Dolar 44,2207
Euro 50,5377
Altın 7.136,03
BİST 13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Az Bulutlu
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Paz 10°C
Pts 12°C
Sal 12°C
Çar 10°C

MHP Lideri Devlet Bahçeli: MHP’nin duruşu doğrudur

MHP Lideri Devlet Bahçeli: MHP’nin duruşu doğrudur
13/01/2026 13:30
A+
A-

MHP Lideri Devlet Bahçeli: MHP’nin duruşu doğrudur
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada ‘Siyasetin kaldığı kadar zamanın da doğru olması gerekmektedir. MHP’nin siyaseti, mücadelesi, politikaları, ülküsü vardır.’ dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu.

Lider Bahçeli konuşmasında ‘Siyasetin kaldığı kadar zamanın da doğru olması gerekmektedir. MHP’nin siyaseti, mücadelesi, politikaları, ülküsü vardır.’ diye konuştu.

“MHP’NİN SİYASETİ DOĞRUDUR
Daha önce de dediğim gibi siyasetin doğruluğu kadar zamanın da doğru olması gerekir. Doğru zamanda yanlış siyaset ham hayalin peşinde oyalanmaktır. MHP’nin siyaseti doğrudur, mücadelesi doğrudur. İlkeleri, ülküsü doğrudur. Siyasetimiz tutarlı ve dengelidir.

iman ve irade gemisidir
Vatanseverlik sınavından geçemeyen siyaset gerçek manada siyaset değildir, insanımıza hiçbir hayrı dokunmayacaktır. İçinde bulunduğumuz gemi metruk bir gemi değil, dev dalgalara cesaretle direnen iman ve irade gemisidir.

Basiret, hayatı ve siyaseti doğru okumaktır
Basiret yoksunu siyaset zihniyeti pek çok badireye davet açacaktır. Önemli tehlike de budur. Basiret, hayatı ve siyaseti doğru okumaktır. Görüneni ve gösterilmek isteneni sezgi ve bilgi ile kavramak demektir. MHP ile Cumhur İttifakı’nın yapacağı budur. Fikir demek hayat demektir, siyaset demektir. Duyuş demektir. Durgunluğu aşan eylem demektir.

Fikirlerin kanatları vardır
Fikirlerin kanatları vardır; kimse onların insanlığa ulaşmasını engelleyemez. Hele ki doğru bir fikrin önünde hiçbir bariyer, hiçbir duvar tutunamaz. Milliyetçi-ülkücü hareketin fikir ve düşünce düzeyi göz kamaştırmaktadır. Bu kapsamda kalem oynatan, kelimelere ruh katan; fikir namusunu siyasi mücadelesinin omurgası yapan, deyim yerindeyse emeğiyle yüreğini birleştiren nice serden geçen gönüller, nice münevver ve mütehassıs isimler davamızın yükselişine her saha ve zeminde hizmet etmişlerdir. Tasavvur vadisinden fiiliyat sahnesine, fikir evresinden hareket evrenine pek çok zorluğu aşa aşa geçen Türk milliyetçiliği; toplum ve millet nezdinde çok büyük takdir ve sevgiye müstahak olmuştur.

Karganın dünyası başka, şahinin dünyası başkadır
Haklı ve haysiyet mihverine dayalı hiçbir mücadele kolay yollardan geçmemiş; ikbalin düşkünlüğü, davanın itibar ve iffet düzeyiyle değişmemiştir. Pakistanlı âlim, şair, filozof ve politikacı Muhammed İkbal demişti ki: “Aynı gökte uçarlar; fakat karganın dünyası başka, şahinin dünyası başkadır.”

Kur­dun dünyası başka, sırtlanın dünyası bambaşkadır
Ben de diyorum ki: Kur­dun dünyası başka, sırtlanın dünyası bambaşkadır. İnsan, muhabbet üzere yaşamalıdır. Hayatın manasını kavrayabilmek için sevgi ve saygının şart olduğu bilinmelidir. Sevgi, saygı, merhamet ve vicdanıyla cem olan bir insan; sürülerek yaşamakla Allah rızasına müdahil yaşamayı birbirinden ayırmayı başaran insandır.

“Ben, ben” demeyi bırakarak “biz”e ulaşmayı telkin eden büyük şairimiz Bahtiyar Vahapzade’nin, “Bir hükme, bir fermana ben başımı eğmedim” sözü; ayrılığa, haksızlığa ve milli birliğin kopuşuna karşı bir nevi meydan okuyuştur. Milliyetçi Hareket Partisi’nin mütemayiz gayesi; benlerden oluşan muazzam çokluğu “biz” kalıbında birleştirmek, bunu da sevgi, saygı, empati, anlayış, hoşgörü, karşılıklı anlayış ve kaynaşma ile gerçekleştirmektir.

Gerekirse fincancı katırlarını ürkütmek amacındayız
14. yüzyılda yaşamış meşhur seyyah İbn Battuta, klasikleşmiş eserinde Anadolu’da ahî zaviyelerinde yapılan toplantı ve ayinlerde herkesin külahını önüne koyarak oturduğunu yazmıştır. Biz de şapkamızı önümüze koyup, nokta zamanla akan zaman arasındaki gelişmeleri doğrusu ne ise o şekilde ele almak; gerekirse fincancı katırlarını ürkütmek amacındayız. Doğru ne ise onu konuşmalıyız. Üstelik eğmeden, bükmeden; kılı kırk yaran, tecrübeli akıl ve ahlakın merceğinden karşımızdaki meseleleri dürüstçe okumalıyız. dedi.

Kaynak: Türkgün