CHP’DEN İNCE’YE İSTİFA ÇAĞRISI
CHP Merkez Yönetim Kurulu toplantısı sürerken açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, Grup Başkanvekili Muharrem İnce’nin görevi ile açıklamalarının örtüşmediğini söyledi.
Grup başkanvekilliğinin “genel başkana vekalet” anlamı taşıdığını söyleyen Koç, daha önce kendisinin de benzer süreçlerden geçtiğini söyledi. Koç, grup başkanvekilliği görevi döneminde parti içi yönetim anlayışının değişmesi için bu görev için yeniden bu göreve talip olmadığını söyledi. Koç, “Ben siyasi etik ve ahlak çerçevesi içinde böyle bir kararın gereğini yerine getirmiş bir arkadaşınızım” dedi.
Koç, parti yönetimine cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarının ardından sert eleştiriler yönelten Grup Başkanvekili Muharrem İnce’ye üstü kapalı istifa çağrısı yaptı:
“Grup başkanvekilliği genel başkanın vekaleti anlamındadır. Bu tezleri ileri süren arkadaşımız şu an taşıdığı sıfatın, söylediği sözlerle uyuşup uyuşmadığını düşünmelidir. Kendisi deneyimli bir arkadaşımızdır, gereğini kendisi yapacaktır.”
İnce Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Ortada büyük bir hezimet var, hala susmak ve başarılıyız demek yakışmıyor. Bu durumu kabul edemeyiz geçiştiremeyiz. Şimdi hezimete kılıf bulma zamanı değil, çare bulma zamanıdır” demişti.
Kurultay çağrıları
Koç, muhaliflerin yaptığı kurultay çağrısıyla ilgili değerlendirmelerini de parti tüzüğünü adres göstererek yanıtladı, kimseye baskı yapmayacaklarını söyledi:
“Kurallar çok açık. Engelleyici değiliz. Sakın ha imza vermeyin gibi bir baskı oluşturmuyoruz. İmza toplandığı zaman kurultay istendiği gündemle toplanabilir. Hiçbir CHP yöneticisi genel başkan da dahil, hiçbir kurultay delegemize imza verin ya da vermeyin diye telkinde bulunmayacaktır. İstedikleri imzaları toplandığında kurultayın toplanacağından bir endişeleri olmasın. AKP’nin fetret tartışmalarına girdiği bir dönemde kendi koyduğu stratejisinin öz eleştirsini yapıyor, yapacaktır. Ama tartışmaların AKP’den CHP’ye yönlenmesine izin vermeyecektir.”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Koç kurultay çağrısı yapan 6 milletvekili için “Bu çağrıyı yaparken mutlaka dayandıkları bir güç vardır, o güç bir ortaya çıksın. Kimsenin yarışma hakkını elinden almayız” değerlendirmesinde bulundu.
‘Devlet krizinin kapısı açılıyor’
Koç, YSK’nın kesin seçim sonuçlarını ilan etmesiyle Erdoğan’ın başbakanlık ve genel başkanlık görevlerinin sona ereceğini savundu. Erdoğan’ın bu gerekçeyle Ak Parti’yi kongreye götüremeyeceğini öne süren Koç, “27 Ağustos gününü iktidar partisi hukuki bağı partisiyle sonlanmış birisi AKP’nin kongresini açmaya ve belirlemeye kalkışıyor. Böyle bir garabetle karşı karşıyayız.Erdoğan’ın bu sıfatıyla bu kongreyi yönetmesi mevzu bahis bile değildi. Erdoğan’ın iştirak ettiği AKP yetkili organlarının tesis ettiği tüm işlemler hukuken yok hükmünde olacaktır. Kongre’nin tüm sonuçları da hukuken yok hükümde olacaktır” dedi.
Koç, Erdoğan’ın bu süreçte başbakan olarak imza atacağı uygulamaların da ‘yok hükmünde’ olacağını iddia etti. Koç, CHP’li Atilla Kart’ın ek bir başvuruyla konuyu yeniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na taşıyacağını söyledi.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hukuki değerlendirmeyi en kısa sürede yapması gerektiğini belirten Koç bu yapılmazsa Anayasa Mahkemesi’ne gidebileceklerini belirtti.
Koç, “Bundan sonra AKP’nin çok net bir hukuki değerlendirme yapması gerekiyor” dedi, Erdoğan’ın daha ilk adımdan itibaren Anayasa ihlaline başladığını savundu. Koç, “Bu, devlet krizinin ve rejim krizinin kapısını açmaktır.” dedi.
Erdoğan’ın yemin töreni
Koç, Tayyip Erdoğan’ın Meclis’te düzenlenecek Cumhurbaşkanlığı yemin törenine katılmayacaklarının da sinyalini verdi:
“Yetkili kurullarda değerlendirilir. Anayasa ve hukuk sistemi aşındırılarak 15-17 ağustos arasında kanun hükümlerinin dışına çıkıp öyle bir çerçeve içinden çıkacak birinin yemin töreninin bizim için havada kaldığı açıktır.”
“Balkondan düşen Gül olmuştur”
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün tekrar aktif siyasete döneceğine dair açıklamalarını hatırlatan Koç, Erdoğan ve Gül cephelerinden gelen açıklamaların iktidar partisi içinde ciddi bir tasfiyenin yaşanacağını iddia etti. Balkonda Bilal Erdoğan’ın sendelediğini anımsatan Koç, “Balkondan düşen Abdullah Gül” olmuştur” dedi.
Koç “Partime döneceğim beyanlarına rağmen 28 Ağustos tarihli kongre kararından Gül’e gelecekte partide yer yok mesajı çıkacaktır. Kardeşlik hukuku bitmiştir.” öngörCHP Parti Sözcüsü Haluk Koç, Cumhurbaşkanı seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın YSK’nın kesin seçim sonuçlarını açıklayacağı 15 Ağustos’tan sonra görevine devam etmesi halinde yapacağı işlemlerin yok hükmünde sayılacağını söyledi. Anayasa’nın 101. ve 102. maddelerinin açık olduğunu ve seçilen kişinin hem parti hem de TBMM üyeliğinin biteceğini belirten Koç, Erdoğan’ın 28 Ağustos’ta yapılacak olan AK Parti Kongresi’ne Başkanlık edemeyeceğini ifade etti. Koç, konuyla ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunulduğunu kaydetti.
Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Koç, halkın oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Ağustos’tan itibaren parti Genel Başkanı ve Başbakan olarak herhangi bir işlem yapamayacağını belirtti. Koç, “Anayasa’nın 101 ve 102 içindeki maddelerinde fıkralar çok açık hukuki yol haritası ortaya koyuyor. ‘Cumhurbaşkanı’nın YSK tarafından kesin seçim sonuçlarını açıklamasının ardından meclis ile ilişiği kesilir.’ deniyor. Göreve başlanması beklenmeden bu süreç başlar deniliyor. Burada hukuken bu statü 15 Ağustos akşamında belirlenmiş gerekiyor. Cuma günü resmi sonuçları ilan ettiği anda seçilen Cumhurbaşkanı’nın hem TBMM üyeliği hem de siyasi partiyle bağlantısı otomatikman bitiyor. Şimdi burada Erdoğan bu hükümler çerçevesinde bu sıfatıyla kongreyi yönetmesi söz konusu değildir. Erdoğan’ın iştirak ettiği ve AKP’nin işlemleri yok hükmünde olacaktır. 27 Ağustos tarihinde yapılacak olan kongrenin de tüm hükümlerinin yok hükmünde olması doğal sonucudur. 15 -27 Ağustos arasındaki tasarruflar da Başbakan olarak tüm işlemler yok hükmünde olacaktır. Başbakan imzasıyla başta TBMM olmak üzere iadesi ve işleme alınmaması gerekmektedir. Burada Cemil Çiçek’e de önemli bir hukuk görevi düşüyor.” dedi.
“DAHA İLK ADIMINDA ANAYASAYI İHLAL ETMEYE BAŞLADI”
Erdoğan’ın görevini yapamayacağına ilişkin itirazları yaptıklarına değinen Koç şöyle dedi: “Bu süreçle ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunuldu. Bundan sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Anayasa’nın 101. ve 108. maddeler ve siyasi partiler yasasındaki maddeler sonucunda değerlendirmeler yapması gerekir. Bunun sonucu yüzde 51.7 ile Cumhurbaşkanı seçilen kişinin daha ilk adımda Anasyasa ihlallere daha ilk günden başlamış olması ve önümüzdeki günlerde tek adam rejimine gidecek ve Anasaya’yı takmayacak bir rejime gidecektir.”
“İHSANOĞLU’NA DESTEK VERMEYENLER HESAP VERMELİ”
CHP’nin çatı aday formülü ile destekledikleri Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun seçimi kaybetmesinin ardından parti içerisindeki muhalefetin yaklaşımını eleştiren Koç, “İhsanoğlu’nun adaylığına destek vermeme, alanlarda sorumluluk almama ve sandığa gitmeme yaklaşımlarını etik olarak sorgulamaları gerekir. Tüm ekonomik yokluklara, seçimlerin örgütte oluşturduğu yorgunluğuna ve İhsanoğlu etrafında oluşturulan seçmenin sandıktan uzaklaşmasına neden olabilecek yaklaşımlarda bulunanların bugün hesap soruyoruz diye ortaya çıkanların öncelikle kendilerine hesap sorulması gereken kişiler olduğu herkesin bilgisi dahilindedir.” ifadelerini kullandı.
“KURULTAY İSTEYENLERE ENGEL OLMAYIZ, GÜÇLERİNİ ORTAYA KOYSUNLAR”
Seçim süreci boyunca eksiklikleri olduğunu ve bunun için özeleştiri yaptıklarını kaydeden Koç, Kurultay çağrısı yapan muhalefetin de gücünü ortaya koyarak özgür bir şekilde seçim isteyebileceklerini kaydetti. Koç konuşmasına şöyle devam etti: “CHP’nin eksiklikleri olabilir. Ekonomik sorunları olabilir. Bir devlet partisi haline gelen AKP’nin yanında organizasyon sorunları da olabilir. Ama CHP’nin bu seçimlerde ortak aday noktasındaki iyi niyeti, siyasi fedakarlığı bir çok gözlemci tarafından teslim edilmektedir. CHP kuralları, tüzüğü, ilkeleri olan bir partidir. Günübirlik kurulmuş bir parti değildir. CHP yönetiminin kendilerine göre taleplerle ortaya çıkanlara karşı tavrı da nettir. Hiçbir CHP yöneticisi eğer bir kurultay çağrısı yapılacaksa hiç kimseye imza verin ya da vermeyin diye bir telkinde bulunmayacaktır. İstedikleri imzalar toplandığında hiç kimsenin kurultayın toplanma endişesi de bulunmamaktadır. CHP artık kendi yakın dönem siyasi tartışmalarını öne alan yaklaşımlara AKP’nin fetret dönemi yaşadığı şu dönemlerde asla izin vermeyecektir. CHP kendi koyduğu stratejinin seçim sonuçlarıyla birlikte özeleştirini yapıyor. Ancak tartışmaların AKP içinden uzaklaşılıp kendi içine girecek tartışmalara karşı siyasi stratejilerini geliştirecektir.”
üsünde bulundu.