Dolar 44,6144
Euro 52,4639
Altın 6.812,73
BİST 14.073,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
13°C
Parçalı Bulutlu
Paz 14°C
Pts 16°C
Sal 18°C
Çar 16°C

MHP’DEN BASBAKAN’A CEVAP

MHP’DEN BASBAKAN’A CEVAP
10/04/2014 14:17
A+
A-

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri Sayın İsmet BÜYÜKATAMAN’ın “Başbakan’ın partimizi ve Sayın Genel Başkanımızı hedef alan çirkin sözlerine” ilişkin yazılı basın açıklamasında bulunduSayın Genel Başkanımız partimizin grup toplantısında yaptığı konuşmada

Milliyetçi Hareket’in nasıl bir Cumhurbaşkanı istediğini, Tayyip Erdoğan’ın neden

Cumhurbaşkanı olamayacağını güzel örneklerle tartışılmaz bir şekilde ortaya

koymuştur. Aziz Türk milletinin takdirle karşıladığı bu konuşma üzerine Başbakan

Erdoğan; öfke nöbeti geçirmiş, kimyası bozulmuş, şirazesi kaymış ve kendisini

kaybederek ne dediğini bilmez bir psikolojiye bürünmüştür.

Sarf ettiği cümlelerle makam hırsının onu ne denli acınacak bir hâle getirdiğini

özetlemiş ve iktidar ehliyetini kaybettiğini de tescillemiştir. Tüm benliğini işgal eden

bu hastalıktan yakasını kurtarması artık imkânsızdır. Bu yüzden Türk milletinin kanına

işlemeye çalışan AKP mikrobu ile birlikte Erdoğan müptelasından en kısa sürede

kurtulması gerekmektedir. Anadolu’da Milliyetçi Hareket’e yönelişin ayak seslerini

duyan Başbakan’ın iktidardan uzaklaşma korkusu yersiz de değildir. Başbakan

endişelenmelidir, çünkü büyük Türk milletinin desteğiyle Milliyetçi Hareket Partisi

ensesindedir. MHP iktidarında yolsuzlukların, arsızlıkların, adam kayırmanın, ülkeyi

demokrasiden uzaklaştırıp parti devleti hâline getirme gayretlerinin, bölücülerle

yapılan pazarlıkların, bölücülere peşkeş çekilen millî değerlerin hesabı en üst

dereceden sorulacaktır.

Bu hesabın korkusu ve telaşlı ruh haliyle Başbakan partisinin grup toplantısında

partimize ve Sayın Genel Başkanımıza tekrarı bile çirkin olacak ifadeler kullanmıştır.

Öncelikle Başbakan bu sözlerinden de, kendinden de utanmalıdır.

Başbakan Erdoğan; kendisi, ailesi, bakanları, yandaş işadamları ve yakın çevresi

hakkındaki şaibeleri aydınlatmak ve hukuken netleştirmek yerine reddiyeci bir tutumla

önüne kim geliyorsa, karşısına kim dikiliyorsa saldırmış, suçlamaların önünü kesmeye

azmetmiştir. Başbakan Erdoğan yargıyı çalışamaz hâle getirmiştir. İktidar adaletin

terazisini bozmuş, mahkemelerin güvenirliliğini tartışmaya açmıştır.

Allah’ın ayeti açıktır. Bakara Suresi 188. Ayet’inde yüce Allah (c.c.) rüşvet

almayı da vermeyi de yasaklamıştır. Bugün yaşadığımız süreçte AKP iktidarının sahte

dindarlığı, din tüccarlığı ortaya çıkmıştır. Zira onlar Allah’ın ayetlerini dünya malı

karşılığında satmışlardır.

Hiç utanmadan, sıkılmadan inançlarımıza hakaret eden eski Bakan başta olmak

üzere, adı türlü skandallara karışanlarla adeta devlete ve millete meydan okurcasına

balkon konuşması yapmaya cüret eden Başbakan bilmelidir ki dinimize hakaret

edenlerin ve hırsızların yeri AKP Genel Merkezinin balkonu değil cezaevidir. Tabii

ki AKP Genel Merkezi hırsızların ve din düşmanlarının sığınağı olmuşsa ve bu tip

kişiler bu sığınakta “ak”lanıyorlarsa onu bilemeyiz. Kendilerine o günah madeninde

mutluluklar dileriz. Başbakan’ın “salya” ile ilgili sözlerine ise biz değil Hz. Mevlana

şu sözlerle asırlar öncesinden gayet güzel cevap vermektedir;

“Kör cehalet çirkefleştirir insanları”

Milliyetçi Hareket Partililer, ülkemizin üzerinde oynanan derin ve büyük oyuna

tek bir yürek hâlinde cevap vereceklerdir. Sayın Devlet Bahçeli ve MHP kadrolarının;

Büyük Orta Doğu Projesine, sözde Kürdistan’ın Suriye ve Türkiye ayaklarına karşı

topyekûn verdikleri mücadele karşısında maruz kaldıkları komplo ve ihanetler,

geçmişte olduğu gibi, bugün ve yarın da boşa çıkacaktır.

Başbakan Tayyip Erdoğan şehide “kelle” derken, MHP “şehitler ölmez”

demektedir. Tayyip Erdoğan’ın “sayın” dediğine, MHP “bölücübaşı” demektedir,

“cani” demektedir, “terörist” demektedir.

Tayyip Erdoğan’ın “ayaklarımın altında” dediği milliyetçiliğe, MHP

“gönlümüzde yanan meşaledir” demektedir. Tayyip Erdoğan’ın “şu Türklükten

kurtulsak” dediği yerde, MHP “Türk milletinin kardeşliği” demektedir. Tayyip

Erdoğan’ın iş adamlarından çocukları için burs dilendiği yerde, MHP “siyaset ve

ticaret bir arada olmaz” demektedir.

Tayyip Erdoğan’ın “36 etnik unsur” dediği yerde, MHP “Türkiye bir

bütündür, bölünemez” demektedir. Erdoğan’ın yol arkadaşı Bakara suresini

“makara” konusu yaparken, MHP “rehber Kur’an” demektedir. Tayyip Erdoğan

ve avanesi battıkça çirkefleşirken, ülkücüler İslam’ın bu çağda sancaktarlığını

yapmaktadır. Herkes yanındakinden verir, temsil ettiğini dillendirir.

Bu sebeplerle “Ben bir yıldır bunları ağzıma almıyorum” diyen Başbakan’ın

MHP’yi kirli ağzına almaması gayet doğaldır.

Ve şimdi Başbakan, Sayın Genel Başkanımızın sözleri için “iftira” diyemediği

için çirkefleşmekte, seviye düşürmekte ve bayağılaşmaktadır. Başbakan partimize ve

Sayın Genel Başkanımıza yönelik çirkin sözlerinden ötürü derhal özür dilemelidir.

Yoksa Türk milletinin desteğiyle çıktığımız iktidar yürüyüşünde kendilerinden

hesap sorarken kendisinin ve avanesinin “salya sümük” ağlayışları da fayda

etmeyecek, sekerat anında edecekleri iman kabul görmeyecektir.