Dolar 32,6328
Euro 35,0645
Altın 2.444,25
BİST 10.471,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Açık
İstanbul
30°C
Açık
Çar 30°C
Per 30°C
Cum 28°C
Cts 28°C

6’lı koalisyonun vaadiyle Türkiye’yi bekleyen tehlike! ‘Dışa bağımlı oluruz’

6’lı koalisyonun vaadiyle Türkiye’yi bekleyen tehlike! ‘Dışa bağımlı oluruz’
20/03/2023 19:30
A+
A-

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, 6’lı koalisyonun cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’nun ‘IMF ile stand-by düzenlemesi’ yapacaklarını, ‘dış borçlanma söylemi’ ile itiraf ettiğini söyledi. Canikli, ‘6’lı masanın ekonomi programı, dış kaynak kullanarak dışa bağımlı olacak.’ diye konuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, “Altılı Masa’nın mutabakat metninde tanımlanan ekonomik programı, IMF ile stand-by düzenlemesini içermektedir. Uygulayacakları ekonomik modelin merkezinde IMF bulunmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Canikli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Altılı Masa’nın mutabakat metninin ekonomiyle ilgili bölümünde uluslararası döviz rezervlerinin güçlendirileceğinin vurgulandığına dikkati çekerek bunun yöntemlerine dair bilgiler verdi. Bu yöntemler arasında yurt dışından gelen sıcak paranın da bulunduğunu belirten Canikli, şöyle devam etti:

“Sıcak para, Türkiye’de elde ettiği getiri ile nispeten düşük kurdan ve daha büyük miktar dolar elde edecek şekilde yurt dışına, geldiği ülkeye dönecek. İşte bu noktada Altılı Masa hem Avrupa’dan ve hem de ABD’den kocaman bir aferin alacaktır. Türkiye’ye yönelik kısa vadeli sermaye hareketleri (sıcak para girişi), TL’nin değerlenmesine, hatta bir noktadan sonra aşırı değerlenmesine neden olur. Aşırı değerli TL, dış ticaret açığı ve buna bağlı olarak cari açığı büyütür. TL cinsinden ucuzlayan ithal mallara olan talep artar, ucuz ithal malları ile rekabet edemeyen yerli üreticiler üretimlerini azaltmaya ve/veya durdurmaya başlar, hatta en azından bir kısmı ithalatçı olur. Ülkenin cari açığının (döviz açığı) büyümesi sıcak paranın çıkışını hızlandırır. Dövize talep artar, TL değer kaybeder, doların fiyatı yükselir, bu da fiyat geçişkenliği yoluyla enflasyon oranını yükseltir. Bir sonraki adımda sıcak para çıkışını durdurmak ve yeni girişleri sağlamak için faiz oranları önemli oranda tekrar yükseltilir. Bu döngü bu şekilde devam eder.”

Türkiye’nin geçmişte IMF ile ilişkiler nedeniyle çok büyük ekonomik bedeller ödemek zorunda kaldığını anımsatan Canikli, “Altılı Masa’nın mutabakat metninde tanımlanan ekonomik programı, IMF ile stand-by düzenlemesini içermektedir. Uygulayacakları ekonomik modelin merkezinde IMF bulunmaktadır. Muhtemel siyasi tepkiler nedeniyle mutabakat metninde açıkça yazılmamış olsa da Altılı Masa’nın hedef ve vaatleriyle uyumlu ekonomik program, IMF tarafından önerilen şablon ekonomik program ile örtüşmektedir.” ifadelerini kullandı.

– “ALTILI MASA’NIN EKONOMİ YÖNETİCİLERİ ‘OTOMATİK PİLOT’ KONUMUNA GEÇECEK”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun deprem konutları için yurt dışındaki kuruluşlardan kredi temin edecekleriyle ilgili açıklamasının da IMF ile stand-by düzenlemesi yapılacağını teyit ettiğini vurgulayan Canikli, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Kılıçdaroğlu’nun bu açıklaması, Altılı Masa’nın mutabakat metnindeki ekonomik program ile uyumludur. Kılıçdaroğlu çok açık bir şekilde IMF ile stand-by düzenlemesi yapacaklarını itiraf etmektedir. 650 bin deprem konutunun inşası için gereken finansman ihtiyacı IMF dışındaki uluslararası finans kuruluşları (Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası vb) tarafından karşılanamaz. Bu büyüklükteki kredi sadece IMF tarafından sağlanabilir. IMF’in, 20. Stand-by düzenlemesi çerçevesinde Türkiye’ye 50 milyar dolar kredi kolaylığında bulunduğunu varsayalım. IMF’den kullanılan kredinin faiz oranı yaklaşık yüzde 6 civarında olacaktır. Yani her yıl Türkiye bu kredi için IMF’ye 3 milyar dolar faiz ödemesi yapacaktır. Ayrıca, ekonomi yönetimi fiilen IMF tarafından gönderilen uzmanlara devredilecek, ekonomiyle ilgili en sıradan kararlar dahi IMF’in uzmanlarının onayı olmadan uygulanamaz hale gelecektir. Altılı Masa’nın ekonomi yöneticileri ise ‘otomatik pilot’ konumuna geçeceklerdir.”

Kaynak: Türkgün / AA-Anadolu Ajansı