Bakan Fidan’dan ‘İran Savaşı’ Uyarısı
Bakan Fidan’dan ‘İran Savaşı’ Uyarısı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı bir canlı yayında İran’daki savaşın küresel ve bölgesel yıkıcı etkilerini değerlendirdi. Türkiye’nin öncelikli hedefinin savaşı durdurmak ve ülkeyi bu çatışmanın dışında tutmak olduğunu vurgulayan Fidan, “Bölge adım adım İsrail’in yazdığı bir oyunun içine çekiliyor” dedi.
Savaşın Tehdidi ve Müzakereler
Bakan Fidan, savaşın ortaya koyduğu tehdidin bütün aktörler tarafından görüldüğünü belirtti. Müzakerelerde bir aşamaya gelindiğini ifade eden Fidan, Pakistan üzerinden mesaj aktarımı olduğunu ve Amerikalılarla koordinasyon sağlandığını söyledi. İranlılarla uzun görüşmeler yapıldığını belirten Fidan, tarafların beklentilerini anlama çabasında olduklarını dile getirdi. Müzakere pozisyonlarının savaş öncesine göre farklı olduğunu vurgulayan Fidan, İran’ın pozisyonunun çok daha farklı olacağını belirtti.
Amerika’ya Karşı Güven Kaybı
İran’ın Amerika’ya karşı haklı bir güven kaybı içinde olduğunu ifade eden Fidan, müzakerelerde açılış pozisyonlarının genellikle yüksek tutulduğunu ve bunun alışılmadık bir durum olmadığını söyledi. Önemli olanın müzakerelerin devam etmesi ve tarafların birbirine güvenmesi olduğunu belirten Fidan, İran’ın Amerika’ya karşı güven kaybının anlaşılır olduğunu dile getirdi.
Bölgenin İsrail’in Senaryosuna Sürüklenmesi
Fidan, bölgenin adım adım İsrail’in yazdığı bir senaryoya doğru gittiğine dikkati çekerek, İsrail’in Gazze meselesi sonrasında Lübnan, Suriye, İran ve Irak’ı hedef alan eylemler yapma niyetini hatırlattı. İsrail yayılmacılığı üzerinden bölgede kalıcı bir fitne tohumu atıldığını belirten Fidan, Türkiye olarak bu fitnenin ortaya çıkmasını önlemenin öncelikli hedefleri olduğunu vurguladı.
Savaşın ortaya koyduğu tehdidi bütün aktörlerin gördüğünü vurgulayan Bakan Fidan, şunları kaydetti:
“Savaşın aslında ortaya koyduğu tehdidi diğer aktörler de görmüş durumdadır. Şimdi müzakerelerde bir aşamaya gelindi. Yani en azından müzakereler başladı; Pakistan üzerinden mesaj aktarımı vardır. Bunu hani Amerikalılar bizimle de koordine ediyorlar, biz de onlarla konuşuyoruz. İranlıları da bu konuda bilgilendiriyoruz. Bugün yine hem diğer tarafla hem de İranlılarla uzun görüşmelerimiz oldu. Tarafların nerede durduğunu, neler beklediğini ve hangi türden beklentiler içerisinde olduğunu daha rahat anlamaya çalışarak uygun mesajları vermeye çalışıyoruz. Ancak detaylara girmeden şunu söyleyebilirim ki şu anki müzakere pozisyonları, ister istemez iki tarafın da savaş öncesi müzakere pozisyonlarından farklıdır. Hele İranlılarınki çok daha farklı olacaktır; çünkü savaştan önce İran, tam da bu durumun yaşanmaması için müzakereye giriyordu. Şimdi aslında savaş epey bir noktaya geldi ve İran üzerinde de belli bir yıkım oluştu. Artık müzakereden talep edilenler tabii ki daha farklı olacaktır. Bu durum da aradaki arabulucuların işini biraz daha zorlaştırmaktadır. Ama inşallah umudumuzu
kaybetmeden çalışmaya devam edeceğiz.”
“İran, Amerika’ya karşı haklı olarak inanılmaz bir güven kaybı içerisindedir”
İran’ın Amerika’ya karşı haklı olarak güven kaybı içinde olduğunu ifade eden Bakan Fidan, “Bence müzakerelerde bir açılış pozisyonu vardır. Burada haliyle ilk pozisyonlar, daha sonra müzakeresi yapılsın diye biraz yukarıdan tutulur. Bence bazı taleplerin yukarıdan tutulması aslında burada alışılmadık bir durum değildir. Yani bu yönetilebilir bir alandır. İran da buna vereceği cevapta o da pozisyonunu yukarıdan tutacaktır. Benim iki tarafa da ifadem şudur: Yani bu açılış pozisyonlarını çok fazla ciddiye almayın; eğer iki tarafta da gerçek bir niyet varsa, onlar muhakkak bir yerde buluşturulabilir. Yani burada önemli olan müzakerenin devam etmesi, tarafların müzakereden çekinmemesi, sahici olması ve birbirlerine güvenmeleridir. Tabii İran, Amerika’ya karşı haklı olarak inanılmaz bir güven kaybı içerisindedir” diye konuştu.
“Bizim üzüldüğümüz nokta bölgenin İsrail’in senaryosunu yazdığı bir oyunun içine çekilmekte olmasıdır”
Bölgenin adım adım İsrail’in yazdığı bir senaryoya doğru gittiğine dikkati çeken Fidan, “Şimdi tabii bizim üzüldüğümüz nokta, maalesef bölgenin adım adım İsrail’in senaryosunu yazdığı bir oyunun içine çekilmekte olmasıdır. Özellikle hatırlayacak olursak 7 Ekim’den hemen sonra biliyorsunuz İsrail’in ilk zamanlarda dillendirdiği ancak sonra vazgeçtiği bir politikası vardı. Yani özellikle Gazze meselesini hallettikten sonra Lübnan’ı, Suriye’yi, arkasından İran’ı ve Irak’ı hedef alan eylemler yapacağını bir müddet deklare etmişti. Sonra o tarafta sessizliğe büründü ve bunları birebir uygulamaya başladı. Şimdi geldiğimiz noktada aslında İran’a savaş açılırken, İsrail yayılmacılığı üzerinden bölgede çok kalıcı bir fitne tohumunun atıldığını görüyoruz. Bu tohum, bölgedeki Müslümanların artık bir daha bir araya gelmesini neredeyse çok zor hale getirecektir. Bizim Türkiye olarak bir numaralı hedefimiz, bir defa bu fitnenin ortaya çıkmasını önlemektir” dedi.
Kaynak: Türkgün / Anadolu Haber Ajansı / İhlas haber Ajansı