Dolar 44,5896
Euro 52,1483
Altın 6.796,11
BİST 13.594,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Az Bulutlu
İstanbul
13°C
Az Bulutlu
Cum 10°C
Cts 13°C
Paz 13°C
Pts 16°C

KILIÇDAROĞLU: TSK’NIN BAŞKA BİR ÜLKENİN TOPRAKLARINA GİRMESİNİ İSTEMİYORUZ

KILIÇDAROĞLU: TSK’NIN BAŞKA BİR ÜLKENİN TOPRAKLARINA GİRMESİNİ İSTEMİYORUZ
28/09/2014 01:56
A+
A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sıcak bir savaşın unsuru olmasını istemediklerini belirterek, “Tezkerenin içeriğine bakacağız. Biz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başka bir ülkenin topraklarına girmesini istemiyoruz” dedi.Kemal Kılıçdaroğlu, aşçılar diyarı Bolu’nun Mengen İlçesi’nde düzenlenen 30’uncu Uluslararası Mengen Aşçılık ve Turizm Festivali’ne katıldı. İlçe girişinde aşçı federasyonu ve dernekleri temsilcileri ile vatandaşlar tarafından karşılanan Kemal Kılıçdaroğlu, kortej yürüyüşüne katıldı. Bando eşliğinde düzenlenen yürüyüş sırasında Kılıçdaroğlu, vatandaşları selamladı. Mengen Belediyesi’ni ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın IŞİD’e karşı kara harekatı düzenlenmesi yönündeki açıklamalarıyla ilgili olarak, “Önce tezkerenin içeriğine bakacağız. Biz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başka bir ülkenin topraklarına girmesini istemiyoruz. Sıcak savaşın bir unsuru olmasını istemiyoruz. Bu düşüncemizi defalarca dile getirdik” diye konuştu.

Öğrencilerin 5’inci sınıftan itibaren derslere başörtülü girilebileceği yönündeki soruyu Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin dünya kadar sorunu var, gidiyor Birleşmiş Milletler’de boş sıralara konuşma yapıyor. IŞİD denilen bir bela var. Çok insanı öldürüyor ve Türkiye için de bir risk. Türkiye için bir tehlike. Hükümet daha düne kadar buna terör örgütü bile diyemiyordu. 101 gün 49 vatandaşımız IŞİD’ın elinde rehin tutuldu. Bölgede itibarımız kalmadı, batıda itibarımız kalmadı. Vatandaş borç batağı içinde, biz neyi tartışıyoruz. 5 yaşındaki çocuğa, 7 yaşındaki çocuğa türban takalım diye gündeme getiriyorlar. Bunlar doğru değil. Çocuğun elbette korunması gerekiyor. Çocuğun üstün yararı diye bir kavramı var. Bizim bunun gereklerini yerine getirmemiz lazım. Çocuğu iyi eğitmemiz lazım ve çağdaş bir dünyada okuyabilmeli. Aklın özgürlüğü nedir onu bilebilmeli. Biz şimdi çocuğu alıp siyasi meta, siyasi unsur haline getiriyoruz. Siyasetimizin bir parçası haline getiriyoruz. Yazık günah bizim çocuklarımıza. Bizim çocuklarımız neden bir siyasetin parçası olsunlar” diyerek cevapladı.

Kılıçdaroğlu eğitim sisteminin çağdışı olmaması gerektiğini söyleyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ben özellikle bu kararı alan Milli Eğitim Bakanı’ndan şunu isterim; Sen acaba Osmanlı’nın hangi gerekçeyle battığını, hangi gerekçeyle yok olduğunu biliyor musun acaba. Osmanlı’nın son döneminde okullar nasıl oldu. O okullarda hangi eğitimler veriliyordu. Acaba Milli Eğitim Bakanı merak ediyor mu, elalem uzaya araç gönderiyor, Mars’a araç gönderiyor. Adını ne koyuyorlar biliyor musunuz? Merak. Orada ne var acaba diye merak ediyorlar. Biz ne yapıyoruz çocuğun merakını öldürüyoruz. Çocuk bir şey sormasın, bir şey sorgulamasın. Bunu yapmak için farklı bir eğitim modeli getiriyoruz. Yazık günahtır bu ülkeye. Bu ülke katma değeri yüksek bir ürün üretecekse bunu bilimle üretecek. Eğer bilimi alıp bir tarafa koyarsanız, bilimi dışlarsanız, bir tarafa atarsanız bu çocuklar gelecek Türkiye’yi nasıl kuracaklar. Başörtüsü konusundan medet umarak dikkatleri başka yere çekmek istiyorlar. Bu tuzağa düşmemek lazım. Bu tuzağa düşmemek derken de eğitim sisteminin çağdaş olması lazım. Bizim Ortadoğu bataklığında işimiz yok. Ben Ortadoğu bataklığı dedim diye başbakan beni eleştirdi. Şimdi aynı sözü sayın Cumhurbaşkanı kullandı. O da Ortadoğu bataklığı dedi. Şimdi merak ediyorum, Davutoğlu beni eleştirdiği gibi sayın Cumhurbaşkanı’nı eleştirecek mi? Ama ben adım gibi biliyorum, eleştiremez. Neden eleştiremez, çünkü koltuğunu ona borçlu”

dha