Dolar 44,3154
Euro 51,2756
Altın 6.409,68
BİST 13.047,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu
İstanbul
11°C
Çok Bulutlu
Sal 10°C
Çar 11°C
Per 14°C
Cum 17°C

MHP’li Feti Yıldız: Terörle mücadele “beka” ekseninde kurumsallaşmış tarihsel bir devlet refleksidir

MHP’li Feti Yıldız: Terörle mücadele “beka” ekseninde kurumsallaşmış tarihsel bir devlet refleksidir
12/12/2025 15:21 | Son Güncellenme: 12/12/2025 15:29
A+
A-

MHP’li Feti Yıldız “Türkiye’nin terörle mücadelesi “beka” ekseninde kurumsallaşmış tarihsel bir devlet refleksidir. Bu refleks, yalnızca güvenlik alanında değil; hukuk, diplomasi, ekonomi ve toplumsal dayanışma politikalarında da bütüncül bir yaklaşımla sürdürülmektedir.” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız sosyal medya hesabından dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

MHP’li Yıldız açıklamasında Türkiye’de “beka” kavramının yalnızca siyasal bir terim değil, tarihsel derinliği olan bir güvenlik paradigması olduğunu vurguladı. Yıldız, modern Türkiye’de terörle mücadelenin devletin devamlılığını, toprak bütünlüğünü ve anayasal kimliğini koruma iradesinin kurumsal ifadesi olduğunu belirtti.

 

devletin dili, bayrağı, başkenti ve üniter yapısı gibi unsurları “değiştirilemez”
Yıldız devletin dili, bayrağı, başkenti ve üniter yapısı gibi unsurları “değiştirilemez” olduğunu vurgulayarak “Beka kavramının anayasal temelleri, 1982 Anayasası’nın ilk dört maddesinde açık biçimde tanımlanmıştır. Bu maddeler, devletin dili, bayrağı, başkenti ve üniter yapısı gibi unsurları “değiştirilemez” hükmü altına alarak milli bütünlüğü hukuki güvenceye bağlamaktadır . (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 1982, m. 1–4). Dolayısıyla, bu unsurları tartışmaya açan her söylem veya eylem, haklı olarak doğrudan beka ekseninde bir tehdit algısına yol açmaktadır.” ifadelerini kullandı.

 

MHP’li Feti Yıldız’ın açıklamasının tamamı:

Türkiye’de “beka’’ kavramı, yalnızca siyasal literatürde değil, toplumsal hafızada da tarihsel derinliği olan bir güvenlik paradigmasını ifade eder.
Modern Türkiye’de terörle mücadele yalnızca güncel bir güvenlik politikası değil; devletin devamlılığını, toprak bütünlüğünü ve anayasal kimliğini koruma iradesinin kurumsal ifadesidir.

Beka kavramının anayasal temelleri, 1982 Anayasası’nın ilk dört maddesinde açık biçimde tanımlanmıştır. Bu maddeler, devletin dili, bayrağı, başkenti ve üniter yapısı gibi unsurları “değiştirilemez” hükmü altına alarak milli bütünlüğü hukuki güvenceye bağlamaktadır . (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 1982, m. 1–4). Dolayısıyla, bu unsurları tartışmaya açan her söylem veya eylem, haklı olarak doğrudan beka ekseninde bir tehdit algısına yol açmaktadır. Nitekim T.C. İçişleri Bakanlığı’nın 2022 raporu, bölücü terör örgütlerin Türkiye’nin üniter yapısını hedef alan faaliyetlerini beka tehdidinin temel kaynağı olarak nitelendirmiştir.

 

Türkiye’nin terörle mücadelesi “beka” ekseninde kurumsallaşmış tarihsel bir devlet refleksidir
Türkiye’nin 2016 sonrasında uyguladığı “terörü kaynağında önleme” stratejisi, yalnızca sınır güvenliğini değil, aynı zamanda dış politikada caydırıcılığı da güçlendirmiştir. Bu politikalar, NATO’nun 2024 Güvenlik Raporu’nda da “önleyici savunma modeli” kapsamında örnek uygulama olarak gösterilmiştir. Bununla birlikte, beka kavramının yalnızca askeri önlemlerle sınırlandırılması yeterli değildir. Milli güvenlik stratejilerinin toplumsal dayanışma, ekonomik istikrar ve demokratik meşruiyetle desteklenmesi, uzun vadeli sürdürülebilirlik için zorunludur. Dünyada bir çok devletin terörle mücadele de hukukun üstünlüğünden sapmaları hâlinde toplumsal rızayı kaybettikleri, bunun da güvenlik kazanımlarını zayıflattığı görülmüştür. Türkiye’nin terörle mücadelesi “beka” ekseninde kurumsallaşmış tarihsel bir devlet refleksidir. Bu refleks, yalnızca güvenlik alanında değil; hukuk, diplomasi, ekonomi ve toplumsal dayanışma politikalarında da bütüncül bir yaklaşımla sürdürülmektedir.

Beka, bu yönüyle yalnızca devletin varlığını koruma stratejisi değil; aynı zamanda milletin ortak hafızasını, kimliğini ve geleceğe dair iradesini temsil eden normatif bir çerçevedir. Hayırlı Cumalar, Allah’ın selamı üzerinize olsun.

Kaynak: Türkgün