Dolar 44,1871
Euro 50,8596
Altın 7.111,65
BİST 12.956,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Az Bulutlu
İstanbul
12°C
Az Bulutlu
Çar 10°C
Per 10°C
Cum 9°C
Cts 11°C

KILIÇDAROĞLU: ÖFKEYLE SIZ DEVLETI YÖNETEMEZSINIZ

KILIÇDAROĞLU: ÖFKEYLE SIZ DEVLETI YÖNETEMEZSINIZ
12/05/2014 00:02
A+
A-

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu’nun Danıştay’ın 146. kuruluş yıl dönümündeki konuşmasına ilişkin “Siz öfkeyle yola çıkıp eleştiriye tahammül edemezseniz devleti yönetemezsiniz” dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mahmudiye ilçesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

 

“Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun Danıştay’ın 146. kuruluş yıl dönümündeki konuşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Sayın Feyzioğlu’nun yaptığı konuşmayı ben de büyük bir dikkatle dinledim. Hem Danıştay Başkanının hem de sayın Feyzioğlu’nun yaptığı konuşmalar, hukukun üstünlüğüne vurgu yapıyordu. Asıl sormamız gereken soru şudur. Danıştay’ın kuruluş yıl dönümünde ya da Anayasa Mahkemesinin kuruluş yıl dönümünde devlet erkanının olduğu bir yerde eğer hukukçular hukukun üstünlüğünü ve bunun ne kadar önemli olduğunu anlatıyorlarsa Türkiye’de bir sorun var demektir. Bu soruna dikkat çekiyorlar. Biz siyasetçilerin de bundan ders alması lazım. Siyasetçi öfkeyle devleti yönetmez. Devlet öfkeyle yönetilmez. Devlet akılla yönetilir. Devlet adamı dediğiniz kişi öfkelenmez. Eleştirilerden ders çıkarır. Eleştirilerden ders alır. Eğer hukukun üstünlüğü konusunda kaygı varsa, yargı konusunda kaygı varsa, mahkemelerin tarafsızlığından ve bağımsızlığından insanlar endişe duyuyorlarsa ve bu endişeyi Türkiye Barolar Birliği Başkanı dile getiriyorsa hepimizin oturup düşünmesi lazım. Eğer siz öfkeyle yola çıkıp eleştiriye tahammül edemezseniz siz devleti yönetemezsiniz. Sağlıklı yönetilmediği içindir ki Türkiye, bugün bu noktaya geldi. İnsanlar kamplaştı. Bizim bunu aşmamız gerekiyor. Danıştay Başkanının daha sonra bir açıklama yapmasını yadırgıyorum. Eğer öyle bir şey olmasaydı yani Başbakanlık koltuğunda oturan zat, eğer o tepkiyi göstermeseydi Danıştay Başkanı öyle bir açıklama yapmayacaktı. Danıştay’a da yakıştıramadım, Danıştay Başkanına da yakıştıramadım.”

“Cumhurbaşkanının hiç kimseyi ötekileştirmemesi lazım”

Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in de ismi geçiyor. Bu konuyla ilgili ne söylemek istersiniz?” sorusuna, şu yanıtı verdi:

“Bakın, Yılmaz Bey iki elini iki tarafa açtı ‘nereden çıktı bu?’ diye. Cumhurbaşkanlığı sürecinde tartışmamız gereken konu isimler değil. Tartışmamız gereken konu şu. Nasıl bir Cumhurbaşkanı istiyoruz biz? Bunu Türkiye’nin tartışması lazım. İlk kez Cumhurbaşkanı seçeceğiz. İlk kez sandıklara Türkiye Cumhuriyeti’ne Cumhurbaşkanı seçmek için gideceğiz ve tercihimizi kullanacağız. Cumhurbaşkanı nasıl olmalı? Çünkü Cumhurbaşkanının niteliği farklı. Bulunduğu makam farklı. Bir bayrağı temsil ediyor. Ülkeyi temsil ediyor. Cumhurbaşkanı dediğimiz kişinin hiç kimseyi ötekileştirmemesi lazım. Bütün yurttaşları kucaklaması lazım. Cumhurbaşkanı dediğimiz kişinin devletin bütün kurumlarını uyum içinde çalışmasını sağlaması lazım. Böyle bir yeteneğinin, böyle bir kabiliyetinin olması lazım. Cumhurbaşkanı dediğimiz kişinin toplumdan gelen eleştirileri saygıyla karşılaması lazım. Cumhurbaşkanı dediğimiz kişinin devleti öfkeyle değil, akılla yönetmesi lazım. Akıllı olması lazım. Aklı egemen kılması lazım. Yine Cumhurbaşkanı dediğimiz kişinin hukukun üstünlüğüne inanması lazım. En önemlisi Cumhurbaşkanı olacak kişinin şaibesiz, temiz birisi olması lazım. Su gibi arı olması lazım. Su gibi duru olması lazım, tertemiz. Ve hepimiz göğsümüzü gere gere ‘işte bizim Cumhurbaşkanımız budur’ diyebileceğimiz bir kişinin seçilmesi lazım.”

aa