BAHÇELİ 100 BİN İMZA DEDİ! CEVAP KILIÇDAROĞLU’NDAN GELDİ
BAHÇELİ 100 BİN İMZA DEDİ! CEVAP KILIÇDAROĞLU’NDAN GELDİ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugün 24 Haziran seçimlerinde oy kullanacak seçmenlere ilişkin sarf ettiği sözlerle ilgili olarak 100 BİN İMZA İLE ADAY OLACAKLARIN SÖZCÜLÜĞÜNÜ YAPTI….
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki Grup Toplantısı‘nda, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin beka sorunu varsa, herkesin birleşmesi gerektiğini belirterek, “Birleşeceğiz kazanacağız, bu ülkeye kardeşliği, demokrasiyi getireceğiz.” ifadesini kullandı.
Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde gazetecilerin hapislerde bulunduğunu, Türkiye’nin medya özgürlüğü konusunda sonlarda olduğunu, gazetecilerin gücü övmek için değil, denetlemek için görev yapması gerektiğini, gazetecinin güce tapması, gücün arkasından gitmesi durumunda işlevini yitireceğini vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, “Geldiğimiz noktada bu örnekleri Türkiye’de çok görebilirsiniz.” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, gazete sahiplerinin kendi özgür iradeleriyle gazetecilik yapmadığını, atamayla mevcut görevlerine geldiğini ileri sürerek, bu konuya ilişkin altı ilke belirlediklerini bildirdi.
Dördüncü ilke olarak Basın İlan Kurumu ve Radyo Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) yeniden yapılandırılmasını belirlediklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, kamu ilanlarının objektif kıstaslarla belirlenmesinin ve televizyonlarda zorunlu yayımlanan ilanların paralı olmasının diğer kuralları olduğunu belirtti.
Yetki verilmesi durumunda bunların tamamını hayata geçireceklerine işaret eden Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu kürsüden defalarca FETÖ’nün siyasi ayağını açıkladık, malum FETÖ’nün siyasi ayağı, bir numaralı ayağı sarayda oturan zattır. Herkes bunu biliyor. Ne istediniz de vermedi? Türkiye’yi teslim etti, bundan daha iyi siyasi ayak mı olur. FETÖ’nün istediği valileri, kaymakamları, paşaları sen atamadın mı? Sen atadın. Devletin namusunu, kozmik odasını sen FETÖ’ye açmadın mı? Açtın. Daha bundan büyük siyasi ayak mı olur? Şunu affedemiyorum, FETÖ’nün siyasi ayağıyla iş birliği yapanlar bugün seçmenleri suçlama noktasına geldiler. ‘Efendim bu seçmenler FETÖ’cü mü, değil mi?’ Ne demek FETÖ’cü mü, değil mi? Sen FETÖ’cü arıyorsan iş birliği yaptığın adama bakacaksın, milliyetçiliği ayaklar altına alan adama bakacaksın sen. Rahmetli Alparslan Türkeş hayatta olsaydı, ‘Ben her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına aldım.’ diyen adamla asla yan yana gelmezdi, kendi partisini satmazdı. Şimdi bunu niye söylüyorlar, ‘Efendim seçmenlere bakmamız lazım, bu seçmenlerde FETÖ ayağı var mı, yok mu?’ Tepedeki adama bak sen kardeşim, seçmen FETÖ’cü mü, değil mi nereden bileceksin onu. Amaç 100 bin imzayı toplayamasınlar, amaç bu. Korku dağları sarmış. İstediğiniz kadar korkun 25 Haziran’da Türkiye aydınlığına uyanacaktır.”
‘Bu bir askeri vesayet girişimidir’
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ziyaret ettiği iddialarına ilişkin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu bir askeri vesayet girişimidir. Diğer vesayetlerden farkı şudur; askerler kullanılarak sarayın vesayeti demokrasinin üzerine dikilmek istenmektedir.” dedi.
“Gül’den açıklama bekliyoruz”
Abdullah Gül’den açık bir şekilde açıklama beklediklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
“Erbakan’ı anma törenine katıldı. Nasıl olur da Genelkurmay Başkanı, demokrasiyi sonlandırmak veya gölgelendirmek için kendini kullandırır? Eğer silah zoruyla demokrasiyi yok etmek için çare arıyorsanız, biz göğsümüzü siper etmeye hazırız. Buyrun gelin. Ayazağa’ya giderler, sivil kıyafetlerle giderler, oturur konuşurlar, tehditlerini yaparlar ve çıkıp giderler. ’28 Şubat, 28 Şubat’ diye kıyamet koparıyorlardı. Niye kıyamet kopardınız, o zaman? Askeri kendin için kullanıyorsun. Afrin’de de kendin için kullandın. Şimdi, korku dağları sarmış. ‘Gönderirsek Genelkurmay Başkanı’nı o da bu işten vazgeçer, biz bu işi garantileriz’. Bu işi garantileyecek olan bu ülkenin demokratlarıdır.”
“Tehdit edildi mi?”
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, eski senatör Ali Fuad Başgil’in cumhurbaşkanı adayı olacağını açıkladıktan sonra iki general tarafından, “Seçildiğiniz anda cumhurbaşkanı töreni için toplarınız atılmayacaktır. Sizi Cumhurbaşkanlığı arabası alıp Köşk’e götürmeyecek, aksine bir cipe bindirilerek Etlik’e götürüleceksiniz; orada yeriniz hazırlanmıştır. Belki de Etlik’te gömülebilirsiniz.” diye tehdit edildiğini anlatan Kılıçdaroğlu, “Ben merak ediyorum, Sayın Abdullah Gül’e böyle tehditler geldi mi? Ben bunu sormak zorundayım. 57 yıl önceki bir olay, demokrasinin üzerinden 57 yıl geçtikten sonra yeniden gerçekleşiyor. ” dedi.
CHP’nin adayı
CHP’nin cumhurbaşkanı adayına ilişkin profili açıklayan Kılıçdaroğlu, “Bizim cumhurbaşkanı adayımız demokrasiden yana olacaktır, darbelere açık ve net karşı çıkacaktır, insan haklarından, mazlumlardan ve ezilenlerden yana olacaktır, herkesin düşüncesini özgürce ifade ettiği bir Türkiye’den yana olacaktır.” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, CHP’nin adayının tarafsız olacağını ve 80 milyonu kucaklayacağını bildirerek, “Biz onlar gibi değiliz. Söylediklerimizle kalbimiz aynı paraleldedir. Kalbimizle neyi düşünüyorsak dudaklarımız onu okuyor. Biz çifte standart, ahlaksızlık nedir bilmeyiz. Adaletsizlik nedir biliriz ama adaletsizlikle mücadele ederiz.” değerlendirmesini yaptı.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ı ziyaret etti.
Ziyaret öncesi tokalaşarak basın mensuplarına poz veren ikili, daha sonra basına kapalı olarak görüştü. Yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 24 Haziran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i destekleyeceklerini söyledi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise, Demokrat Parti ile iki kardeş parti olduklarını söyledi.
Daha sonra MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin kendisine yönelik eleştirilerine cevap veren Akşener, Meclis’te grubu olmasına rağmen, millete söz verdiği için kolaya kaçmayacağını ve 100 bin imza ile Cumhurbaşkanı adayı olacağını hatırlatarak, şunları söyledi:
“Şimdi bugün saray ittifakının, çıkar ittifakının küçük ortağı fındık ve fıstık yemeyi bir kenara koyarak, dizi izlemeye bir ara vererek bana ve Sayın Temel Karamollaoğlu’na imza verecek kişilerin FETÖ’cü olup olmadıklarının anlaşılması için bir konu ortaya attı. Buradan Türkiye’nin savcılarına, hakimlerine, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanı’na, Sayın Başbakan’a, İçişleri Bakanı’na, Adalet Bakanı’na seslenmek istiyorum. Eğer 15 Temmuz’dan sonra FETÖ mücadelesini sulandırmadıysanız FETÖ mücadelesine herkes destek verdi, herkes yanınızda oldu. Siz sulandırmadıysanız, bizzat bizim gözlemlediğimiz ve sizin milletvekiliniz söylediği gibi zenginlerin kaçtığı, çaycının, çorbacının hapis yattığı, Gayretullaha dokunan pek çok eylemin bulunduğu bir FETÖ mücadelesini başaramazsınız. Ama bugün küçük ortağın dediği konuyu ciddiye alarak imza vermeye karar veren kardeşlerimizi korkutmak amaçlı yapılan bu söylemi ciddiye alarak. Sayın yetkililere sesleniyorum, Sayın Bahçeli’nin genel başkan yardımcılarının 17-25 Aralık’tan sonra 2015 seçimlerinde FETÖ yayın organlarının önünde polisle göğüs göğüse kavga ettiği tespit edilmiştir. Sayın Erdoğan, 17-25 Aralık’ı bir milat kabul ettiğine göre 17-25 Aralık’tan sonra yapılan bu göğüs göğüse mücadelenin içinde yer alan bu genel başkan yardımcılarının FETÖ ile ilgileri tespit edilmiş midir? Tespit edildiyse bu konuda ne yapılmıştır? Ve Sayın Bahçeli’nin talimatı ile bu işler yapıldıysa ki siyasi partilerde öyledir, Sayın Bahçeli’nin FETÖ iltisakları tespit edilmiş midir? Üzerinde bir inceleme yapılmış mıdır? Sayın Bahçeli’nin 17-25 Aralık’tan sonra Sayın Erdoğan’a ’17-25 Recep Tayyip Erdoğan’ lakabını takma girişimleri acaba FETÖ tarafından verişmiş bir talimat mıdır? Sayın Bahçeli’nin 17-25 Aralık konusuyla ilgili odasında bulunan meşhur saatinin rakamları değişmiş midir, değişmemiş midir? Ve sayın Bahçeli açısından 17-25 Aralık, Sayın Erdoğan’a yapılmış bir kumpas mıdır? Yoksa gerçekten bir yolsuzluk operasyonu mudur?”
‘PABUÇ BIRAKMAYACAĞIMI SAYIN ERDOĞAN ÇOK YAKINDAN BİLİR’
Akşener, konuşmasının devamında ise şunları söyledi:
“Milletimizi korkutmaya çalışan, arkadan dolanan, mertlikten, erkeklikten, adamlıktan uzak bu tür söylemlere pabuç bırakmayacağımı Sayın Erdoğan çok yakından bilir. Buradan yaptığım çağrının gereğinin yapılmasını talep ediyorum. Ve eylemsiz doçent diye tabir ettiğim Sayın Bahçeli’yi dizilerini seyretmeye, bedavadan milletvekili seçtirmeye, Sayın Erdoğan’ın çalışıp kendisinin yan gelip yatmaya devam etmesini öneriyorum. Bilmediği, anlamadığı işlerde konuşmamasını kendisine öneriyorum. Eylemsiz doçent, yancılık yapmaya devam etsin bilmediği işlere karışmasın.”
AA