Dolar 44,1843
Euro 50,7361
Altın 7.098,65
BİST 12.888,22
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Az Bulutlu
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Sal 12°C
Çar 10°C
Per 9°C
Cum 9°C

Erdoğan, “Asabiyet Şeytandandır” dedi.

Erdoğan, “Asabiyet Şeytandandır” dedi.
22/01/2013 16:29
A+
A-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında milletvekillerine “Asabiyet şeytandandır. Şeytanın izinden gidenler kaybedecek” dedi.

2008’DE HİTABET SANATIYDI

Erdoğan 14 Şubat 2008’de AKP İl Başkanları toplantısında “Öfkeli olduğumu söylüyorlar. Öfke de bir hitabet sanatıdır” demişti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’de yaptığı grup toplantısında Gaziantep ziyaretinden görüntüler sinevizyona yansıtıldı. Erdoğan’ın Suriyeli sığınmacıların kaldığı kampı ziyaretiyle ilgili görüntülerinin ardından salonda “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganları atıldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’deki AK Parti grup toplantısında, son grup toplantısından bu yana katıldığı programlar ve yaptığı ziyaretler hakkında bilgi verdi. “Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası”nda yaptığı konuşmayı hatırlatan Erdoğan, Türkiye’de refah arttıkça ekmek israfının da arttığını yineleyerek, ekmekle ve ekmeğin ekonomik değeriyle ilgili sayısal bilgileri aktardı. Türkiye’nin kültür ve medeniyetiyle vahşi bir büyümenin taraftarı olamayacağını kaydeden Erdoğan, “Hırsla ve sınırsızca tüketen bir toplumdan yana olamayız. Temel ilkemiz net: ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir.’ Somali’de kardeşi bir dilim ekmek, bir damla süt için kıvranırken, sofrasındaki ekmeği dudaklarını silip çöpe atan bizden olamaz” ifadelerini kullandı.

-“BATI KEPEKLİ UNU ANLADI, BİZİ GEÇTİ”-

Türkiye’nin büyüdükçe kendisine ve değerlerine yabancı olanlardan olamayacağını kaydeden Erdoğan, şunları ifade etti:

“Biz ekmeğe nimet diyenlerdeniz. Büyüklerimiz bize ‘Sakın ha, ekmeği bıçakla kesmeyin’ diye nasihatlarda bulunur, onu bile nimete zulüm telakki ederlerdi. Bunu bakanımla da görüştüm. Artık biz beyaz undan ekmek dönemini kapatıyoruz, kapatalım dedim. Artık buğdayın orijinalinden üretilen un neyse, yani kepekli un dediğimiz bundan ekmeğimizi üretelim. Zira gıda ve vitamin orada, biz bunu bırakıyoruz, bütün vitaminini çıkarıp beyaz un… Neymiş, parlakmış… Buna aldanmayacağız. Batı bunu anladı bizi geçmiş durumda. İnşallah biz de bu açığı süratle kapatacağız.”

-ISLAHİYELİLERDEN ÖZÜR DİLEDİ-

Gaziantep’e yaptığı ziyarete de değinen Erdoğan, hava muhalefeti nedeniyle Islahiye’ye geçemediklerini belirterek, “Islahiye’ye geçecektik ama helikopterlerimiz dönmek zorunda kaldı, gidemeyiz dediler. Ama Islahiye’de de 10 bine yakın kardeşimiz bizi bekliyordu. Islahiye’de Adalet Bakanımız Sadullah Bey’e haber verdik, yine o ilçenin bir evladı olarak Şamil Bey’e haber verdik. Dedik ki, ‘Orayı siz idare edin.’ Çünkü tam ters istikamette, ikinci programımız Nizip’te. İlk Gaziantep ziyaretimizde inşallah Islahiye’yi ziyaret edeceğiz, oradaki kampı da ziyaret edeceğiz, dedik. Bu vesileyle tekrar Islahiye’deki kardeşlerimize bu maruzatımızı ifade ediyorum. En kısa zamanda Islahiye’ye ulaşacağız diyorum.”

-SİNEVİZYONLU GRUP TOPLANTISI-

Konuşmasında ziyaretinin Nizip ayağını da değerlendiren Erdoğan, Nizip’te coşkuyla karşılandıklarını, Suriyeli sığınmacıların kaldığı kampta yaşananları anlatan Erdoğan, “Orada da yine bir ikizlerle karşı karşıya kaldık. İkiz yavrularımızı kucakladık. Ağlaşan anne ve babayı orada gördük. Ardından babası şehit okmuş, kendisi cepheden gelmiş iki kardeşimizin nişan yüzüklerini taktık. İnşallah bir iki hafta içinde de evliliklerini yapacaklar” dedi.

Daha sonra Erdoğan konuşmasına ara verdi ve salonda bulunanlarla birlikte bir süre Gaziantep ziyaretiyle ilgili sinevizyona yansıtılan görüntüleri izledi. Suriyeli sığınmacıların kaldığı kamplardaki görüntülerin de yansıtıldığı sinevizyon görüntülerinin ardından salonda bulunanlar bir süre “Türkiye seninle gurur duyuyor sloganları” attı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, isim vermeden MHP’nin muhalefet tarzını eleştirerek, “Baktım bu sabah yavru muhalefet yine verip veriştiriyor. Hakaret ama ya Rabbi diz boyu… Kim buna kılavuzluk yapıyor bilemiyorum. Ama dedim ya cevap vermeyeceğim. O yüzden üzerinde durmayacağım. Onların dilinden hukuk anlar, onları hukuka havale edeceğiz. Cevap yok onların cevabı hukukta” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, Gaziantep’in coğrafya, nüfus ve potansiyel olarak Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’dan farklı olmadığını buna karşın bu bölgelerdeki birçok ilden daha gelişmiş olduğunu ifade ederek, bugünlerde 6. ve7. Organize Sanayi Bölgelerinin kurulmasına hazırlanan şehirdeki gelişmeler hakkında şu değerlendirmelerde bulundu. Gaziantep’te “Devletin kapısında ‘Ne olur bize para verin’ diye bekleyen bir anlayış” olmadığını belirten Erdoğan, 3 üniversitesi bulunan şehirde yeni bir üniversitenin hazırlıklarının olduğunu, sağlık alanında oluşturulacak üniversitenin hastane bölümünün hazır olduğunu kaydetti. Erdoğan, illerle yatırım konusunda bir ayrımcılık yapılmadığını hatta doğu illerine pozitif ayrımcılık uygulandığını, ama bazı illerin kabuğunu kıramadığını da belirterek, konuşmasında Gaziantep’in başarısıyla ilgili şu sözlerle değerlendirdi:

“Terörün bu bağlamda artık güçlü şekilde sorgulanması gerekiyor. Tek sebep terör. Gaziantep’in büyümesinde, kalkınmasında, sahip olduğu potansiyeli değerlendirmesinde en önemli etken kuşkusuz, şehirdeki barış, istikrar, güvenlik ve kardeşliktir.”

Erdoğan, kabuğunu kıramayan ve potansiyelini hayata geçiremeyen illerin, “terörün engelleyici rolünü sorgulaması gerektiğini” ifade etti.

-“OHAL’İ KALDIRDIK AMA HERHANGİ BİR ŞEY YOK”-

Önceki grup toplantısında da değindiği 12 Eylül dönemi hakkında açıklamalarda bulunan Erdoğan, 12 Eylül döneminde insanlık dışı süreçler yaşandığını, bunların ağır tahribatlara ve travmalara neden olduğunu, “1980’lerde 1990’larda terörle mücadele adı altında terör örgütünün eline fırsat, bahane ve imkân verildiğini” kaydetti.

AK Parti hükümetinin bu anlamda “milat” olduğunu savunan Erdoğan, kendi dönemlerinde OHAL’in kaldırıldığını hatırlatarak, “Kürt kardeşlerim, bize hep şunu söylediler: ‘OHAL kaldırılsın, başka bir şey istemiyoruz.’ OHAL kalktı ama maalesef herhangi bir şey yok” ifadelerini kullandı.

-“AK PARTİ MİLAT OLDU”-

AK Parti döneminde işkenceye sıfır tolerans döneminin başladığını, kimsenin “işkence yapılıyor” iddiasında bulunamayacağını, bu konuda kararlılıklarının sınırsız olduğunu belirten Erdoğan, “AK Parti’nin hükümet görevini devraldığı 2002 sadece belli kesimler için değil, bu ülkede 10 yıllar boyu yaşatılmış acılar için de bir milat olmuştur” dedi. Cumhuriyeti büyütüp yüceltmek, demokrasi, refah ve kardeşlikle güçlendirmek için gayret gösterdiklerini anlatan Erdoğan, “Cumhuriyet döneminde belli zamanlarda yapılan hataları telafi etmek, sorgulamak ve yüzleşmek için de samimi gayret içindeyiz” diye konuştu.

-“NAZIM DA NECİP FAZIL DA DEVLETİN HIŞMINA UĞRADI”-

CHP’nin tek parti döneminde kapatılan, ahıra, depoya ve müzeye çevrilen camilerin de bu milletin camileri, Türkçe’ye çevrilen ezanın da “Bu milletin ve bu ümmetin ezanı” olduğunu kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece belli bir kesimin kitapları değil sağdan soldan birçok kitap yasaklandı, toplatıldı. Sadece belli bir dilde yazılmış kitaplar, yapılmış kaset ve plaklar değil, her dilde kitaplar, dergiler, plaklar yasaklandı. İki ayrı uçta olmalarına rağmen Nazım Hikmet de Necip Fazıl da Kemal Tahir de Mehmet Akif de devletin hışmına uğradı, devlet tarafından dışlandı, ötelendi, horlandı. Statükocular devlet karşısında öz evlat muamelesi görürken, halka üvey evlat muamelesi yapıldı.”

-“BAŞÖRTÜSÜNÜN HUKUKU KADAR DERSİMİN HUKUKUNU DA SAVUNUYORUZ”-

AK Parti’nin bu gidişi tersine çevirmenin mücadelesinde olduğunu anlatan Erdoğan, AK Parti ile “parametrelerin değiştiğini, statükonun sona erdiğini, vesayet cunta çetelerin ve mafyaların sirayet ettiği rejimin sona erdiğini” ifade etti. Erdoğan, “Biz nasıl kapatılan camilerin, İmam Hatip Liselerinin, yasaklanan başörtüsünün hukukunu savunuyorsak, Dersim’in, Çorum’un Kahramanmaraş’ın, Sivas’ın da hukukunu savunuyor, bu hadiselerle de cesaretle de yüzleşiyoruz” dedi. Türkiye’de demokrasi mücadelesini tek başlarına verdiklerini, tek başlarına acıların izini sürdüklerini savunan Erdoğan, “Acılar üzerine gelecek inşa edilmez. Geçmişin acıları diri tutularak, sağlıklı gelecek imar edilemez. Acılardan, nefretten ve öfkeden yola çıkarak, kardeşlik hukuku yüceltilemez. Elbette yaşanan acıları unutmayacağız, unutturmayacağız, bunların üzerine cesaretle gidip sorgulayacağız. Ama biz istikbalimizi acıların değil umutların üzerine inşa edeceğiz” diye konuştu.

-“ONLARIN DİLİNDEN HUKUK ANLAR”-

“Diyarbakırlı kardeşim yüreğimdeki yarayı gel beraber tedavi edelim. Çankırılı kardeşim yüreğindeki yarayı birlikte tedavi edelim. Silahı aradan çekelim, sıkılı yumrukları, öfkenin ve nefretin dilini aradan çekelim, geçmişin acılarıyla birlikte el ele, omuz omuza yüzleşelim” diyen Erdoğan, birilerinin acılar üzerinden rant sağlamaya çalıştığını ifade ederek şunları kaydetti:
“Baktım bu sabah yavru muhalefet yine verip veriştiriyor. Hakaret ama ya Rabbi diz boyu… Kim buna kılavuzluk yapıyor bilemiyorum. Ama dedim ya cevap vermeyeceğim. O yüzden üzerinde durmayacağım. Onların dilinden hukuk anlar, onları hukuka havale edeceğiz. Bu ülkede ne ana muhalefet ne de yavrular, muhalefet olarak, ürettikleri bir şey yok. Bunların dili maalesef sövmeyle eş değer. Başka bir şeyden anlamıyorlar. Bizi de yanlış kılavuzlarının gösterdiği yolda değerlendirmeye gidiyorlar. Cevap yok onların cevabı hukukta.”

‘ASABİYET ŞEYTANDANDIR’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadele sürecinde İmralı ile temaslara değinerek, “Samimi görünenler geliyorlar, konuşuyoruz, peki diyoruz, buyurun diyoruz, kendilerini Ada’ya gönderiyoruz. Açık açık söylüyorum, gönderiyoruz. Sen Adadan dönünce, kalkar da yine zehir zemberek açıklama yaparsan bu olmaz. Seni oraya gönderen bir Başbakan’a, Kürt kardeşlerime bu Başbakan bomba yağdırıyor dersen bu olmaz. Biz Kürt kardeşlerimize gönlümüzü açtık. Onlara bomba yağdırmadık, biz teröristlere bomba yağdırıyoruz” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’deki grup toplantısında terörle mücadele süreciyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Kur’an’dan örnekler veren Erdoğan, Allah’ın meleklere Hz. Âdem’e secde etmeyi emrettiğini, Şeytan’ın ise kibriyle buna karşı geldiğini belirtti. Erdoğan, “İşte ırkçılık budur, böyle başlamıştır, böyle gidiyor. Irkçılık asabiyet, asabiyet ise şeytandandır. Irkını, kavmini, kafatasını övmek diğer yaradılanları aşağılamak şeytandandır” dedi.

Erdoğan, Şeytan’ın başlattığı ırkçılık duygusunu aşılayanlara karşı “Recmedilmiş Şeytan’dan Allah’a sığınırım” denilerek uzak durulması gerektiğini ifade etti ve “İstikbali ortak değerlerimiz üzerine inşa edeceğiz, Şeytan ve Şeytan’ın izinden gideler kaybedecek ve tek bir millet olarak kazanan biz olacağız” dedi.

Erdoğan BDP’ye yeni süreçte sağduyulu olmasını, cesur davranmasını tavsiye ettiklerini anlattı ve siyasette baskılara karşı cesur duruş sergilenerek başarıya ulaşılabileceği belirtti. BDP’ye “Siz aklınızı kiraya mı verdiniz ya? İradenizi kiraya mı verdiniz? Madem siyaset yapacaksınız bunu onurunuzla yapın. Kendi iradenizi ortaya koyun” diye seslenen Erdoğan, BDP’nin “talimatla” hareket ettiğini ileri sürdü. Siyasetin zor zamanda zor kararlar alarak çözümün bir aracı olduğunu hatırlatan Erdoğan, siyasetçilerin kendi fanatik kitlelerini tatmin etmek için sorumsuzca açıklamalarda bulunmaması gerektiğini belirtti.

-GÜVENLİK GÜÇLERİ O TERÖRİSTLERİN PEŞİNDE-

BDP’nin en başından itibaren yaşatmanın yanında durmasını beklediklerini, ama bu partinin teröristleri savunduğunu ifade eden Erdoğan şöyle devam etti:

“Bakıyorsunuz bu yeni süreçte de kendi fanatik kitlesine şirin görünmek için teröristin öldürme hakkını savunuyor. Polisimiz alçakça şehit ederken güvenlik güçlerini eleştirmek samimi duruş değil. O terörist Mardin’de bir polisimizi alçakça şehit ederken, güvenlik güçlerimizin operasyonlarını eleştirmek samimi bir duruş değildir. Şu anda işte o polisimiz şehit edenler de delikte o dağlarda polisimiz çatışma halinde. Buraya gelirken aldığım bilgi. Çatışmayacak mıyız? Onların izlerini sürmeyecek miyiz? O polisimizin kanını yerde mi bırakacağız?”

-“DAHA ÖNCE ‘SINIRDA YAŞANANLARI’ YAŞATMAMAK İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPARIZ”-

Teröre sonuna kadar cevap verileceğini, bunun bir sorumluluk olduğunu belirten Erdoğan, “Elinde silah dağlarda askerimize namertçe pusu kuranların hakkını savunmak, onlara yönelik operasyonu eleştirmek çözüm isteyen içten bir tavır değildir. Biz çözümden yanayız, ama çözümden yanayız derken de kusura bakmayın, terör estirenler, bu çözüm sürecini baltalamak isteyenler bizden anında cevabını alırlar. Samimi ve dürüstseniz bırakırsınız silahları. Bu ülkede yaşamak istemiyorsanız gitmek istediğiniz ülkeye de gidersiniz. Biz bu konudaki güvenceyi daha önce biliyorsunuz, açıkladım verdim. Daha önce sınırda yaşananları yaşatmamak için elimizden geleni AK Parti iktidarı olarak yaparız. Ama bu milletin refahını ve huzurunu gölgelemeye kimsenin hakkı yoktur.”

-“ÖZÜR DİLEMEK ZORUNDA KALACAKLAR”-

Paris’te aralarında PKK kurucularından Sakine Cansız’ın da bulunduğu 3 kadının öldürüldüğü olaya da değinen Erdoğan, bazı çevrelerin olayın ardından Türkiye’yi ve hükümeti itham ettiğini, olay aydınlatıldığında bu çevrelerin “özür dilemek notasında yeni bir samimiyet testine maruz kalacağını” ifade etti.

-“AÇIK AÇIK SÖYLÜYORUM, GÖNDERİYORUZ”-

Erdoğan, terörün çözümü konusunda samimiyet aradıklarını belirttiği konuşmasında “kararlılık mesajı” vererek şu ifadeleri kullandı:
“Samimi görünenler geliyorlar, konuşuyoruz, peki diyoruz, buyurun diyoruz, kendilerini Ada’ya gönderiyoruz. Açık açık söylüyorum, gönderiyoruz. Sen Adadan dönünce, kalkar da yine zehir zemberek açıklama yaparsan bu olmaz. Seni oraya gönderen bir Başbakan’a, Kürt kardeşlerime bu Başbakan bomba yağdırıyor dersen bu olmaz. Biz Kürt kardeşlerimize gönlümüzü açtık. Onlara bomba yağdırmadık, biz teröristlere bomba yağdırıyoruz.”

-“HAVALİMANI İHALESİ İÇİN PERŞEMBE GÜNÜ İLANA ÇIKILIYOR”-

İstanbul hakkındaki “çılgın” projelerden de bahseden Erdoğan, 100 milyon kapasiteli 3. havalimanının Karadeniz kıyısında yapılacağını, havalimanı ihalesinin ilanını Perşembe günü yayınlayacaklarını, havalimanının kapasitesinin alan itibariyle 150 milyona çıkabileceğini ifade etti. Güçlü bir konsorsiyum tarafından ihalenin alınarak havalimanını kademe kademe 3-4 yıl içinde bitirilmesini temenni ettiklerin kaydeden Erdoğan, Kanal İstanbul projesiyle de Avrupa ve Anadolu yakalarında birer milyonluk şehirler kurulacağını, ayrıca, geçmişte “Yassı ve yaslı ada” olarak anılan adaları da özgürlük ve demokrasi adasına çevireceklerini ifade etti.