MHP’LI AYHAN: TÜRK MILLETI BU REZALETI UNUTMAYACAKTIR
MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan “AKP ile PKK’nın uzlaşmasının net bir şekilde kamuoyuna ilan edildiği gün artık anayasa problemlerinin görüşülmesinin zamanlama açısından örtüşmesi de her iki taraf açısından bilinmeyen değil, heyecan verici bir durum olacaktır” dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan “AKP ile PKK’nın uzlaşmasının net bir şekilde kamuoyuna ilan edildiği gün artık anayasa problemlerinin görüşülmesinin zamanlama açısından örtüşmesi de her iki taraf açısından bilinmeyen değil, heyecan verici bir durum olacaktır” dedi.
Ayhan’ın açıklamaları şu şekilde:
TÜRK MİLLETİ BU REZALETİ UNUTMAYACAKTIR
PKK ile AKP anlaşmış, mutabakat sağlanmış gözükmektedir. PKK konuşmakta, Başbakan susmaktadır.
Ancak, geçmişte her ikisinin duruşlarındaki oynaklık hem birbirlerine, hem de kamuoyuna güven telkin etmemektedir.
Mevcut gelişmeler AKP’nin PKK’ya teslim olduğunu göstermektedir. PKK, AKP’ye diz çöktürmüş AKP’yi tuş etmiştir.
PKK Kandilden çekilme aşamasında herhangi bir bombardıman yada çatışma yaşanmaması için Türkiye Cumhuriyetini tehdit etmektedir. Başbakan bu zillete katlanarak sessizliği yeğlemektedir. Daha da vahimi, AKP yöneticileri PKK’nın bu tehdidini helalleşme olarak algılamakta ve gayet normal görmektedir.
Gelişmelerden AKP’nin hiç rahatsız olmadığı da ortadadır.
Çatışmaya meydan vermeden bilinen yollardan PKK’nın çıkış yapacağı ifade ediliyor. Bilinen yolları hükümet bilmiyor mu?
Silah bırakmaktan, suçluların yakalanıp adalete teslim edilmesinden hiç bahsedilmiyor. Suçlular geçecek, güvenlik güçleri seyredecek. Hükümet ses çıkartmayacak. Olay budur.
PKK’nın geri çekilmesi, kademeli geri çekilme, gizlilik ve disiplin içinde olacakmış.
Kuzey Irak’a gideceklermiş. Zaten geri kalanı da orada yabancı değil onlar için. AKP bundan haberdar değil mi? Şimdiye kadar neredelerdi?
Türk ordusu ciddiyete davet ediliyor.
Türk ordusunun PKK’yı tahrik etmemesi isteniyor.
Bağımsız heyetlerin süreci izlemesi isteniyor. Bundan AKP sıkıntı duymuyor mu?
Belki de açıklama esnasında AKP temsilci bulundurmayı bile arzu etmiştir. Ama şartlar daha olgunlaşmamıştır.
AKP şeffaf değildir, çözüm süreci denilen ihanet sürecinin neleri kapsadığını millete anlatamamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları AKP tarafından ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmektedir.
Üzerinde anlaşılan yasal düzenlemeler, anayasa değişiklikleri ve Öcalan’ın özgürleşmesi hususlarına AKP ne diyecektir.
Bunları kabullenmiş mi dir? Bu konularda AKP ve PKK anlaşmışlar mıdır?
Yapılan bu gizli anlaşmanın bir maddesi de centilmenlik anlaşması mıdır? Habur’daki rezaleti tekrar yaşamamak için PKK, Kandil’deki açıklamayı propaganda vasıtası yapmaktan geri durmuştur.
Başbakanın, açıklamanın yapıldığı gün konuyla ilgili konuşmaktan kaçınması, soru almaması hususları, dikkate alındığında terörü muhatap almıyor havası yayamaya çalışmasındandır. Ancak gerçekleşen olaylar bize kimin neyi muhatap almadığını göstermektedir.
AKP Türkiye’yi terörist ikmal ve dinleme yeri haline getirmiştir. PKK’yı güçlendirmemek için hiçbir söz söylememektedirler.
Ancak, akiller bu boşluğu TV ekranlarında doldurmaya başlamıştır.
Geçmişteki tecrübelerinden yararlanan AKP ve PKK konuyu farklı şekilde değerlendirmeye başlamışlardır. Yöntem değiştirmişlerdir.
AKP ile PKK’nın uzlaşmasının net bir şekilde kamuoyuna ilan edildiği gün artık anayasa problemlerinin görüşülmesinin zamanlama açısından örtüşmesi de her iki taraf açısından bilinmeyen değil, heyecan verici bir durum olacaktır.
PKK, demokratik özerklik gerçekleşinceye kadar silah bırakmayacağını söylemiştir. Peki AKP buna ne diyecektir.
Devlet şantaja maruz kalmıştır. Devlet tehdide maruz kalmıştır. AKP’de ses çıkmadığı gibi sevinç çığlıkları görülmektedir.
Artık, TV ekranlarında AKP bülbülleri PKK’nın AKP’ye jest yaptığını, onları da rahatlatmak gerektiğini, silah bırakılmamasının da makul karşılanması gerektiği söylenmektedir.
PKK’nın bu jestlerine karşı KCK’lıların tahliye edilmesi gerektiği açıkça belirtilmektedir.
AKP ülkenin itibar ve saygınlığını zedelemiştir.
AKP sayesinde önüne gelen herkes Türkiye Cumhuriyetine diklenir olmuştur.
AKP milletin hak ve hukukunu savunmamakta PKK’ya tabi olmaktadır.
AKP’nin PKK ve Öcalan ile müzakeresi milletin gözü önünde cereyan etmektedir.
PKK Kandilden gündem belirlemeye başlamıştır.
AKP sayesinde PKK Türkiye Cumhuriyeti ile eşitlerden biri olarak mütala edilmeye çalışılmaktadır.
AKP PKK’nın Kandil’den gündem belirlemesine ortam hazırlamaktadır.
AKP, PKK’nın meşrulaşmasına katkı sağlamaktadır.
AKP’nin ne kadar acziyet içinde olduğu ortaya çıkmıştır.
PKK, AKP’nin sayesinde TSK’nın duyarlılık içinde ve ciddiyetle hareket etmesini hatırlatmış ve devletin PKK’yı tahrik etmemesini talep etmiştir.
Şimdi;
PKK, etnik temelli bölücü bir örgüt, insanlarımızı katletmekten, vatanı bölmekten, milleti ayırmaktan vaz mı geçecektir?
PKK’lı teröristlerden hesap sorulmaması devleti yönetenler açısından ihanettir. Onlarda bu suçu işleyenler kadar suçlu olacaktır?
Kuzey Irak’a gidecekleri yer de zaten türdeşleri vardır. Bu nedenle PKK’nın çekilmesi yalandır. Çekilme stratejik bir taktiktir.
Başbakan PKK’nın silahları gömmelerini istemiştir. Bu anlaşılabilir bir şey midir? Suçlular ne olacaktır? Başbakan her zillete rıza gösterir olmuştur.
PKK’dan hesap sorulması AKP’nin de namus borcudur. AKP böyle bir vazifeden kendini vareste mi tutmaktadır.
Başbakan ve hükümeti TSK’ya suç teşkil edecek yani suçluları görmezden gelecek emir vermeleri durumda anayasa suçu işleyeceklerdir.
Bu olay Türk milletinin çözülmesiyle karşı karşıya kaldığını göstermektedir.
Hükümet olayı takip etmekle yetinmekle görevini yapmamaktadır.
Hükümet kendi yol arkadaşlarını açıklamaya başlamış ve çaktırmadan onların nasıl hareket etmesi gerektiğini talimatlandırmaya başlamıştır.
Türk milletinin umudu olan Milliyetçi Hareket Partisi tüm yaşananları dikkatle takip etmektedir.
Türk milleti bu rezilliği kabul etmeyecektir.