İsrail Destekli FDD’den Skandal Rapor: Türkiye Karşıtı Hamleye ABD’den Jet Tepki
# İsrail Destekli FDD’den Skandal Rapor: Türkiye Karşıtı Hamleye ABD’den Jet Tepki
Bölgesel çatışma riskinin arttığı bir dönemde, İsrail bağlantılı kuruluşların ABD’deki Türkiye karşıtı faaliyetleri dikkat çekiyor. Bu bağlamda, Türkiye’nin NATO’daki ittifak önceliklerinden uzaklaştığını iddia eden yeni bir rapor yayınlandı. Raporda, Türkiye’nin Müslüman Kardeşler yapısını kullandığı öne sürülüyor.
Trump’a Yakın İsimden FDD’ye Tepki
Eski ABD Ulusal İstihbarat Direktör Vekili ve Almanya Büyükelçisi Richard Grenell, sosyal medya üzerinden FDD’ye tepki göstererek, Türkiye’nin NATO üyeliğinin önemine dikkat çekti. Grenell, “Türkiye, 1952’den beri NATO üyesidir. Türkiye ayrılırsa ittifak sona erer.” şeklinde bir açıklama yaptı.
FDD’nin Orta Doğu’da Savaş Çabası
2001 yılında kurulan ve İbranice “gerçek” anlamına gelen “Emet” adıyla bilinen FDD, başlangıçta İsrail’in imajını iyileştirmeyi amaçlamıştı. Ancak 11 Eylül saldırılarından sonra odağını ulusal güvenlik, terörizm ve dış politika konularına kaydırdı. FDD, özellikle Orta Doğu politikaları, İran’a yönelik yaptırımlar ve İsrail’in güvenliği konularında agresif bir tutum sergiliyor.
FDD’nin Finansman Yapısı ve Türkiye Karşıtlığı
FDD, Cumhuriyetçi çevrelerle yakın ilişkiler yürütmekle eleştirilirken, finansmanını İsrail yanlısı iş insanları ve fonlardan sağlıyor. Türkiye’nin NATO çizgisinden uzaklaştığı ve Batılı değerleri benimsemediği iddialarını sıkça gündeme getiriyor. Ayrıca, Türkiye’nin Müslüman Kardeşler ile ilişkileri ve Orta Doğu politikaları üzerinden eleştiriler yapılıyor.
FDD, ABD kamuoyu ve karar alıcıları nezdinde Türkiye’nin İsrail açısından gelecekte bir tehlike oluşturabileceği algısını inşa etmeye çalışıyor. Kuruluşun istihdam ettiği Sinan Ciddi, Türkiye’nin ABD saldırılarına yardımcı olmadığını ve İsrail ile Türkiye arasında olası gerilimlere dikkat çeken yazılar yayımlıyor.
FDD’nin Türkiye karşıtı kampanyaları, Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkarılması ve F-35 uçaklarının verilmemesi gerektiği yönünde algı oluşturmaya çalışıyor. Bu çabalar, ABD’de siyasi kutuplaşmayı artıran bir unsur olarak eleştiriliyor.
Kaynak: Türkgün