Erdoğan: “Akşener Denizli’de çok ciddi bir yanlış yaptı”
Erdoğan: “Akşener Denizli’de çok ciddi bir yanlış yaptı”
MHP lideri Devlet Bahçeli ile İstanbul, Ankara ve İzmir mitinglerinin yapılacağını söyleyen Erdoğan, İP lideri Meral Akşener için de “Denizli’de çok ciddi bir yanlış yaptı. ‘Cumhurbaşkanının terörist dediği Denizliler’ dedi. Ardından Aydın’a geçti, ‘Cumhurbaşkanının terörist dediği Aydınlı vatandaşlarım’ ifadesini kullandı. Erdoğan böyle bir şeye tahammül edemez. Hiçbir vatandaşıma kalkıp da terörist diyecek kadar bu işlerin farkında olmayacak birisi değilim.” ifadelerini kullandı.
MHP lideri Bahçeli ile İstanbul, Ankara ve İzmir mitinglerinin yapılacağını söyleyen Erdoğan, İP lideri Meral Akşener için de “Denizli’de çok ciddi bir yanlış yaptı. ‘Cumhurbaşkanının terörist dediği Denizliler’ dedi. Ardından Aydın’a geçti, ‘Cumhurbaşkanının terörist dediği Aydınlı vatandaşlarım’ ifadesini kullandı. Erdoğan böyle bir şeye tahammül edemez. Hiçbir vatandaşıma kalkıp da terörist diyecek kadar bu işlerin farkında olmayacak birisi değilim.” ifadelerini kullandı.
Tabii ben o zamanlarda da malum siyasetin içerisindeydim. Önemli bir konumdaydım. 1985 İstanbul İl Başkanlığı görevim başlamıştı. Ondan öncesinde Beyoğlu Belediye Başkanı adaylığım vardı. İl Başkanlığı süreci esnasında aynı zamanda o zamanki siyasi partimizin MKYK üyesiydim. Bu arada biz İstanbul’da özellikle de Bakırköy’den ayrılan ilçelerde belediye başkanlıklarını kazanmıştık. 5 tane ilçe başkanlığını almıştık. O belediyeler hala bizdedir. Bağcılar, Esenler, Güngören, Kağıthane, Sultanbeyli. Böyle bir belediyecilikte altyapı oluşmuştu. O günden bugüne arkadaşlarımız oraları hiçbir zaman kaptırmadılar.
O belediyeler alındığı zaman çöp, çukurdu. Şu anda çok farklı bir belediyeciliğe gelindi. Siyasetteki bu sürece 1994 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile taçlandı. 1999 cezaevine malum bir şiir okuma nedeniyle cezaevine girişimiz. Çıktıktan sonra da hemen partimizi kurduk, 16 ay sonra da yüzde 34.4 oy oranıyla parlamentonun yüzde 63’ünü aldık. O zaman iki parti Meclis’e girebildi.
(Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 20 yıl önce mektup yazan genç) Mektuplar geliyor. Tüm gece sabah namazına kadar o mektuplara cevap yazıyordum. 10 bine yakın mektuba cevap yazdım. Böyle özene bözene yazdım. Yazım da fena değildir. Birçok yerde bu mektuplarla karşılaşıyorum. Bazıları çerçeveletmiş getiriyor. Kimisi avukat, doktor, mühendis olmuş. Kimisi de partimin o illerde yöneticilerinden. Bu tabi farklı bir duygu veriyor insana. O süreç olmasa biz bu günlere gelemezdik.
Türkiye’nin mukadderatıyla hep ilgilendim. Kendimi hiçbir zaman olaylardan tecrit etmedim. Memleketimin karşı karşıya kaldığı bağımlılık tuzağıyla hep mücadele ettim. Daima ülkemi büyütmek, özgürleştirmek ve bu mücadelede benim payım ne olur, nerelere nasıl varırız, hele hele milletime hizmet yolunda ülkemde nerelere nasıl varırız? Bir taraftan da terörle mücadele. 40 yıla varan bir süreçte bir terör belası var. Bu mücadelede yerim ne olabilir? Bunun için de en önemli alan siyasettir. Siyasette de bizler tabii ta gençlik kollarından itibaren siyasetin içerisinde yer aldık. Zembille siyaset alanına girmedim. Beyoğlu’nda ilçe başkanlığı, ardından il başkanlığı ve adaylıklar. Belediye başkanlığı sonra mâlum eskilerin medrese-i yusufiye dedikleri cezaevi. Daha sonra bugünkü partimizi kurduk. 17 yıldan beri partimiz her girdiği seçimden birinci parti olarak çıktı. Bu başarı ve grafik aynen bu şekilde devam ediyor.
Bu seçimlerde meydanlarda halkımın teveccühünü çok çok iyi görüyorum. İnanıyorum ki, artık final dönemine giriyoruz. Hele hele şimdi Ankara, İstanbul, İzmir mitinglerini yapacağız. Bu mitinglerde sayın Bahçeli ile Cumhur İttifakı’nın iki tarafı olarak birlikte olacağız. İnanıyorum ki oradaki mesajlarımız sürece pik yaptıracaktır. Osmanlı’ya kadar gidebiliriz. Bizim getirdiğimiz sistem Osmanlı’dan itibaren çalışan ve daha sonra da gelen siyasetçilerin bu konuda beklendikleri bir zamanlama vardı. Başkanlık sistemini getirmek. Aslında Gazi Mustafa Kemal başkanlık sistemiyle yönetmiştir. Bunu kimse dillendirmiyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye’nin demokratik sisteminin en güçlü projelerinden biridir. Bunu Demirel, merhum Erbakan, merhum Türkeş dillendirdi. Türk siyasetinde vesayetçi odaklarla mücadele etmiş bütün siyasilerin yeni bir sistemi talep ettiği olmuştur.
SENİN BEDDUAN TUTMAZ! SENİN ORTAĞIN HDP’DİR, İP’DİR”
Kuru kuruya beddua etmenin anlamı yok. Söyle bana arkadaşını söyleyeyim sana kim olduğunu. Şu anda CHP, HDP ile ortak mı? Sözde İP’le, Saadet Partisi’yle ittifak halinde mi? Ben bunlara 4’lü çete diyorum. şu anda İstanbul’da HDP’nin adayı var mı, sözde İP’in var mı? Yok. Bazı yerlerde Saadet aday çıkarmış. Doğu, Güneydoğu’ya gidelim. Orada sözde İP’le HDP’nin adayı var, CHP’nin yok. Bu oluşumun adı sayın Bahçeli’nin ifadesiyle zillet, benim ifademle illet ittifakıdır. Şimdi ‘kim teröre destek veriyorsa Allah belasını versin’ diyor. Senin bedduan tutmaz kı. Sen bunlarla beraber yürüdün. Bütün bu yerel seçimde senin ortağın HDP’dir, sözde İP’dir. HDP’nin arkasındaki güç kimdir? PKK’dır.
MİLLET İTTİFAKI ELEŞTİRİSİ
(Akşener) Denizli’de çok ciddi bir yanlış yaptı. ‘Cumhurbaşkanı’nın terörist dediği’ dediler. Aydın’a geçti, ‘Cumhurbaşkanı’nın terörist dediği’ dedi. Ben hiçbir vatandaşıma terörist diyecek kadar bu işlerin farkında olmayan bir insan değilim. Daha kaba bir tabirle ‘enayi’ değilim.
MERAL AKŞENER’E: “DENİZLİ’DE ÇOK CİDDİ BİR YANLIŞ YAPTI”
Şu anda ben hiçbir siyasi partiye oy verene terörist ifadesini kullanmadım. Zira siyasetin bu kadar acemisi değilim. Şu anda siyasetin içinde olanların hepsinden çok daha tecrübeliyim. Bu genel başkanların hepsi, benimle tecrübede yarışamaz. Gençlik kollarından itibaren siyasetin içinde olan birisiyim. Buradaki olaya baktığımızda, sözde İP denilen hanımefendi sürekli partilerini değiştire değiştire en son buraya gelmiş ve kendi partisinden bir ara ayrılacağını söyledi ve partisine geri döndü. Ben kendisini ademe mahkum ederken bana sataşması olmuyordu.
(Akşener) Denizli’de çok ciddi bir yanlış yaptı. ‘Cumhurbaşkanının terörist dediği Denizliler’ dedi. Ardından Aydın’a geçti, ‘Cumhurbaşkanının terörist dediği Aydınlı vatandaşlarım’ ifadesini kullandı. Tayyip Erdoğan böyle bir şeye tahammül edemez. Hiçbir vatandaşıma kalkıp da terörist diyecek kadar bu işlerin farkında olmayacak birisi değilim, daha kaba bir ifadeyle enayi değilim.
“EDİRNE CEZAEVİ’NDE YATAN KİŞİ 53 KİŞİNİN ÖLÜMÜNDEN SORUMLU”
Şu anda Edirne’de birçok yerde cezaevinde olan bu adamların hepsi bir teröristin tanımı neyse bunlarda o var. Şu izlediğiniz videoda gördüğünüz gibi bir defa bölücü terör eylemlerinden dolayı cezaevinde olan çok daha ileri gidiyorum Diyarbakır’da 53 vatandaşımızın ölümüne neden olan bir kişi var. Şu anda bu Edirne’de cezaevinde. Benim terörist dediklerim bunlar. Öbür tarafta ‘Biz sırtımızı PYD’ye, YPG’ye dayadık’ diyor. Bu da eş başkan. Öbürü, ‘Bize kaleş uzatanlara şunu yaparız’ diyor. Diğeri ‘Terörle mücadele yasası kaldırmazsa savaş kapıdadır’ diyor. Savaş çığırtkanlığı yapıyor. Türkiye’de Kürdistan var mı? Irak’ın kuzeyinde var. Çok seviyorsan oraya git. Türkiye’de böyle bir bölge yok. Bunların hedefi ülkemizi bölmek. Biz Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü için canımızı vermeye hazırız.
“ZATEN ONLARIN EZANA, BAYRAĞA SAYGISI YOK”
İki kere iki dört. Tweet’lerde bazı mesajlarda garip garip şeyler var. Ana muhalefetin sözcüsü bu polislere karşı yapılmış bir tepkidir diyor. Bir defa bu hazırlık nereden? Hepiniz düdüklerinizle oraya geliyorsunuz, ezan okunuyor bunlar öttürülmeye başlıyor. Bu milletin kırmızı çizgisi ezan, bayrak ve vatandır. Bundan taviz yok. Değerlerimize yönelik her türlü saldırı beka tartışmasından bağımsız düşünülemez. Bu olayı duyunca Ankara’daydım. Hemen valimizle bağlantı kurdum. Toplantı ve gösteri yürüyüşleriyle alakalı bir müracaatları var mı? Dediler ki, yok. Bunlarda zerre kadar düşünce olsa hemen valiliğe müracaatını yaparsın, size uygun yerlerde yürüyüş, toplantı için size izini verir, orada toplantınızı, gösterinizi yaparsınız. ‘Ben istediğim yerde yaparım’ dersen, hayır! O bir defa kamu düzenini bozmaya yönelik eylemdir. İstiklal Caddesi’nin değişik yerlerinden buraya girmeye çalıştılar. Gezi olaylarında da bunu yaptılar. Cam çerçeve kırdılar. Otobüsü yaktılar, Türk bayrağını yaktılar. Biz buna olumlu mu bakacağız?