Dolar 44,5480
Euro 52,1207
Altın 6.897,75
BİST 12.921,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Az Bulutlu
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Per 13°C
Cum 10°C
Cts 13°C
Paz 15°C

KILIÇDAROĞLU: SEN BAŞKAN OLMAYACAKSIN

KILIÇDAROĞLU: SEN BAŞKAN OLMAYACAKSIN
06/10/2015 17:53
A+
A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin Amasya mitinginde halka seslendi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Birisinin sevdası; ‘ülke batsın ben başkan olayım’ diyor. Ülke de batmayacak sen de olmayacaksın kardeşim, bu kadar basit” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, partisinin Amasya mitinginde halka hitap etti. 7 Haziran genel seçimlerinde vatandaşın oyunu kullandığını ve “diktatörlüğe izin vermiyorum, oturup uzlaşın, memleketi yönetin” dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ortaya çıkan tabloyu en iyi okuyan partinin CHP olduğunu belirtti.

Millet iradesine saygı duyarak koalisyon görüşmelerine başladıklarını ve bütün samimiyetleriyle masaya oturduklarını anlatan Kılıçdaroğlu, “Ama sonunda dediler ki, ‘3 aylık seçim hükümeti kuracağız.’ Biz de ‘seçim hükümetinde yokuz’ dedik. ‘Eğer 4 yıllık, yüksek profilli, Türkiye’nin sorunlarını çözmeye yönelik bir hükümet kuracaksanız, biz varız’ dedik çünkü milli irade böyle tecelli etti” diye konuştu.

Davutoğlu’nun ardından teamüllere ve Anayasa’ya göre hükümeti kurma görevinin kendilerine verilmesi gerektiğini ancak böyle olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Sandılar ki biz onlar gibi meydan meydan dolaşıp mağdur edebiyatı yapacağız, yapmayacağız. Biz yetkimizi saraydan değil halktan alacağız” dedi. Vatandaşlardan yetki isteyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

-“YA GENCECİK ÇOCUKLARIMIZ ŞEHİT OLACAKLAR YA DA TÜRKİYE’DE TERÖR BİTECEK”-

“Bu seçimler normal seçimler değil. Bu seçimlerde ya demokrasiyi, özgürlüğü isteyeceğiz ya bir dikta rejimini isteyeceğiz. Bu seçimlerde ya gencecik çocuklarımız şehit olacaklar ya da Türkiye’de terör bitecek, barış ve huzur gelecek. 13 yıldır iktidardalar, ne zaman sıkışsalar, ‘efendim bizi kandırdılar.’ 24 Ağustos 2012 tarihinde dönemin Başbakanını, Sayın Erdoğan’ı ziyaret ettim. Çözüm süreciyle ilgili attığı adımların yanlış olduğunu, sorunun böyle çözülemeyeceği söyledik, yol haritası verdik. ‘Siz anlamazsınız’ dediler. Çözüyorsan sana kredi açtık, ‘sizin kredinize ihtiyacımız yok’ dediler. O zaman çöz, biz engel mi olduk? Hayır. Çözemediler.

-“400 MİLLETVEKİLİ ÇIKMAYINCA ACIYI, KANI, GÖZYAŞINI ŞANTAJ OLARAK KOYDULAR”-

7 Haziran seçiminde meydan meydan dolaştılar, 400 milletvekili istediler, 400 milletvekili çıkmayınca bu toplumun önüne acıyı, kanı, gözyaşını şantaj olarak koydular. ‘Ya bana 400 milletvekili ver, ya da buna katlanacaksın’ dediler. Bu millet şantaja boyun eğmez, bu millet genlerinde Kuvayı Milliye ruhunu taşır. Bu millet birilerinin önünde asla diz çökmedi, asla diz çökmedi ve çökmeyecek. Sonunda bizim dediğimize gelecekler göreceksiniz.

-“PKK SENİ KANDIRIYORSA SEN BU ÜLKEYİ NASIL YÖNETECEKSİN?”-

Terör esti, Doğu-Güneydoğu’yu silah deposuna çevirmişler, ‘efendim PKK bizi kandırdı.’ Yahu sen hükümetsin, ülkeyi yönetiyorsun, eğer bir terör örgütü seni kandırıyorsa senin başbakanlık koltuğunda işin ne? PKK seni kandırıyorsa sen bu ülkeyi nasıl yöneteceksin?

Subayları gözaltına aldılar, bu ülkenin genelkurmay başkanını ‘terörist’ diye hapse attılar. Aradan süre geçti, ‘efendim birisi orduya kumpas kurdu.’ Sen hükümet değil misin, kumpas kurulurken neredeydin? ‘Paralel bizi kandırdı.’ Sen çocuk musun? Kandırılan bir hükümet, kandırıldığını söyleyen bir hükümet Türkiye’yi yönetemez.

-“ESAD BİZİ KANDIRDI’DİYORLAR NE İŞİN VAR O KOLTUKTA?”

Suriye konusunda yanlış yapıyorsunuz, dedik. Sana ne Suriye’nin içişlerinden, kardeşi kardeşe kırdırmak neden? Neden Suriye’ye silah gönderiyorsun? Suriye’de kan kanın bedelleri ne olacak? Dış politika milli olmak zorundadır, karar alınırken bütün siyasi partilerin ortak görüş beyan etmesi lazım. Dış politikada hükümetin bir hatasının faturasını bütün millet çeker, nitekim çekiyor. Onun için ne diyorlar, ‘Esad bizi kandırdı.’ Yahu sen çocuk musun Esad seni kandırsın. Kandırılacaksan senin o koltuklarda ne işin var?

-“FUTBOL KULÜBÜ GİBİ PARTİ TUTMAKTAN VAZGEÇELİM”-

Bu seçimlerde düşünerek sandığa gidin. ‘Efendim bu bizim partimiz, bir daha oy vereceğiz’ anlayışıyla değil. Futbol kulübü gibi parti tutmaktan vazgeçelim. Hangi parti ülkenin çıkarlarını savunuyorsa, hangi parti vatandaşın soyulmasına engel oluyorsa, hangi parti adaletten yanaysa o partiye oy verin. ‘Yeter’ deyin artık yeter. Millet nefes alamıyor.

-“ÜLKE DE BATMAYACAK SEN DE BAŞKAN OLMAYACAKSIN”-

Gittiğim her şehit cenazesinde annelerin söylediği şu, ‘benim oğlum öldü, ben ağlıyorum, aynı acıyı başka anneler yaşamasın, ne olursunuz sorunu çözün.’ Bu sorunu ancak ve ancak CHP çözer. CHP dışında hiçbir parti çözemez çünkü CHP, avukat bürolarında kurulan bir parti değildir. CHP, savaş meydanlarından gelip Kuvayı Milliye ruhuyla bu millete hizmet eden bir partidir. CHP, bu ülkenin kurucu partisidir.
Bu sorunu çözmek için önce samimi ve dürüst olacaksınız, 2; gizli, kişisel ajandanız olmayacak, 3; millete hesabını veremeyeceğiniz angajmanlara girmeyeceksiniz, 4; millete bilgi vereceksiniz. Hiçbir şartı yerine getirmediler. Birisinin sevdası; ‘ülke batsın ben başkan olayım’ diyor. Ülke de batmayacak sen de olmayacaksın kardeşim, bu kadar basit.

-“BİZİ DAHA ÇOK ÖRNEK ALACAKSINIZ”-

Seçim beyannamemizde, ‘asgari ücreti net bin 500 lira yapacağız, taşeron düzenine son vereceğiz, Aile Sigortasını getireceğiz, hiçbir ailenin geliri 750 liranın altında olmayacak’ dedik. Bize itiraz ettiler, ‘parayı, kaynağı nereden bulacaksınız’ diye kıyameti kopardılar. Şimdi onlar yeni seçim beyannamelerini açıkladılar, bizim söylediklerimizi biraz utanarak kendi seçim beyannamelerine koymuşlar. Bizi örnek alıyorlar. Daha çok örnek alacaksınız. CHP, Türkiye’deki bütün siyasi hareketlere örnek olan bir partidir. Bu, bizim seçim bildirgemizin, vaatlerimizin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Biz öyle uçuk projeler koymadık ortaya. Biz halkta, vatandaştan, ezilenden, esnaftan, emekliden, işçiden, memurdan yana politika oluşturduk.

-“BURNUMUZUN DİBİNDE SAVAŞ PATLARSA NE OLACAK?”-

Türkiye şu anda çok zor şartlarda. Türkiye Cumhuriyet tarihinin en derin krizlerinden birisini yaşıyor. Türkiye’yi bu bataktan Ortadoğu batağından çıkarmak zorundayız. Bakın Suriye’de ne oluyor? Amerika bir tarafta, Rusya bir tarafta, Çinliler de geliyor, şimdi onlar da bir tarafta. Burnumuzun dibinde bir savaş patlarsa, bunlar birbirlerine girerse ne olacak? Faturayı kim ödeyecek? Peki Suriye’yi bu hale kim getirdi, Allah aşkına? Yazık günah değil mi, Müslüman kanı dökülüyor orada.
Devleti yönetmek bilgi, birikim ister. Hiçbirisi devleti yönetemedi. Devleti yönetmeyi köşeyi dönmek sandılar. Türkiye’nin yarısı kan gölünde sorumlusunu bulamıyoruz. Türkiye çalınıyor, soyuluyor sorumlusunu bulamıyoruz. Ülkenin yeni bir yönetime ihtiyacı var. Ülkeyi yöneten kişinin bağımsız iradesinin olması lazım. Eğer iradeyi başka iradeye ipotek etmişse, o kişi ülkeyi yönetemez. Yani özeti şudur; Davutoğlu saray için çalışır, Kılıçdaroğlu halk için çalışır.”