Dolar 44,8650
Euro 52,9536
Altın 6.903,16
BİST 14.251,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Az Bulutlu
İstanbul
14°C
Az Bulutlu
Cts 16°C
Paz 17°C
Pts 18°C
Sal 19°C

BEYKOZ DA MILLET PARTISI BENDE VARIM DIYOR

BEYKOZ DA MILLET PARTISI BENDE VARIM DIYOR
20/03/2014 17:43
A+
A-

Millet Partisi Belediye Başkan Adayı Mehmet Ali Anafarta, Beykoz’da siyaset yapanlar arasında geçmişi en temiz adam olduğunu iddia etti

Millete yalan söylemeden ve hayal tacirliği yapmadan nasıl siyaset yapılması gerektiğini göstereceğini söyleyen Millet Partisi Belediye Başkan Adayı Mehmet Ali Anafarta, Beykoz’da siyaset yapanlar arasında geçmişi en temiz adam olduğunu iddia etti. Kendisini toplumun hizmetkârı olarak nitelendiren Anafarta, Beykoz halkına; ‘Maşa varken elinizi ateşe sokmayın’ diyerek seslendi. ‘İmarı ve iskanı olmayan yere tapu vermek vicdansızlık’ diyen mevcut Belediye Başkanı Yücel Çelikbilk’e de sorular yönelten Anafarta’yla röportajın detayları ise şöyle;

Neden şimdiye kadar siyasette çok fazla aktif olamamış Millet Partisi’yle seçimlere girmeyi tercih ettiniz?

Beykoz’da siyaset yapanlar arasında geçmişi en temiz adam olduğum düşüncesiyle geçmişi en temiz parti olan Millet Partisi’nden aday olmayı tercih ettim. Millet Partisi, aynı zamanda dava partisi, Türk milletinin bekasını ilgilendirecek hayati meselelerde söz sahibi bir davanın partisi; o yüzden siyasete buradan başlamak istedim. Atatürk nasıl ki milli mücadeleyi Samsun’a çıkarak başlattı, ben de bundan kısa bir süre önce Samsun’da idi. Milli mücadeleyi başlatmış oldum. Değişim Beykoz’dan başlıyor. 1948 yılında Fevzi Çakmak Paşa’nın kurduğu bir parti. Kendini Türk hisseden ve Türk-İslam kültürünü benimseyen herkes Fevzi Çakmak Paşa’nın da kim olduğunu çok iyi bilir.

Seçim dönemi boyunca düzenlediğiniz etkinliklerde maddi sıkıntılar yaşıyor musunuz?

Seçimler için ayırdığımız bir bütçe yok. Bugün AK Parti, CHP ve MHP 327 trilyon lirayla yani bizlerin vergisiyle aldıkları seçim yardımıyla seçim yarışının içindeler. Diğer partilere ise seçim yardımı yapılmıyor. Bu yüzden ciddi zorluklar yaşıyoruz ama diğer partilerden hiçbir eksiğimiz yok, fazlamız var. Bugüne kadar 60 bin 500 kişiyle tokalaştım. 29 Mart akşamına kadar hedefim olan 100 bin kişinin elini sıkmış olmayı istiyorum. Bunun için de para harcamama gerek yok. İnsanlar, sokakta gezen seçim araçlarına ya da etrafı süsleyen pankartlara oy vermiyorlar, ‘adama’ oy veriyorlar.

Gazetecilik deneyiminiz var. Bununla birlikte yazarlık, yönetmenlik ve tiyatro eğitmenliği yaptınız.  Sahip olduğunuz bu özelliklerin, seçim döneminde faydaları oldu mu?

Ben bunları seçim dönemi için yapmadım, millete hizmet etmek için yaptım. O yüzden bunlar avantaj mı dezavantaj mı diye hiç düşünmedim. Mehmet Ali Anafarta olarak siyaset yapıyorum ve Beykoz’da siyasete yeni bir soluk getireceğim. Millete yalan söylemeden ve hayal tacirliği yapmadan siyaset yapılacağını göstereceğim. Millet adamı olduğum için oy alacağım tiyatrocu olduğum için değil. İnsanlar karşılarında Fatih Sultan Mehmet’i, Osmanlı adamını veya Türk milletinin bekasını ilgilendirecek hayati meselelerde birleştirici bir adam gördüklerini hissediyorlar.

Hala kararsız olan seçmenler var. Siz, dış görünüşünüzle de bir sempati kazandığınıza inanıyor musunuz?

Beni bilen biliyor. Birkaç dakika sohbet eden herkes kim olduğumu da anlar. Ancak milletimiz bize sadece dış görünüşümüzle teveccüh etmiyor. Elbette dış görünüşün bir önemi var. Fatih Sultan Mehmet de çok yakışıklı ve heybetli idi. Allah’ın yarattığı her şey güzeldir, ben de güzel adamım.

Genç ve Beykozlu olmanız, diğer adaylar karşında bir avantaj sağlıyor mu?

Beykoz Belediye Başkan adayı iseniz Beykozlu olacaksınız, Beykoz’da doğmuş ve büyüyor olacaksınız. Beykoz, artık genç ve çalışkan bir başkanı hak ediyor. Artık önlerinde ceket ilikledikleri değil, milletin önünde ceket ilikleyecek birini arıyorlar. Lokantaya gittiğinizde hizmet eden garsonun yemeğin ardından sorduğu soru gibi ben de; ‘başka ne yapmamı isterseniz’ diye soracağım. Ben hizmetkar olmak istiyorum. Gerekirse toplumun maşası olmak istiyorum. İnsanlara diyorum ki; ‘Maşa varken elinizi ateşe sokmayın. Ben sizin için maşa olurum’.

Uzun zamandır sokaktasınız ve insanlarla iç içesiniz. Halktan aldığınız yorumlar ne yönde?

60 bin 500 kişi içerisinde hiçbir şekilde olumsuz tepki almadım. Millet Partisi’ne karşı büyük bir teveccüh var. Evlerindeki bir kişiden farkım olmadığını görüyorlar. Bu sebepten ötürü hep olumlu yorumlar aldık. Beykoz Belediye Başkanlığı’nın dışında Başbakanlığa aday olmam yönünde yorumlar alıyorum. Türkiye’nin hatta dünyanın çeşitli noktalarından ‘umudumuz Anafarta’ yazılı fotoğraflar gönderiliyor.

Belediye Başkanlığı görevini kazanmak konusunda kendinizi ne kadar şanlı hissediyorsunuz?

‘Şans, onu hazır bekleyenlerin yüzüne güler’. Ben de 6 yıldır hazır bir şekilde bekliyorum. Bu işe hazırım ve taşıma bir aday değilim. Kimse tarafından gönderilmedim, hiçbir rant sermayesi patronuyla ahbaplığım ya da dostluğum yok. Ben, milletle dostum. Kaderi tayin eden Allah’tır. Milletimiz de takdir ederse başkan olacağım.

99 projeniz mevcut. Bu projelerin tamamı size mi ait?

İsim olarak başkalarının projelerine benzetiliyor olabilir. Ancak, içeriğine bakıldığında benzer olmadığı, projelerimin özgünlüğü görülecektir. Projelerimin temelinde mantıklı olmayan bir şey varsa, bıyığı kesmeye hazırım. Beykozlu olan, toplumu tanıyan, sorunları bilen herkes bu projeleri yazabilir. Çok zeki olmaya gerek. 176 IQ seviyem var, çok zekiyim ama bu projeleri zeki olduğum için değil; toplumu çok iyi tanıdığım için yazabildim.

99 projenizi basın mensuplarıyla paylaşırken son 3 projenizi seçime 10 gün kala açıklayacağınızı söylemiştiniz. Malum seçime de az kaldı. Diğer 3 projeniz nedir?

Beykoz, dünyanın en büyük derneği olacak. Belediye Başkan adayları yaptıkları toplantılarda tapuları bedava vereceğinden ya da uyguna vereceğinden bahsediyor. Millete yalan söylemeye gerek yok. Ayrıca, kimin malını kime veriyorsunuz? Beykozlunun Beykoz’da huzur içinde yaşaması için bazı kanun maddelerinin değişmesi gerekir. Bu maddeleri de benden başka değiştirebilecek adam yok! Çünkü milleti ancak ben bir araya getirebilirim. Göreve geldiğim ilk andan itibaren her sokakta ‘Mülkiyet mağdurları derneği’ kuracağız. 18 yaşını doldurmuş herkes bu derneğe üye olabilecek. Bu dernekler diğer derneklerle birleşerek mahalle federasyonu oluşturacaklar. Mahalle federasyonları da konfederasyonu oluşturacak. 6 ay sonra en az 150 bin kişinin üye olduğu bir konfederasyondan bahsediyorum. Beykozlunun istediği her şeyi Ankara’ya götüreceğim. 2. projem ise Paşabahçe’ye tünel yapmak. Paşabahçe’nin çevresi yapılacak olan turizm çalışmalarıyla birlikte değişecek. Yapılacak olan bu tünel de yaşanan trafik sorunu gidermek için şarttır. Birileri, Beykoz’un artık turizm ilçesi olacağını, 7 yıldızlı otellerin yapılacağını ve buralarda Beykozlu gençlerin çalışacağını söylüyor. Ben hiç 7 yıldızlı otele giymedim ama 5 yıldızlı otele gitmişliğim oldu. Beykozlu gençler buralarda nasıl çalışacak? Beykoz’da turizm lisesi var ve gençler mezun oldu da benim mi haberim yok? Beykoz’da turizm lisesinin de fakültesinin de kurulmasını ben sağlayacağım.

Belediye Başkanı olduktan sonra nasıl bir tablo sergileyeceksiniz?

Milletin hizmetkarı olacağım. Belediye Başkanlığı makamı krallık ya da imparatorluk makamı değil. Beykoz’u çeşitli bölümlere ayırdım ve 40 günde bir mahalle halkını göreceğim onlara da beni görecek. Birebir sorunlarını iletecek. Milletle birlikte hizmet edeceğiz.

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce Beykoz’a gelerek tapu dağıtım törenine katılacak. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bundan 6 ay evvel Sayın Yücel Çelikbilek’in bir açıklaması var. ‘İmarı ve iskanı olmayan yere tapu vermek vicdansızlık’ demişti. Şu anda tapu verileceğini söylendiği yerlerin imarı var mı diye soruyorum? Eğer imar ve iskanı yoksa tapuyu veren kimdir, vicdansız kimdir? 6 ay önce tapu verme ümidi olmayan Başkan, durumunu kurtarmak ve seçimi kaybetmemek için demagoji mi yaptı? Seçim yatırımı yaparak kendi sözünü mü yedi?

beykoztr