Dolar 44,6090
Euro 51,4808
Altın 6.663,95
BİST 13.112,31
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17°C
Az Bulutlu
İstanbul
17°C
Az Bulutlu
Çar 15°C
Per 14°C
Cum 11°C
Cts 12°C

Kılıçdaroğlu: Suriye’den gelenlerin hepsi eli kanlı terörist

Dış politikadan konuşurken boğazınızda 9 düğümün olması lazım. Karşınızda sade bir vatandaş yok, devlet var. ‘Emevi Camii’ne gideceğiz’ dediler. Milyonlarca Suriyeli geldi. Kim gitti Suriye’ye? Putin gitti. Suriye’de iç savaşa tanık olmuş bir kişinin dediği şey aynen şu: ‘Daha önce Suriye’den Türkiye’ye gelenlerin hepsi sade vatandaştı. Ama şimdi İdlib’den gelenlerin hepsi eli kanlı terörist.’

Kılıçdaroğlu: Suriye’den gelenlerin hepsi eli kanlı terörist
17/01/2020 18:31 | Son Güncellenme: 17/01/2020 18:38
A+
A-

Kılıçdaroğlu: Suriye’den gelenlerin hepsi eli kanlı terörist

CHP Parti Meclisi’nde konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, İdlib’den Türkiye’ye gelen Suriyelilerle ilgili dikkat çekici bir iddiayı dile getirdi. Kılıçdaroğlu, “Şu anda İdlib’den Türkiye’ye gelen Suriyelilerin hepsi eli kanlı terörist” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:

“Türkiye’de 17 yıldır bir tek parti yönetimi var. AK Parti ilk geldiğinde çok iddialıydı. Reformlar yapacağını söyledi. Halk destek verdi. Bu süre içerisinde de istedikleri kanunu çıkardılar. Türkiye’de kimsenin can ve mal güvenliği yok. Demokrasinin olmadığı bir yerde güven ve huzur da bekleyemiyoruz. Ekonomi tam bir felaket. ‘Mutfakta yangın var’ diyoruz. Sarayın mutfağı hariç, dövizle ihale alanların mutfağı hariç.

17 yıllık iktidarlık döneminizde milyonlarca işsiz yaratacaksınız ve
‘Biz başarılıyız’ diyeceksiniz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, TBMM önünde işsiz olduğu için kendini yakan, TBMM çatısından kendini atmaya çalışan kişi bugüne kadar görülmemişti. 17 yılda cumhuriyet tarihinin en büyük dış borçlanmasını yaptılar. 17 yılda yurt dışındaki tefecilere 174 milyar 313 milyon dolar faiz ödendi. 17 yılın sonunda geldiğimiz nokta şudur: Yeni bir Duyun-i Umumiye İdaresi ile karşı karşıyayız. Borçlar Genel Müdürlüğü İdaresini kurmak zorunda kaldılar. Bunlar oluyorsa 17 yılın sonunda bu siyasal iktidarın millete hesap vermesi lazım.

Ayakkabı kutusundan rüşvet çıkan insanlar nasıl olur da büyükelçi yapılır? Bu atamayı yapanlar acaba utanıyor mu? Bunlarda acaba vicdan var mı? Suriye ile görüşmeyeceğiz dediler ama Moskova’da Putin’i dinleyip masaya oturdular. Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı nerede o zaman? Neden koca koca laflar ettin? Putin’in talimatıyla masaya oturdun. ‘Suriye’nin çözümü için Türkiye’de bir konferans düzenlensin’ dedik. Yapmadılar. Ama sonra Astana’ya gittiler. Neden siz bu konferansı Türkiye’de yapmıyorsunuz? Neden egemen güçlerin arkasından gittiniz?

‘Adana Mutabakatını hazırlayın’ dedik. İmzalamadılar. Putin’in talimatıyla daha sonra imzaladılar. ‘Libya’da taraf olmayın’ dedik. ‘Hayır biz bunu yapmayız’ dediler. Sonra ne oldu? Putin çağırdı, Hafter ile masaya oturdular. Soru şu: Türkiye’nin dış politikasını kim belirliyor? Açık ve net Putin belirliyor. Kim yönlendiriyor? Putin yönlendiriyor. Geldiğimiz nokta egemen güçlerin taşeronluğudur.

Dış politikadan konuşurken boğazınızda 9 düğümün olması lazım. Karşınızda sade bir vatandaş yok, devlet var. ‘Emevi Camii’ne gideceğiz’ dediler. Milyonlarca Suriyeli geldi. Kim gitti Suriye’ye? Putin gitti. Suriye’de iç savaşa tanık olmuş bir kişinin dediği şey aynen şu: ‘Daha önce Suriye’den Türkiye’ye gelenlerin hepsi sade vatandaştı. Ama şimdi İdlib’den gelenlerin hepsi eli kanlı terörist.’

Kaynak: tarafsızhaber