DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Az Bulutlu

YABANCISI DEĞİLİZ KONUNUN

15.03.2020
A+
A-

YABANCISI DEĞİLİZ KONUNUN

Bu zihniyet bugün ortaya çıkmış bir zihniyet değildir.

Aynı şeyi bunlar İzmir ve civarında İstiklal Harbimiz döneminde de yapmışlardı. O zamanlar ihbar hatları yoktu. Savaş halindeydik. Ülkede devlet yoktu.

Mazlumlar ve çaresizler ezildikleri ile kalıyordu.

Bu hayasızlığa karşı, çaresizlerin çaresi Çerkes Ethem hattından başka kimseye ulaşamıyordu insanlar. O tür alçaklıkları yapanları da Ethem Bey ağaçlardan sallandırıyordu ibret-i alem için, hem de çengellerle…

Geçen sene ekran karşısına çıkıp, kadın kuaförü üslubu ile kırıtarak ahkam kesen Genelkurmay Başkanı eskisi İlker Başbuğ, Ethem Bey için gaddardı, insanları asıyordu derken, işte bu tur vurgunculardan bahsediyordu.

Tefecileri, vurguncuları, fırsatçıları masum insanlar olarak gösterip, vurguncuların korkusu rüyası, çaresizlerin çaresi, orman kanununun yüce divanını temsil eden Ethem Bey için hain yaftasında bulunuyordu. Sabetayist uşağı Başbuğ resmen Selanik dönmelerine, İzmir devşirmelerine, gizli siyonistlere, masonlara yalakalık yapıyordu.

Vurguncuların dedelerine saygılarını sunuyordu.

Hollywood yapımı Robin Hood’u, avuçları şişene kadar alkışlayan bu zümre, söz konusu Ethem Bey olunca vurguncudan yana olup, o günlerin kahramanını lekelemeye çalışan kriptolar işte bunlar…

İstiklal Harbi günlerinde tefecilikle halkı soyanlar, bugün karşımıza Sabetayist oligarklar olarak çıktılar. Harpte Türkler bu topraklar için can verirken, onlar vurgunculukla şehitlerimizin evlerini, tarlalarını, topraklarını yok pahasına satın alıp sermaye topladılar.

Mazlumların yanında olması ile nam yapmış bu milleti, zehirlediler, kültürünü dejenere ettiler, kendilerine benzettiler.

O kadar acıdır ki, günümüzdeki demokrasi denilen soyralık sistemi de bu adamları koruyor. Çenelerinden çengelle ağaçlarda sallandırılmalarına izin vermiyor.

Mahkemelere çıkarılıyor, zengin ve ünlü avukatların yaptığı savunma ile üç beş kuruş para cezasına çarptırılıp, serbest kalabiliyorlar. Olan, vurgundan zarar görene oluyor ve adalet yerini buldu güzellemeleri ile insanlar alay konusu oluyor. Alın teri ile kazandıklarını kaybetmeleri yanlarına kar kalıyor.

Mağdur değil zengin adaletten yararlanıyor.

İşte bu yüzden bir daha asla bunlara güç vermeyeceğiz, bir daha asla Osman Kavala gibisinden halk düşmanı burjuva özentilerine, emperyalist uşağı masonlara, sömürü düzeninin taşeronları Selanik dönmelerine, İzmir Levantenlerine, Pontus devşirmelerine, Bizans kalıntılarına fırsat vermeyeceğiz.

Üstelik de son nefese kadar bu mücadeleye devam edeceğiz…

Guşan Yediç

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.