DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

Türkiye’ye operasyon çekmek isteyen Kılıçdaroğlu’nun kapısını çalmaktadır

29.06.2020
A+
A-

Türkiye’ye operasyon çekmek isteyen kim varsa önce Kılıçdaroğlu’nun kapısını çalmaktadır

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına tepki göstererek, “Davul ve tokmak muhasebesi yapan Kılıçdaroğlu önce boynunda taşıdığı davulun ve ellerinde tokmakla bekleyen bu davulun müdavimlerinin hesabını vermelidir.” değerlendirmesinde bulundu

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bir gazeteciye verdiği beyanda Partimizi ve Sayın Genel Başkanımızı aklınca hedef tahtasına oturtmuştur. Kılıçdaroğlu yaklaşan kongreleri öncesinde telaşa kapılmış ve ne söylediğini bilmez bir hâle gelmiş gözükmektedir.

Vatan ve milletle kavgası olan her isim gibi Partimize ve Sayın Genel Başkanımıza dil uzatmak suretiyle pirim yapacağını ve terör uzantılarıyla olan ilişkilerinin parti tabanında sorgulanmayacağını düşünen CHP Genel Başkanı her zaman olduğu gibi yanılmakta, yanlış hesap yapmaktadır.

Milliyetçi Hareket Partisiyle bir kavgaya tutuşup tabanını tutmaya çalışan Kılıçdaroğlu’nun sözleri tamamen kendi parti içi siyasetlerine dönüktür.

FETÖ’nün sözcüsü, kalleş PKK’nın gözcüsü gibi davranan, partisini “halk”ın partisi olmaktan çıkartıp Türkiye’ye kumpas kurmak isteyenlerin karargâhı hâline getiren CHP Genel Başkanı’nın, partisinden yükselen tepkilere cevap vermek yerine aslı astarı olmayan iddialarla hedef saptırmaya çalışması beyhudedir.

Cumhur İttifakı’nın iki eşit ve onurlu paydaşı, ülkemizin bekası ve kalkınması için gövdesini taşın altına koyan Milliyetçi Hareket Partisi ve AK Parti’nin uyumlu birlikteliği dosta güven vermekte, düşmana ise korku salmaktadır.

Millî birliğin, toplumsal dayanışmanın karşısında; millet ve memleket düşmanlarının yanında saf tutanların Cumhur İttifakı’ndan duyduğu rahatsızlık sebepsiz değildir.

Türkiye’ye operasyon çekmek isteyen kim varsa önce Kılıçdaroğlu’nun kapısını çalmaktadır. Davul ve tokmak muhasebesi yapan Kılıçdaroğlu önce boynunda taşıdığı davulun ve ellerinde tokmakla bekleyen bu davulun müdavimlerinin hesabını vermelidir.

Bu davul, maalesef Anadolu’muzun nefis halk oyunlarına hayat veren millî, samimi bir ezgiye sahip değildir. Bu davuldan çıkan ses ait olduğu davul gibi bu topraklara yabancıdır. Sesi uzaktan da, yakından da hoş gelmemektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi dün olduğu gibi bugün de aldığı oyun tabii ki çok üzerinde bir toplumsal karşılığa sahiptir. Çünkü Milliyetçi Hareket’in talepleri, sözleri milletin menfaatinedir. Milletin haklı beklentileridir. Kılıçdaroğlu’nun CHP’si ise hangi oyu alırsa alsın toplumsal karşılığı hep barajın altındadır.

“Hükümet, dünyanın en iyi işini bile yapsa bizim hükümeti alkışlayacak hâlimiz yok.” diyen çarpık zihniyetin Milliyetçi Hareket Partisinin ve Sayın Genel Başkanımızın milletin menfaat ve beklentilerini önceleyen siyaset anlayışını kavramasını beklemiyoruz. Muhalefet etmeyi, iktidarın her söylediğinin zıddını savunmak zannedenlerin bugün FETÖ ve PKK ile aynı “kamp”ta buluşmasına şaşırmamak gerekmektedir.

Sayın Genel Başkanımız, Cumhur İttifakındaki sorumlulukları gereği görüşlerini gerek kamuoyu ile gerekse Sayın Cumhurbaşkanı ile zaman zaman paylaşmaktadır, paylaşmaya da devam edecektir. Tıpkı Kılıçdaroğlu’nun görüşlerini yerli yersiz bir şekilde kamuoyu ile paylaştığı gibi…

Bununla birlikte Sayın Genel Başkanımız, Sayın Cumhurbaşkanı’nın yönetme süreçlerine hiçbir zaman müdahale teşebbüsünde bulunmamış; iradenin ve sorumluluğun Cumhurbaşkanı’na ait olduğunu defaatle ifade etmiştir.

Gizli ve açık ortaklarıyla birlikte yer aldıkları zillet ittifakında her gün ayrı bir “paylaşım” kavgası yaşanırken karşılıklı anlayış ve istişare temeline dayanan Cumhur İttifakı’nın uyumlu çalışması Kılıçdaroğlu’nda hayranlık uyandırmaktadır. Siyaseten bu hayranlığını dile getiremeyen Kılıçdaroğlu, farazi ifadelerini gerçekmiş gibi kamuoyuna sunmaya kalkarak daha da küçülmektedir.

Kaynak: Asikurtlar

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.