MHP’DEN BASBAKAN’A CEVAP
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri Sayın İsmet BÜYÜKATAMAN’ın “Başbakan’ın partimizi ve Sayın Genel Başkanımızı hedef alan çirkin sözlerine” ilişkin yazılı basın açıklamasında bulunduSayın Genel Başkanımız partimizin grup toplantısında yaptığı konuşmada
Milliyetçi Hareket’in nasıl bir Cumhurbaşkanı istediğini, Tayyip Erdoğan’ın neden
Cumhurbaşkanı olamayacağını güzel örneklerle tartışılmaz bir şekilde ortaya
koymuştur. Aziz Türk milletinin takdirle karşıladığı bu konuşma üzerine Başbakan
Erdoğan; öfke nöbeti geçirmiş, kimyası bozulmuş, şirazesi kaymış ve kendisini
kaybederek ne dediğini bilmez bir psikolojiye bürünmüştür.
Sarf ettiği cümlelerle makam hırsının onu ne denli acınacak bir hâle getirdiğini
özetlemiş ve iktidar ehliyetini kaybettiğini de tescillemiştir. Tüm benliğini işgal eden
bu hastalıktan yakasını kurtarması artık imkânsızdır. Bu yüzden Türk milletinin kanına
işlemeye çalışan AKP mikrobu ile birlikte Erdoğan müptelasından en kısa sürede
kurtulması gerekmektedir. Anadolu’da Milliyetçi Hareket’e yönelişin ayak seslerini
duyan Başbakan’ın iktidardan uzaklaşma korkusu yersiz de değildir. Başbakan
endişelenmelidir, çünkü büyük Türk milletinin desteğiyle Milliyetçi Hareket Partisi
ensesindedir. MHP iktidarında yolsuzlukların, arsızlıkların, adam kayırmanın, ülkeyi
demokrasiden uzaklaştırıp parti devleti hâline getirme gayretlerinin, bölücülerle
yapılan pazarlıkların, bölücülere peşkeş çekilen millî değerlerin hesabı en üst
dereceden sorulacaktır.
Bu hesabın korkusu ve telaşlı ruh haliyle Başbakan partisinin grup toplantısında
partimize ve Sayın Genel Başkanımıza tekrarı bile çirkin olacak ifadeler kullanmıştır.
Öncelikle Başbakan bu sözlerinden de, kendinden de utanmalıdır.
Başbakan Erdoğan; kendisi, ailesi, bakanları, yandaş işadamları ve yakın çevresi
hakkındaki şaibeleri aydınlatmak ve hukuken netleştirmek yerine reddiyeci bir tutumla
önüne kim geliyorsa, karşısına kim dikiliyorsa saldırmış, suçlamaların önünü kesmeye
azmetmiştir. Başbakan Erdoğan yargıyı çalışamaz hâle getirmiştir. İktidar adaletin
terazisini bozmuş, mahkemelerin güvenirliliğini tartışmaya açmıştır.
Allah’ın ayeti açıktır. Bakara Suresi 188. Ayet’inde yüce Allah (c.c.) rüşvet
almayı da vermeyi de yasaklamıştır. Bugün yaşadığımız süreçte AKP iktidarının sahte
dindarlığı, din tüccarlığı ortaya çıkmıştır. Zira onlar Allah’ın ayetlerini dünya malı
karşılığında satmışlardır.
Hiç utanmadan, sıkılmadan inançlarımıza hakaret eden eski Bakan başta olmak
üzere, adı türlü skandallara karışanlarla adeta devlete ve millete meydan okurcasına
balkon konuşması yapmaya cüret eden Başbakan bilmelidir ki dinimize hakaret
edenlerin ve hırsızların yeri AKP Genel Merkezinin balkonu değil cezaevidir. Tabii
ki AKP Genel Merkezi hırsızların ve din düşmanlarının sığınağı olmuşsa ve bu tip
kişiler bu sığınakta “ak”lanıyorlarsa onu bilemeyiz. Kendilerine o günah madeninde
mutluluklar dileriz. Başbakan’ın “salya” ile ilgili sözlerine ise biz değil Hz. Mevlana
şu sözlerle asırlar öncesinden gayet güzel cevap vermektedir;
“Kör cehalet çirkefleştirir insanları”
Milliyetçi Hareket Partililer, ülkemizin üzerinde oynanan derin ve büyük oyuna
tek bir yürek hâlinde cevap vereceklerdir. Sayın Devlet Bahçeli ve MHP kadrolarının;
Büyük Orta Doğu Projesine, sözde Kürdistan’ın Suriye ve Türkiye ayaklarına karşı
topyekûn verdikleri mücadele karşısında maruz kaldıkları komplo ve ihanetler,
geçmişte olduğu gibi, bugün ve yarın da boşa çıkacaktır.
Başbakan Tayyip Erdoğan şehide “kelle” derken, MHP “şehitler ölmez”
demektedir. Tayyip Erdoğan’ın “sayın” dediğine, MHP “bölücübaşı” demektedir,
“cani” demektedir, “terörist” demektedir.
Tayyip Erdoğan’ın “ayaklarımın altında” dediği milliyetçiliğe, MHP
“gönlümüzde yanan meşaledir” demektedir. Tayyip Erdoğan’ın “şu Türklükten
kurtulsak” dediği yerde, MHP “Türk milletinin kardeşliği” demektedir. Tayyip
Erdoğan’ın iş adamlarından çocukları için burs dilendiği yerde, MHP “siyaset ve
ticaret bir arada olmaz” demektedir.
Tayyip Erdoğan’ın “36 etnik unsur” dediği yerde, MHP “Türkiye bir
bütündür, bölünemez” demektedir. Erdoğan’ın yol arkadaşı Bakara suresini
“makara” konusu yaparken, MHP “rehber Kur’an” demektedir. Tayyip Erdoğan
ve avanesi battıkça çirkefleşirken, ülkücüler İslam’ın bu çağda sancaktarlığını
yapmaktadır. Herkes yanındakinden verir, temsil ettiğini dillendirir.
Bu sebeplerle “Ben bir yıldır bunları ağzıma almıyorum” diyen Başbakan’ın
MHP’yi kirli ağzına almaması gayet doğaldır.
Ve şimdi Başbakan, Sayın Genel Başkanımızın sözleri için “iftira” diyemediği
için çirkefleşmekte, seviye düşürmekte ve bayağılaşmaktadır. Başbakan partimize ve
Sayın Genel Başkanımıza yönelik çirkin sözlerinden ötürü derhal özür dilemelidir.
Yoksa Türk milletinin desteğiyle çıktığımız iktidar yürüyüşünde kendilerinden
hesap sorarken kendisinin ve avanesinin “salya sümük” ağlayışları da fayda
etmeyecek, sekerat anında edecekleri iman kabul görmeyecektir.