıtladı.

Kendisiyle ilgili iddialar ve Başbakan’la ilgili iddialarla ilgili bir başka gazetecinin sorusunu “İddialara yanıt vermem. Herhangi bir iddianın sahibi delilini ortaya koymalı. Şunu söyleyeyim. Türkiye İsrail ile ticaret yapıyor. Miktarı da hayli fazla. Türkiye Ortadoğu’daki ticaretini İsrail üzerinden yapıyor. Deniz yoluyla İsrail’e, oradan da öbür ülkelere gidiyor. Bunu ekonomi uzmanları biliyor” diyerek cevaplandırdı.

Ekmeleddin İhsanoğlu, Saadet Partisi’nin kendisini desteklemeyeceğinin hatırlatılmasına “Saadet Partisi Genel Başkanının son ifadesini tahmin ettik. Birinci ifadesinde benim adım ilan edilince çok takdir ettiğini söyledi. Sayın Kamalak, yetkili kurullara götüreceğini ifade etti. Türkiye’de düşünceleri açıkça ifade etmek artık kolay değil. Milletin içinde bir korku var. Kayseri’ye gelirken uçakta yanımıza üç beş kişi geldi, beni çok sevdiklerini söyledi. Başkaları da yanımdan hemen gitti. Türkiye’de yeni düşmanlar yaratılarak, milletimizi arkayla almakla olmaz. Biraz rahat olalım, ister seçilelim ister seçilmeliyim. Toplum gerginlikten kurtarmamız gerekir”yanıtını verdi.

İhsanoğlu, polislerin polisleri kelepçelemesi konusunda ise Türk Hukuk sisteminin bu hadiselerle yara aldığını ve şaşırtıcı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, seçim sürecinde iki ayrı iftiraya maruz kaldığını belirterek, bu siyasetin ucuz siyaset olduğunu dile getirdi.

Ekmeleddin İhsanoğlu, Kayseri’de sivil toplum kuruluş temsilcileri ile bir araya geldiği toplantıda, hakkında iki ayrı iftara atıldığını belirterek, şunları söyledi: “İki iftiraya uğradım. Birinci iftara Çankaya’ya çıktığımda Kur’an-ı Kerim’i yasaklayacakmışım. Allah’ını seversen. İkincisi başörtüsünü de istemiyormuşum. Bu ticaret ucuz bir ticaret. Ucuz siyaset. Bunu birkaç kez söyledim. Kızlarımızın başörtüsü haktır. Dini vecibedir. Kanunen hak sayılması gerektiğini söyledim. Geleneklerimizde örf ve adetimizdir dedim. Bunu alay mevzusu yapıyor ve millete yalan söylüyorlar. 10 Ağustos’ta cumhurbaşkanı seçimi yapılacak. Bu seçimlerde Başbakan, Başbakanlık imkanlarını kullanıyor. 2 -3 arkadaşı ile adım adım geziyor. Siz vesayetin temsilcisisiniz diyor. Bu vesayet dedikleri yerin adresi Çankaya mı? Orada aziz hemşehriniz oturuyor. Benim eski dostum. Cumhurbaşkanımız vesayetin temsilcisi midir? 7 yıldır görevini ifa ediyor. Vesayetinin temsilci mi? Parlamento’da seçilmedi mi? AK Parti’nin kurucularından değil miydi? 7 yıldır orada ve görevi sürdürüyor. Biz de acaba biz karanlık yerden mi geliyoruz? Milletimize karşı bir düşman oluşturuyorlar. Millet Çankaya’ya birleştiren birisini istiyor. Ayrıştıran birisini istemiyor.”

İhsanoğlu, AK Partili büyük bir kesimin kendisine oy vereceğini bildiğini belirterek, “AK Partili birçok kardeşimiz Başbakan’ın şu anki görevinde, Başbakanlık’ta olmasını istiyor. O nedenle bize destek veriyor. Milletimiz Çankaya’da kavga istemiyor. Orasının ayrıştırıcı değil birleştirici olmasını istiyor.” diye sözlerini sürdürdü.

“Devletin başına seçeceğiniz insan 76 milyonu kucaklamalıdır.” diyen İhsanoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı: “Hem Meclis’in başkanı, hem başbakan hem de cumhurbaşkanlığı yetkilerini kullanacak. Yeni anayasa isteyecek. Fikirlerini kabul ettirecektir. Burada anayasanın ıslaha ihtiyacı vardır. Ama bu şekilde devam etmek zorundadır. Biz göreve geldiğimizde sistemin değişmesi için değil ıslahı için çalışacağız. Biz ekmeğimizi bölüşürüz ama toprağımızı bölüşmeyiz. Böldürmeyiz.”

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Türkiye ile aynı düzeyde olan ve aynı şartlarda 2002 yılında yola çıkan ülkelerin milli gelirinin 20 bin, 30 bin dolarlara ulaşırken Türkiye’nin 10 bin dolar seviyelerinde kaldığını belirtti. Gelir adaletsizliğine işaret eden İhsanoğlu, Türkiye’de dar gelirli, asgari ücretlinin ay sonunu zor getirdiğini belirterek, “Bu insanlarımız hayatlarını kredi kartı borcuyla idame ettiriyor. Ben cumhurbaşkanı seçildiğimde ilgili bakanlıklar, komisyon ve uzmanlarla kredi kartı borcunun çözümü için çalışmayı Meclis’e, hükümete sunacağım. Borçlar kesilir. Bunu yapacağıma söz veriyorum.” dedi.

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Kayseri’de sivil toplum kuruluş temsilcileri bir araya geldi. Basın toplantısı sonrasında yaklaşık 300 kişilik sivil toplum kuruluşu temsilcisiyle buluşan İhsanoğlu, şunları söyledi: “Mimar Sinan, Ahi Evran, Gevher Nesibe Sultanı yetiştiren şehir Kayseri. Turgut Özal’ın mektebinde Kayseri Lisesi’nde okudu. Son sınıf öğrencileri Çanakkale Savaşı’nda şehit oldu. Böyle bir memlekette bulunmak bana onur vericidir. Türkiye’de çok değerli insanları yetiştirdi. Sayın Türkeş. Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Sabancı’yı yetiştirdi. Bu toprak, bu mübarek toprak Orta Anadolu’nun kültür ve ekonomi merkezidir.”

‘CUMHURBAŞKANI İCRANIN DEĞİL DEVLETİN BAŞIDIR’

“Cumhurbaşkanı icranın değil ama devletin başıdır” diyen Ekmeleddin İhsanoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Devlet başı olarak devletin bütün kurumlarını iyi çalıştırır ve onlara yol gösterirse, ahengi kurarsa her türlü problem çözülür. Kredi kartı borçlarından tutun vergi problemlerine kadar, fakir insanlarımızı, orta halli insanlarımızı ezen, endişe içinde yaşatan olayları eritebilir. Anayasa’daki maddelerden aldığı güçle halkın verdiği doğrudan oylarla güç sahibi olacak. Kendi siyasi hedefleri ve emelleri için değil halkın menfaati için kullanırsa çözüm noktasını sağlar.”

‘TÜRKİYE’DEKİ EKONOMİK DURUM İYİ DEĞİL’

Cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu, Türkiye’de ekonomik vaziyetin eskisi gibi olmadığını belirterek, “Yurt dışındaki ticareti kaybediyor. Bugün Irak’a olan ihracatımız yüzde 35 kayboldu. Devletin resmi rakamı. Arabistan’a ilk 5 ayda ihracat 200 milyon dolar azaldı. 1.5 milyar dolardan aşağı indi. İhracat azalırken ithalatımız artıyor. Sıkıntımız var. Ekonomimizdeki sanayi payını artırmalıyız. Kalkınmamız ancak öyle olabilir. 2002’den 2014’e geldik ve milli gelir 10 bin dolar oldu. Kaç yıldır 10 bin dolardayız. Onu soralım. Dağılımı doğru mu yapılıyor. Bizimle beraber aynı zaman diliminde olan ülkeler nereye geldi. Biz 3 bin 500 dolardan 10 bin dolara geldik. Tamam bu doğru. 2008’den sonra 10 bin dolara geldik aynı kaldık. İspanya 2002’de 16 bin, 2008’de 33 bin dolara çıktı. Yunanistan 11 bin dolardan başladı, 30 bin dolara çıktı. Güney Kore 12 bin dolardan başladı 20 bin dolara geldi. 1981’de Güney Kore’ye gittiğimizde başkentleri Anadolu’daki bir kasaba kadardı. Orada fert başına düşen gelir 21 bin dolar oldu. Kore, Avrupa’nın fakir ülkeleri kalkınıyor da 30 bin oluyor da biz niye 10 bin dolardayız ve bunu marifet sayıyoruz. Bu değişmeli. Nasıl olacak siyasi anlayış değişecek. Bir partinin kuyruğuna takılarak değil de siyasette bütün partilerin söylemleri ve ortak akılla hareket eden tarafsız bir cumhurbaşkanı ile olur.” şeklinde konuştu.

‘HERKES İNŞAAT MİLYARDERİ OLDU’

Türkiye’nin milli gelirde 10 bin dolara gelirken tarımı, turizmi ve inşaatı kullandığını hatırlatan İhsanoğlu, şöyle konuştu: “Herkes inşaat milyarderi oldu. Sanayinin payı Sayın Bakan Ali Babacan’ın açıklaması ile sanayi payının azaldığı ve inşaat payının arttığını söylüyor. Bu hastalıktır. Çabuk zengin yetiştirmek için bir çaredir. Halkın arasında yükselen zenginliğin dağılımı yapılamamaktadır. Bir yandan çoğunlukta fakir ve fukara oluşturuyorsunuz. Gariban asgari ücretle geçinenler gelecek ayı nasıl getireceğinin hesabını yapıyor. Aldığı ücretin üçte ikisini kiraya veriyor. Kredi kartı borçlarıyla hayatı idame ediyor. Cumhurbaşkanı ilgili bakanlık temsilcilikleri, komisyon başkanlarını bir araya getirir. Cumhurbaşkanı uzmanları ile birlikte çare bulur. Bunu hükümete ve Meclis’e sunar. Bu borçlar kesilir. Bunu yapacağıma söz veriyorum. Cumhurbaşkanı olunca yapacağım.”

İhsanoğlu, Türk ekonomisini düzeltmek için yüksek teknoloji üretmek gerektiğini belirterek, “Teknoloji ithal ediyoruz. Rant ve sadaka ekonomisi sürerse gidişatımız kötü olur. Türkiye inavasyonu fikirleri icat etmek, yeni buluşlar oluşturma konusunda dünyanın 140 ülkesinde 65’inci. Biz 20’inci olalım. Beşinci olalım.” dedi.

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, “Polislerin polisleri kelepçelemesi, savcıların savcıları hapse atması Türk adalet tarihine kara bir leke olarak girecektir.” dedi.

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, seçim çalışmaları için Kayseri’ye geldi. Erkilet Havaalanı’nda kalabalık bir topluluk ve uzun araç konvoyuyla karşılanan İhsanoğlu daha sonra bir otele geçerek burada basın mensuplarına açıklama yaptı. Kayseri’ye yaptığı bu ziyaretin çok büyük önemi olduğunu ifade eden İhsanoğlu, şunları söyledi: “Biz bu şerefli yolda, Meclis’te CHP ve MHP’nin uzlaşarak bir anayasa çerçevesi içinde, anayasal hakkın kullanılmasıyla mutabakatla yola çıktık. Gün geçtikçe bütün siyasi partiler, en sağdan en sola kadar bunun etrafında kenetlendi. Bu Türkiye’de özlenen bir durum. Böyle büyük bir uzlaşı başlıyor, kısa günler içinde muazzam şekliyle devam ediyor, 14 gün içerisinde kat ettiğimiz mesafe büyük. Dev adımlar. Bunun herkesi sevindirmesi lazım. Bu başkasının hakkını gasp etmek değil. Medeni bir yarış. Ülkenin önünü açmak için yapılan bir yarış. Bunun çelebice ve medenice yapılması gerekir. O makama gitmek isteyenler bunu böyle yapmalı. Bir taraftan siyasi propagandalar siyasi karalamaya dönerse Türkiye’nin önü açılmaz.”

‘HAKKIMDA KARALAMA YAPIYORLAR’

Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde ilk ziyaret ettiği Trabzon’da başından geçen bir anısını paylaşan İhsanoğlu, “Cuma namazı sonrası genç bir arkadaş yanaşmak, emniyetçiler uzaklaştırmak istedi. Ben gelmesini istedim. Geldi bana dedi ki ‘Siz Çankaya’ya çıkınca Kur’an-ı yasaklayacaksınız. Ben hafızlık yapıyorum.’ dedi. Ezberlemiş birşeyleri. Hafızlık çalışanlar eğik dolu başak gibi olur, okudukları da yüzlerinden belli olur. Sözünü tamamladıktan sonra dedim ki, ‘Ben seni Çankaya’da kıraat-ı aşare dinleyeceğim’ dedim. Bu 10 değişik okuma tarzı demek. Bunu hafızlık çalışanlar bilir. Baktı anlamadı ve ayrıldı. Bir iki tane gazete bunu aldı ve yazdılar.” diye konuştu.

Bugün yine başka bir propagandaya başladıklarını anlatan İhsanoğlu, “Çankaya’ya çıkarsa Kur’an okutmayacaklar’ diyorlar. Böyle iftira olur mu? Bir diğeri de başörtüsüyle ilgili görüşlerim. Ben dedim ki başörtüsü haktır, dini bakımından dini vecibedir ve sosyolojik bakımdan gelenektir’ Bu birinci ve ikinciyi atıyorlar ‘İhsanoğlu gelenektir dedi’ diyorlar. Bunun halâ tekrarlanması ve nefret söylemine dönüştürmek için söylenmesi çok ayıp.” dedi.

‘FİLİSTİN KONUSUNDA BENİM SÖYLEDİĞİM YOLDAN GİDİLİYOR’

Filistin’le ilgili yaptığı konuşmalara da değinen İhsanoğlu, “Ben İsrail’in tecavüzlerini kınadım ve devlet terörizmi yaptığını söyledim. Buna rağmen benim bitaraf kaldığımı iddia ediyorlar. Şunu söyleyeyim, Filistin ve Gazze’yle ilgili fikrimi açık açık söyledim. İsrail’in hunharca ve vahşice saldırılarını kınadım. Bir yol gösterdim, birincisi Güvenlik Konseyi ve burası kapalı. Oradan geçit yok. 5 daimi üye üzerine baskı yapılması gerekiyor. İkinci yol benim 2009’da açtığım İnsan Hakları Komisyonu yolu. Dün Cenevre’de benim söylediğim yoldan devam ettiler. İnsan Hakları Komisyonu benim söylediğim gibi gerçekleri tespit etme heyeti kurdu. Bu heyet bir an önce oraya gidip savaş suçlarını tespit etmeli. Ondan sonra Filistin devleti, Uluslararası Ceza Mahkemesine gidebilir. Bizim vazifemiz bunlara destek vermektir. Ben bunları söylerken söylemediğim laflar ortaya atılıyor. Allah’tan korkmuyorlar. Eğer Allah’tan korkuyorlarsa Hucurat süresini okusunlar.” diye konuştu.

Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Ekmeleddin İhsanoğlu, “Biz halkın sağduyusuna güveniyoruz. İki partiyle başlayan bu seçim kampanyası 10 partiyi aşan bir destekle devam ediyor. AK Partililerin de oy vereceğini düşünüyorum. 3 aday var, haklı olarak ortaya çıktı. Anayasal hakkını kullanıyor. Bunun diğerine karşı düşünülmesi siyasetin şahsileştirilmesi demektir.” ifadesini kullandı.

‘BAŞBAKAN’IN İKÖ HAKKINDAKİ KASTI’

İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreterliği dönemiyle ilgili Başbakan Erdoğan’ın sözleri hakkında da konuşan İhsanoğlu, “Ben Sayın Başbakan’ın bütün sözlerini doğrusu takip edemiyorum. O’nun üslubuna katılmıyorum. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin adayı olarak çıktım ve kazandım. Suudi Arabistan, Pakistan, Bengladeş, Mısır gibi birçok devlet karşımızdaydı. Ben bu seçimi nasıl kazanılacağını anlattıktan sonra mükemmel şekilde kazandım. İkinci dönemde ise uzatma, diğer devletlerin teklifiyle Suudi Arabistan’ın istemesiyle oldu. Ben bunu ilk defa açıklıyorum. Bu konulara girmek istemezdim. Beni devletim istemedi. Ben göreve gelirken ant içtim ve bu yeminime son güne kadar sadık kaldım. Bu görevlerde minnet borcu yoktur, beklenemez. Ben 2 şeyi gözettim. Birincisi 57 ülke önündeki andıma sadık kalmak ve kendi milletimin menfaatlerini korumak. İKÖ 57 ülkenin bütçeleriyle yönetilir. Ben kendi ülkemin de bağış yapmasını istedim. Herhalde Başbakan bunu kastediyordur.” dedi.

Kadir Gecesi’nde İhsanoğlu adına vatandaşların cep telefonlarına gönderilen kutlama mesajının siyasi içerikli olduğu yönündeki bir soruya da İhsanoğlu, “Ben kandili kutladım, bana oy verin demedim.” diye konuştu. Bunun üzerine salondakiler alkışladı.

‘YÜZDE 60 OY ALACAĞIZ’

‘Hedeflediğiniz bir oy oranı var mı?’ sorusuna da İhanoğlu, ‘Yüzde 60’ cevabını verdi. Türkiye siyasetinde bir değişim talebi olduğunu görmek gerektiğini belirten İhsanoğlu, “Bu değişimle beraber istikrarı devam ettirmek ve huzuru ve Türkiye’nin dışardaki itibarını geri getirmek lazım. O bakımdan bu rakam bir rüya değil. Bu verilerin rakama dönüştürülmüş halidir.” şeklinde konuştu.

Hükümetin İsrail’e jet yakını sattığı ve Erdoğan’ın çocuklarını gemileriyle taşındığı iddiasıyla ilgili de İhsanoğlu, “Bu iddialara benim söyleyecek bir lafım yok. İddialar delile muhtaçtır. Fakat Türkiye’nin İsrail ile ticaret rakamı artmıştır.” değerlendirmesini yaptı.

‘FİKRİNİ SÖYLEMEKTEN ÇEKİNENLER VAR’

SP’nin ‘Hiçbir adaya destek vermeyeceğiz’ açıklamasının hatırlatılması üzerine de İhsanoğlu, şu karşılığı verdi: “İlk ve son ifadesini de takip ettik. İlkinde benim adım anıldığında takdirlerini ifade etmiştir. Hatta ‘bu Milli Görüş’ün bir zaferidir’ diye konuşmuştu. Fakat yine kamuya, basına açık ettiğinde de yine güzel sözler söyledi. Biz anlıyoruz. Türkiye’de açıktan ifade beyan etmek kolay değil. Çekinenler var. Türkiye’de böyle bir hal var. Bunun farkına varalım. Demokrasi başkalarını kötülemek ve yeni düşmanlar icat ederek olmaz. Mühim olan daha iyi bir noktaya gelelim.”

‘HAMASİ NUTUKLARA RAĞMEN FİLİSTİN’DEKİ AMBARGO KALKMADI’

Başbakan’ın ‘One minute’ çıkışıyla ilgili bir soruya da İhsanoğlu, “2007 sonunda İsrail birkaç yere saldırdı ve adam öldürdü, ev yıktı. 2007’nin son günlerinde bugünkü senaryo aynen uygulandı. 1500 kişi falan şehit edildi. O günden bugüne aynı senaryo ilerliyor. Üçüncü yol, uluslararası mahkemeler. O yolu denemek lazım. 2006’dan bugüne kadar ambargo halen devam ediyor. Bunu delmek maalesef bütün gayret, nutuk ve hamasi şeylere rağmen delinmedi. Halbuki enerjimizi biraz bu yöne kanalize etsek daha iyi olurdu.” cevabını verdi.

‘OPERASYON TÜRK ADALET TARİHİNE KARA BİR LEKE OLARAK GİRECEKTİR’

Çözüm süreci ve gözaltına alınan polislerle ilgli ibir soruya da İhsanoğlu, öncelikle terörün bitirilmesi lazım geldiğini vurguladı. “Bu meselenin hallinden yanayız.” diyen İhsanoğlu, gözaltındaki polislerle ilgili de şunları söyledi: “Polislerin polisleri kelepçelemesi, savcıların savcıları hapse atması Türk adaletinin adalet tarihine bir kara leke olarak girecektir. Çünkü yargının siyasileştirilmesi korkunç bir hadisedir. O zaman bu ülkenin hakim, savcı kolluk güçlerine güven çöker. Adalet mülkün temelidir. Mülk devlet demektir. Onun için bu şekilde olan hadiseler şaşırtıcıdır. Daha önce tutuklanların bir kısmı serbest kaldı. Allah’tan kanunları uygulayan hakim savcılar var.”

Öte yandan Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’unu basın açıklamasını çok sayıda gazeteci takip etti. Toplantıda, CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, MHP Genel Başkan yardımcısı Ruhsar Demirel, MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu da hazır bulundu.

dha / cihan