Dolar 44,2207
Euro 50,5377
Altın 7.136,03
BİST 13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Az Bulutlu
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Paz 10°C
Pts 12°C
Sal 12°C
Çar 10°C

CHP’LI KOÇ: YETERINCE MASKARA OLDUNUZ

CHP’LI KOÇ: YETERINCE MASKARA OLDUNUZ
07/05/2014 18:21
A+
A-

CHP Sözcüsü Haluk Koç, hakkında rüşvet olarak pahalı bir saat aldığı iddialarına yaptığı savunması, saat firması tarafından yalanlanan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a “Yeterince maskara oldunuz, konuştukça batmaya devam ediyorsunuz. İktidar parmaklarıyla aklanacağınızı sanıyorsanız aldanıyorsunuz.” diye seslendi. Hakkında fezleke hazırlanan bakanların Meclis’te yaptığı savunma konuşmalarını eleştiren Koç, “Meclis’teki görüşmelerde zaman zaman münafıkların kullandığı bir yöntemi siyasette tercih etmişlerdir. Ağır suçlamalar iddialar karşısında ‘Ben ne kadar inançlı bir insanım, siz benim imanımı sorgulayamazsınız, hem ben hacca da gitmiştim’ tarzında kurdukları cümleler ibretliktir. Bunlar münafıkların siyasette kullandıkları cümlelerdir.” şeklinde konuştu.

CHP Sözcüsü Haluk Koç, CHP MYK toplantısı devam ettiği sırada bir basın toplantısı düzenleyerek gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Koç, ilk olarak 4 eski bakan hakkında TBMM’de yapılan görüşmelerin yayınlanmamasından dolayı TBMM Başkanı Cemil Çiçek’i eleştirdi. Türkiye’nin gündemindeki en önemli konulardan birisi olmasına rağmen bu konunun görüşülmesinin TRT’nin naklen yayın yapmadığı güne getirildiğini belirten Koç, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e yapılan başvuruların da komik gerekçeler ileri sürülerek reddedildiği kaydetti.

CEMİL ÇİÇEK’İ SORUMLU TUTTU

Koç, “Sayın Cemil Çiçek, artık siyasi tavırlarınızın sözde tarafsızlığınızın üzerine çıktığını üzülerek görüyoruz. Artık bulunduğunuz makamı işgal altında bir makama çevirdiğinizi siz de fark etmelisiniz. Televizyon yayınının engellenmesi milletin tanıklığından korkmak, milletin vicdanından kaçmak, milletle saklambaç oynamak, uygulanan genel sansürün Meclis Başkanı eliyle de Meclis’te devam ettirilmesi girişiminden başka bir şey değildir.” dedi.

TBMM TV’nin internet üzerinden yaptığı yayının engellenmesini ise “Herhalde Telekom’a kedi girdi esprisi ile bu da engellenmiştir” diye değerlendirdi. Koç, “Sayın Cemil Çiçek aldığı sansür talimatını yerine getiren kişi konumuna geçmiştir. Demokrasi sabıkaları listesinin en başında yerini sağlamlaştırmış olarak ortadadır. Demokrasi hak hukuk adillik gibi kavramları artık kullanması beyhudedir. TBMM Başkanlığı makamı iktidar amigoluğu, protokol maskotluğu koltuğu yeri değildir.” şeklinde konuştu.

MÜNAFIK BENZETMESİ

Koç, konuşmasının devamında ise rüşvet ve yolsuzluk iddialarının muhatabı bakanların yaptığı savunmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Koç, “Meclis’teki görüşmelerde zaman zaman münafıkların kullandığı bir yöntemi siyasette tercih etmişlerdir. Ağır suçlamalar iddialar karşısında ‘Ben ne kadar inançlı bir insanım, siz benim imanımı sorgulayamazsınız, hem ben hacca da gitmiştim’ tarzında kurdukları cümleler ibretliktir. Bunlar münafıkların siyasette kullandıkları cümlelerdir.” ifadesini kullandı.

ZÜCCACİYECİYE GİRMİŞ FİL

Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sözler en çok haramdan korkan, yalandan tiksinen namuslu ve ahlaklı yaşamı kendilerine rehber edinen mütedeyyin ve inançlı kesimleri rahatsız etmiştir. Artık bu insanlarımızın hangi değerleri kullanarak arkasına hırsızlıklar, yolsuzluklar, rüşvet olayları saklanıyor; vicdanlarını onların da bir şekilde sorgulaması gerekmektedir. Tablo ortada, söylenenler ortada, saklandıkları mazeretler ortada. Ortada çok ciddi belgelere ve kanıtlara dayalı ağır iddialar var. Neden kendinizi komik duruma düşürüyorsunuz. Ey eski bakanlar! Hükümetin başı arkanızda, çünkü iddiaların ucu kendisine geliyor diye çekiniyor. Gözünü karartmış, her kavramın içini boşaltıyor, her kurumu züccaciye dükkanına girmiş fil gibi dağıtmakla meşgul. Yargı düzenlemesi, hakim savcı düzenlemeleri sizin tribünlerde. Arkanızda birçoğu vicdanen kabul etmese de yaşananları siyasi gereklilik, biat, bağlılık talimat ne derseniz deyin bu tablo içerisinde sizin lehinize oy kullanmaya koşullanmış bir iktidar grubu var. Hem bütün bu pis ilişkilerde adınız iddialarda, belgelerde yer alacak hem de yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali üste çıkmaya çalışacaksınız.”

SAAT MESELESİ

Haluk Koç, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın, gündem olan saatine ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu eski bakanlardan bir tanesi ki ahlaken de eski düzeyde kalmış, Meclis’te herkesin gözü içine baka baka yalan konuşabiliyor. Şu saat meselesi. Bu saati gazetede gördüm reklamını, çok beğendim yanımda bu kişi vardı. Böyle elde ettim. Firma açıklama yapıyor; biz çok pahalı ürünler üreten firmayız, biz medyaya reklam vermeyiz, ancak özel müşteri portföyümüz vardır, onlara elektronik posta ile ürünlerimizi tanıtırız. İkincisi parayı şu kişi ödedi, ama garanti belgesi benim adıma. Firma yine açıklama yapıyor. Sattığımız ürünlerin garanti belgesi kişi adına yazılarak verilmez, sattığımız ürün adına verilir. Bu yalanlar herkesin gözünün içine baka baka o münafık söylemlerle beraber, ben de 35 yaşında hacca gitmiştim arkasına saklanarak ne yazık ki bu kürsüden ifade edilebiliyor. Sözüm bunlara; yeterince maskara oldunuz. Konuştukça batıyorsunuz. Artık farkına varın, sizi yakınlarınız uyarmıyorsa da bir siyasi karşıtınız uyarıyor. Yeterince maskara oldunuz, konuştukça batmaya devam ediyorsunuz. İktidar parmaklarıyla aklanacağınızı sanıyorsanız aldanıyorsunuz.”

YÜCE DİVAN ENGELLENİRSE SUÇ ORTAĞI OLURSUNUZ

Meclis’te iddialarla ilgili kurulacak komisyonun ayrıca bir ibret komisyonu olarak çalışacağını, Türkiye’de herkesin gözünün bu komisyonda olacağını söyleyen Koç, “Eğer komisyon çalışmaları sonunda Meclis’e inecek olan raporun onaylanması sırasında Yüce Divan yolu son oylamada engellenirse ret oyu verecek olan her AKP milletvekili bu iddiaların odağındaki suçların ortağı durumuna düşmüş olacaktır.” uyarısında bulundu.

ZENCANİ VE ZARRAB’I KARŞILAŞTIRDI

CHP Sözcüsü Haluk Koç, değindiği bir diğer konu ise yine rüşvet iddialarının merkezinde bulunan İranlı işadamları Babek Zencani ve Rıza Zarrab oldu. Koç, şunlaır ifade etti: “İran’da Babek Zencani isimli kişinin bütün mal varlığına İran devletinin el koymasıdır. Bu kişinin iş ortağı ve Türkiye ayağı olarak bilinen kişi cari açıksavar Rıza Zarrab. Uçaksavar gibi mübarek cari açık savıyor o da. Bunlardan birisi kendi ülkesinde tutuklu, bizdeki ise yandaş kanallarda Türk bayrağı önünde hayırsever işadamı rolünde. Birisi İran’da tüm kirli ilişkilerin hesabını veriyor, bizdeki muhtemelen tutuklu olduğu süre içerisinde ‘eğer konuşursam hepinizi mahvederim’ tehdidiyle elini kolunu sallayarak Türkiye’de dolaşıyor, birkaç milyon dolara villa aldığı gazetelerde çıkıyor. İran’ın elindeki Babek Zencani aracılığıyla Türkiye’de dönen her türlü kirli ilişkilerin detaylarıına sahip olma ihtimali. Eğer siyaset uluslararası alanda bu tür şantajlarla şekillendiriliyor ise Türkiye’de sorumlu noktalarda bulunanlar ağır töhmet altına girmişler demektir. Zencani eğer Ruhani’den sonra ABD ile yakınlaşma politikası sonucunda İran tarafından gözden çıkartıldı ise Zarrab ve Türkiye ilişkileri de birilerinin istihbarat oyuncağı haline getirilmiş riskli bir duruma ulaşmış olabilir. Deveyi yardan uçurun bir tutam ottur. Gözleri doymayanlar bulundukları görev yerlerine kişisel çıkarları için zenginleşme aracı olarak kullananlar bu yolda her şeyi her değeri harcamayı mübah görenler sadece belayı kendi başlarına sarmıyorlar Türkiye’nin ulusal çıkarlarını bu ilişkilerle ipotekli hale getiriyorlar. Bu işte sorumluluğu olanların veballeri sanıldığından çok daha büyüktür. Bu kadrolar gerçekleri örterek yaygaralarla algı operasyonları yaparak belirli bir oy oranını sandıkta almış olabilir ama bu milletin ahını da alırlar. Tarihte kahramanlar ve fedakar insanlar kadar işbirlikçiler de kötüler de unutulmazlar.”

Türkiye’de en çok vergi verenler listesinin açıklandığını hatırlatan Koç, “Vermeleri gereken vergiler hayır hasenat onlara göre. Rüşvet, havuz oluşturma gibi yerlerde harcadıklarından olsa gerek en zengin 100 kişi arasında birçok bu dönemin meşhur işadamı havuzcu var ama en çok vergi verenler arasında bunların bir tanesi bile yok.” diye kaydetti.

cihan