Dolar 44,2178
Euro 51,2164
Altın 7.124,93
BİST 13.217,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Çok Bulutlu
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Per 9°C
Cum 8°C
Cts 10°C
Paz 12°C

MHP’LI VURAL: KENDI MADDELERINI KENDILERI REDDETTILER

MHP’LI VURAL: KENDI MADDELERINI KENDILERI REDDETTILER
08/07/2013 17:55
A+
A-

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM Genel Kurulu’nda torba kanunun görüşmeleri sırasında bir maddeyle ilgili oylama yapıldığı sırada AK Parti’nin teklifine kendisinin el kaldırarak maddenin kabul edilmesi yönünde oy verdiğini ancak kendisini gören AK Parti’lilerin ret oyu kullandığını belirterek, “Madde oylanırken Başkan geldi, ‘kabul edenler’ dedi, ben de kaldırdım. AK Parti, kendi maddelerini reddetmek durumunda kaldı” dedi.

TBMM’de basın toplantısı düzenleyen MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, gazetecilerin sorularını cevapladı. Gazetecilerin Genel Kurul’da yaşanan kavgaya ilişkin sorusu üzerine Vural, “Bir Genel Kurul’da kavga kabul edilebilir gibi değildir. Gerçekten ağır eleştiriler olacaktır ama fiili tavırlar gerçekten kabul edilemez” dedi.

Milletvekillerinin öğlen saat 14.00’dan gece saat 02.00’a kadar çalıştığını ve gerginliklerin olabileceğini dile getiren Vural, hükümetin bu konuda sorumluluk sahibi olduğunun altını çizdi. Vural, “Bizler okuyoruz, bizler önergeleri okuyoruz, önerge hazırlıyoruz, konuşma hazırlıyoruz ama böylesine parlamenter demokrasiyi sıkıştırarak kanun çıkarmak ve dayatma yapmak, tamamlanıncaya kadar bir dayatma değil midir. Demokraside dayatma olur mu? Maalesef TBMM’de milletvekillerinin kullandığı iradeyi yönelik bu dayatmanın ortaya koyduğu uzun çalışmalı sürelerin tartışmalı ortamlarında bu sürece önemli katkı sağladığını, etkilediğini ifade etmek istiyorum. Elbette kabul edilebilir gibi değil ama bakanlıklardan önergeler geliyor. Şunu ekleyin filan diyerek. Böyle bir çalışma sistemi parlamenter demokratik sistemde milletvekili iradesine önemli baskılar oluşturuyor. Bu bakımdan sayın Meclis Başkanı bu konuda çoğunluk iradesini, hükümeti uyarmaya ve parlamenter demokrasinin gerektirdiği ölçüde bütün bu yasama sürecinin aynı zamanda şeffaf bir şekilde vatandaşların bilgileri dahilinde yürütülmesini temin etmelidir” diye konuştu.

Böylesine bir çalışma ortamında önemli streslerin yüklediğini ifade eden Vural, dün Genel Kurul’da yaşadığı olayı anlattı. Genel Kurul’da bir maddeyle ilgili karar yeter sayısının bulunamadığını sözlerine ekleyen Vural, konuşmasına şöyle devam etti: “AK Parti’nin verdiği kanunla ilgili görüşme yapılırken madde ile ilgili oylama yapılıyordu. Madde oylanırken Başkan geldi ‘kabul edenler’ dedi ben de kaldırdım. AK Parti kendi maddelerini reddetmek durumunda kaldı. Görüldüğü gibi neye parmak kaldığı, neye oy verildiği bilinmeyecek bir durumda çoğunluk iradesi. Mecburen yeniden müzakere yapacaklar. Kendi maddelerini kendileri reddettiler.”

Gazetecilerin Taksim Gezi Parkı olayları sırasında palalı bir kişinin vatandaşlara saldırdığını ve ardından gözaltına alınan şahsın serbest bırakılması sorması üzerine ise Vural, “Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Bunlar cesareti nereden alıyorlar. Yani gerçekten burada hemen bu kişilerin serbest bırakılması yerine, böylesine bir tepki oluşmuşken başkalarını yaka paça sürüklüyorsunuz üç gün gözaltında tutuyorsunuz da, palalı bir kimseyi nezaketen çağırıp hemen serbest bırakmak yerine niye soruşturmayı derinleştirmiyorsunuz. Bütün bunlar toplumda bir çifte standart, hukukta ayrımcılık gibi bir anlayışı paralelinde getiriyor. Hukukun bu şekilde vatandaş tarafından adaletsiz olduğuna ilişkin bir kanaat hukuku yaralıyor. Gerçekten bu süreç maalesef sağlıklı oluşturulamadı” şeklinde konuştu.

Vatandaşlar arasındaki böyle bir tartışmanın çatışmaya dönmemesi gerektiğini vurgulayan Vural, MHP olarak vatandaşlara tavsiyelerinin bu olduğunu söyledi.

Mısır’da Mursi yönetimine askeri darbe ile son verilmesinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetinin tutumunu eleştiren Vural, konuşmasına şöyle devam etti:

“Darbe konusunda hükümetin tavrı nettir. Darbe ile gelen yeni rejimi kabul edip etmedikleri belli değil. Bu rejim meşrumudur. BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ile görüşüyor. Bence ABD Başkanı Obama ile görüşsün. Darbenin meşruiyeti konusunda net bir tavır oluşturulmasında ve buna prim verilmemesi konusunda tam net bir açıklama söz konusu değil. Darbeye karşı elbette bütün siyasi partilerin tavrı açık ve nettir. Burada herhangi problem söz konusu değildir.”

Çözüm süreci çerçevesinde başlayan ikinci aşamada bazı taleplerin yer aldığının sorulması üzerine de Vural, “Daha orta bir şey yok ama görünen ‘minareyi çalmışlar kılıfını hazırlıyorlar.’ Demek ki Kandil’in KCK’nın tehditleri karşısında hükümet boyun eğmiştir. Bütün bunları adım adım yerine getirecek. Yazılı mutabakat içerisinde olanları. Yani ne demek; Türkiye Cumhuriyeti devletinin dili Türkçedir. Daha ne yapacaklar isimleri değiştirecekler Kuzey Kürdistan mı diyecekler.

Nediyecekler böyle rezalet olur mu. Bu ne demektir. Bu bakımdan milletin iradesini alanlar PKK’nın iradesine teslim olduğu gözlenmektedir. Bunun demokrasiyle alakası yoktur. Millet iradesiyle alakası yoktur. Silaha, PKK’ya boyun eğilmiştir. Dilimizi değiştirecekler, isimleri değiştirecekler. Ne yapacaklar Sakarya’yı Sangaryos mu yapacaklar. Konya’yı Konyum mu yapacaklar. İstanbul’u Konstantinopolis mi yapacaklar. Ne yapacaklar. Türkiye’yi de değiştirecekler o zaman. Hükümeti uyarıyorum. Hiçbir tehdide boyun eğmeyin. PKK terör örgütünün ortaya koyduğu bu tehditler ve silahlı bir şekilde egemenlik alanına hakimiyet alanı oluşturduğu bu süreç içerisinde atılacak her bir adım bölgede KCK paralel bir devlet yapılanmasını meşrulaştırmak ve derinleştirmek yolunda bir adım olacaktır” dişe konuştu.

 

iha