Dolar 44,5480
Euro 52,1207
Altın 6.897,75
BİST 12.921,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Az Bulutlu
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Per 13°C
Cum 10°C
Cts 13°C
Paz 15°C

MHP’LI GÜNAL: 2023’Ü HEDEFLEYEN AKP 2013 HEDEFLERINI TUTTURAMADI!‏

MHP’LI GÜNAL: 2023’Ü HEDEFLEYEN AKP 2013 HEDEFLERINI TUTTURAMADI!‏
06/11/2013 22:49
A+
A-

Başbakanlık, MİT, MGK Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Türkiye İnsan Hakları Kurumu, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Tanıtım Fonu Kurulu Sekreterliği’nin 2014 Yılı Bütçelerinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan görüşmeleri esnasında söz alan MHP Antalya Milletvekili Doç. Dr. Mehmet GÜNAL; ilk olarak MHP tarafından ortaya atılan 2023 hedefini benimseyen AKP Hükümetinin 2013 hedeflerini bile tutturamadığını, lider ülke olabilmek için yapısal önlemler alınması gerektiğini söyledi. AKP’nin sağlıkta yap-kirala-devret modelinin kaynak israfı olduğunu belirten Günal, turizm çerçeve kanununun da hala çıkarılamadığını söyledi. Öte yandan, kendi çıkardığı mevzuata uymayan AKP’nin TBMM’yi ciddiye almadığını ifade eden Günal, MİT’in pazarlıklara aracı kılınarak tartışılan bir kurum haline getirilmesini de eleştirdi ve çözülme sürecine aracılık yerine kanuni görevini yerine getirmesini istedi.

Günal’ın konuşmasının özeti şöyle:

2023 Lider Ülke Türkiye Hedefi İçin Yapısal Önlemler Gerekiyor!

 Sayın Bakan’a herhâlde OVP’yi tam olarak sunmamışlar. Birkaç kez “2023 Türkiye vizyonuyla uyumlu, 2023 Türkiye hedefleri” diye konuştu. Bu hedeflerin benimsenmesinden şikâyetçi değiliz, memnun oluyoruz ama AKP Hükümeti daha iki yıldır 2023 hedefine sahip çıkmaya başladı. 2023 Lider Ülke Türkiye hedefi Milliyetçi Hareket Partisinin beyannamesinde, programında, daha önce de Sayın Genel Başkanımızın akademisyen kimliğiyle yazmış olduğu çalışmalarında ortaya konulan bir hedef, ama bütçe sunumunuzdan sanki AKP’nin on bir yıldır 2023 hedefi varmış gibi bir şey çıkıyor!

AKP Hükümeti 2023’ü bırakın 2013 hedeflerini tutturamamıştır. Örneğin Orta Vadeli Programında; 2013 büyüme hedefi yüzde 4’tü, şimdi yüzde 3,6’yı kabulleniyorsunuz. 2014 büyüme hedefi geçen sene yüzde 5’ti şimdi yüzde 4’e düşürdünüz, bunun da tutup tutmayacağını bilmiyoruz. Kişi başına millî gelirimiz 2013 yılında, geçen seneki hedefimize göre 11 bin 318 dolar olacakken şu anda 10 bin 818’e düşürüldü. Yani hedefleri revize ediyorsunuz. Enflasyonu geçen seneki hedefe göre yüzde 5,3’e çekecektik; şimdi yıl sonu itibarıyla 6,8 iyidir diyorsunuz; 2014’ü de 5’ten 5,3’e çıkardınız. İşsizlik geçen seneki hedeflerimize göre yüzde 8,9 olacaktı –o da %9’un altında göstermek istedikleri için yani gerçekçi değil–  şimdi %9,5’a tırmanıyor; 2014’te de %8,8’den %9,4’e revize edildi. Bu sonuca göre, testi kırılmadan bir an önce önlem almamız gerekiyor! Eğer üretim ekonomisine geçmezsek, yatırımı, ihracatı öncelik haline getiremezsek; sadece tüketime dayalı, dış borca dayalı, AVM ve inşaat ekonomisine dayalı gidersek, sadece hedef koyup revizelerle vakit geçirerek hedefi yakalama şansımız yok. MHP olarak bu hedeflerin tutturulabilmesini biz de istiyoruz. Çünkü Hükûmet kim olursa olsun, biz de gelsek başka bir parti de gelse Türkiye’nin lider ülke olma hedefinden uzaklaşmaması lazım!

Sağlıkta Yap-Kirala-Devret Modeli Kaynak İsrafıdır!

 

AKP’nin sağlık politikalarından bahsederken şehir hastanelerini övdünüz. Mecliste iktidarın oylarıyla önümüzdeki yirmi beş-otuz yılımızı ipotek altına alan Kamu-özel işbirliğiyle sağlık tesislerinin yap-kirala-devret modeliyle özel sektöre yaptırılmasına olanak sağlayan garabet gibi bir kanun çıktı. Sadece yıldız yenilemenin dışında bir tek faydası yok. Bu modelin en azından bir uygulamasının yapılıp faydasının, zararının görülmesi gerekiyordu. Yeni yatak kapasitesi yaratmadan bunu yapacaksın diye YPK kararı var. Devam eden yatırımlar tamamlandığı zaman Kalkınma Bakanlığının yani rahmetli DPT’nin koymuş olduğu orta ve uzun vadeli hedeflere, yatak kapasitesi hedeflerine ilave yatak kapasitesine ihtiyaç kalmadan ulaşılmış oluyor. Bu işi yaparken önümüzdeki yirmi beş-otuz senenin kamu kaynaklarını oraya bağımlı hâle getirmek çok sağlıklı değil.

Turizm Kanununu Çıkaramayan AKP Turist Sayısıyla Övünüyor!

Turizmle gelirleri ile ilgili sayı hedefleri koymuşsunuz ama Turist sayısı arttıkça gelirin de paralel artması gerekirken maalesef Türkiye’de kişi başına turizm gelir düşüyor. Antalya Milletvekili olarak 7 yıldır her bütçe görüşmesinde iki tane Turizm Bakanı değişti, hâlâ bizim turizm çerçeve kanunumuz çıkmadı. Turizm Eylem Planı 2007-2012’ydi, bitti, hâlâ Eylem Planı’ndaki hiçbir şeyi harekete geçiremedik çünkü kanun çıkmadı. Muhalefet milletvekili olarak katkımız neyse bunları yapalım dedik yine diyoruz. Bakanlıkta taslak var zaten Meclise getirirseniz hemen çıkarırız. Buraya neler geliyor, Meclisten çok hızlı kanun çıkarabiliyor, aceleden bir gecede çıkan bir sürü kanun var. SPK Kanunu’nu çıkardık, borsayı bir maddeyle özelleştirdik, geçti gitti.

Kendi Çıkardığı Mevzuata Uymayan AKP TBMM’yi Ciddiye Almıyor!

 

Kanunlar Kararlar Genel Müdürlüğü hiçbir fonksiyon şu anda ifa etmiyor, edemiyor çünkü Meclise gelen kanunları inceleme, görüş alma, bunları toparlayıp o kurumalar arasında daha önce yapmış olduğu koordinasyon maalesef Hükûmet tarafından kaldırıldı, yani AKP kendi çıkardığı mevzuat hazırlama yönetmeliğine uymuyor! Başbakanlığın mevzuat hazırlama yönetmeliğine uymadan Meclise birçok kanun geliyor. Ne etki analizi var, ne bununla ilgili çalışmalar var, ne ilgili kurumlardan görüş alınmış; apar topar geliyor, “ihtiyaçtan, sahibinden, aceleden” satılık mal gibi buraya kuyruğa giriyor. En komiği de tasarı olarak hazırladığınız bir şeylerin burada teklif olarak, o kapsamdaki bazı çalışmaların, buraya kanun teklifi olarak aceleden gelmesi. Böylece kurumlardan görüş alınmadan geliyor. Dolayısıyla Meclis Genel Kurulunda da, Plan ve Bütçe Komisyonunda da sadece şekil şartlarını düzeltirken bile aşırı zaman kaybına neden oluyor. Onun için, bu sürecin doğru çalışması için o mevzuat hazırlama yönetmeliğinin ilgili maddelerine uygun olarak, bir süzgeçten geçerek buraya gelmesinde fayda mülahaza ediyoruz. Çünkü, çok komediler yaşadık sadece tasarı yerini daksille silip elle “teklif” diye yazmışlar. Yani bir fotokopi çekip de üzerine fotomontaj dâhi yapmamışlar. Yani o zaman saygınlığımıza gölge düşüyor. Bunları işin ne kadar artık ciddiyetsizleşmeye başladığını görmeniz için söylüyorum!

MİT “Çözülme Sürecine” Aracılık Yapmasın, Görevini Yapsın!

 

“Çözüm süreci bir al-ver süreci değildir.” dediniz. Ben tersinden itiraf gibi algılıyorum. Yapılan pazarlıkları biliyoruz, her pazarlığın her tehdidin arkasından da bir kanun çıktığını, ana dilde savunma, cezaeviyle ilgili, gizi tanıklarla ilgili birçok düzenlemenin küçük bir pazarlığın arkasından çıktığını biliyoruz. Hatta “Ne yapalım, bizim söylediğimiz kanunların çıkması için biz de mi biz de mi dağa çıkalım, biz de mi tehdit edelim yani terörize mi edelim?” dediğimi hatırlıyorum Adalet Bakanına. Onun için, bu bir al-ver süreci gibi görünüyor, maalesef. Şöyle söylemiş konuşma metninde sayın Bakan: “MİT’in görevi Türkiye Cumhuriyetinin ülkesi ve milletiyle bütünlüğüne, varlığına, bağımsızlığına, güvenliğine, anayasal düzenine ve milli birliğini meydana getiren bütün unsurlarına karşı…” diyerek sanki karşı çalışıyormuş gibi bir duruma geliyor. “İçten ve dıştan gelecek tehlikelere…” diyor ama şu anda yapılan görüşmelere, MİT’e vermiş olduğunuz göreve baktığım zaman maalesef kendi görevlerinin dışında işlerle uğraştırıldığını ve kurumsal olarak değil, sadece Müsteşar üzerinden birtakım çalışmalar yapılarak kurumun da yıpratıldığını düşünüyorum. Tabii diğer konularda oralara girmeyeceğim çünkü biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak Türkiye Cumhuriyetinin hiçbir kurumunun yabancılar tarafından eleştirilmesine, malzeme yapılmasına müsaade etmeyiz. MHP olarak baştan beri savunmuş olduğumuz ve bizim “çözülme süreci” dediğimiz süreçte o kurumun bu kadar işin içine sokularak yıpratılmasına karşı olduğumuzu söylüyoruz.

Dış Temsilcilikler Arpalık Haline Gelmesin!

 

Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansının dış temsilcilikleriyle ilgili tam on dokuz tane temsilcilik saydım. Bakana Hükûmetin bir üyesi olarak söylüyorum; Türkiye Cumhuriyeti’nin büyükelçilikleri var. Her kurumun ayrı ayrı temsilcilik, ayrı ayrı bir bina, ayrı şeyler yapmasını doğru bulmuyorum. Çünkü Ekonomi Bakanlığının var, Kalkınma Bakanlığının var, Dış İşleri Bakanlığının var, diğer bakanlıkların müşavirlikleri var. Bir büyükelçilik bünyesi içerisinde yer alacak ekonomi müşaviri, o ülke eğer yatırımlar açısından önemliyse o ağırlıklı olsun. Öbür tarafta, SPK’nın temsilcisi olacaksa o ayrı olsun, Merkez Bankasının olacaksa o ayrı olsun. Yani her kurumun ayrı ayrı özellikle bu ekonomik konularda temsilcilikler yapması bir süre sonra arpalığa dönüşüyor ve asıl amacından uzaklaşıyor. Bu konuda bir koordinasyon yapılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum. Tanıtım yapılsın, yurtdışına yatırımla ilgili de tanıtım yapılabilir ona da itirazımız yok. Bu doğal bir şey. Bizim de tek durak iş merkezleriyle ilgili önerilerimiz var, parti programımızda var, yatırım ortamının iyileştirilmesi hem yerli hem yabancılar için çok doğal bir şey ama bunu yaparken yeni kurumsal yapılanmalarla, yeni bürokratik yapılanmalarla gitmeyelim, mevcudun üzerine iyileştirerek hep beraber, ekonomik olarak ortamın iyileştirilmesine çalışalım.