BAHÇELI: TÜRK MILLETI BIZE EMANETTIR
MHP Lideri Devlet Bahçeli, Bizim adımız Milliyetçi Hareket’tir.Türk Milleti bize emanettir, biz de Türk Milleti’ne aitiz. Emanete hıyanetlik edenleri şaşkına çevireceğiz dedi.
Bahçeli, ”Aziz milletimize namlu çeviren elleri, bunlara destek veren maskaraları buzun güneşi erittiği gibi eritip buharlaştıracağız. Milli değerlerimize sırt dönenleri, birliğimizi ve beraberliğimizi yıkmaya yönelen cebin ve cahilleri Allah’ın izniyle ayaklarımızın altına alacağız” açıklaması yaptı
İki gündür Karadeniz illerini ziyaret edip aday tanıtımı yapan Bahçeli’yi, gittiği her yerde binlerce kişi coşku ile karşıladı. Hükümeti uyaran Bahçeli, “Hükümet, Türk milletini bölmeye çalışan, yurdumuzu parçalamayı amaçlayan bölücü mihraklarla iç içe geçmiş, aynı hedeflerde buluşmuştur” dedi,
“Çözüm nedir, neleri kapsamaktadır, 29 yıl elinde silahla dağda gezen eşkıya, eğer olursa, hangi bedel, hangi ödül karşılığında silah bırakacaktır” diye soran Bahçeli, Hükümetin “İmralı canisi ve çetesiyle” koalisyon kurduğunu, BDP’yi ise ‘posta hizmetleri vermek üzere’ yanına aldığını vurguladı.
Yapılacak seçimlerin önemine değinen Bahçeli, ”Milletim bu iktidarı uyarmalı, bu iktidar bu uyarıyı almıyorsa alaşağı edilecek ve yerine milletle beraber geleceği yeniden tanzim edecek bir iktidara fırsat tanıması lazım. ‘Bu iktidar kim olur’ diyorsa artık zamanı geldi, ‘Milliyetçi Hareket’ olur diyorum” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Karadeniz çıkarması yaptı. İki gündür Karadeniz illerini ziyaret edip aday tanıtımı yapan Devlet Bahçeli’yi, gittiği her yerde binlerce kişi coşku ile karşıladı.
Bahçeli, ”Kimliksizliği ve köksüzlüğü yaymaya çalışanlara tek direnç Milliyetçi Harekettir. Defolu kalplere, narsist kişiliklere, bölünme ayini yapan ruhsuzlara, kardeşliğimizi baltalamaya çalışan kalleş ittifaka yalnızca kaşı çıkan da Milliyetçi Harekettir. Bizim kudretimiz damarlarımızda akan kanda gizlidir. Bizim gücümüz Türk milletine duyduğumuz tarifsiz bağılılık ve sevgide saklıdır.Merak buyurmayınız, biz varken bölücülük patentini ve terörün telif haklarını uhdesine alanlar huzur yüzü göremeyeceklerdir.Biz varken, şiddet morfini yemiş gafiller, oturdukları masada ganimet hevesine kapılan kanlı eller, küresel tuzaklara düşen günahkârlar rahat olamayacaklar, ham hayallerine ulaşamayacaklardır.
Bizim adımız Milliyetçi Hareket’tir.Türk milleti bize emanettir, biz de Türk milletine aitiz. Emanete hıyanetlik edenleri şaşkına çevireceğiz. Aziz milletimize namlu çeviren elleri, bunlara destek veren maskaraları buzun güneşi erittiği gibi eritip buharlaştıracağız.Milli değerlerimize sırt dönenleri, birliğimizi ve beraberliğimizi yıkmaya yönelen cebin ve cahilleri Allah’ın izniyle ayaklarımızın altına alacağız” dedi.
Bahçeli, “Hükümet, Türk milletini bölmeye çalışan, yurdumuzu parçalamayı amaçlayan bölücü mihraklarla iç içe geçmiş, aynı hedeflerde buluşmuştur” dedi.
Partisinin çeşitli programlarına katılmak üzere Ordu’ya giden Bahçeli, Ünye ilçesinde esnaf ziyaretinde bulundu. Daha sonra Fatsa ilçesine geçen Bahçeli, Fatsa Kültür Sarayı’nda partililere seslendi.
Konuşmasına “Karadeniz kadar görkemli vatan yöresinde Fatsalılarla bir arada bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu” belirterek başlayan Bahçeli, hükümeti eleştirdi.
MİLLİ BİRLİĞİMİZ SALLANTILI, MİLLİ KİMLİĞİMİZ SANCILI VE MİLLİ DEĞERLERİMİZ DEPREM GEÇİRMEKTEDİR
Bahçeli, 2013 yılının sorunlarla, karmakarışık ilişkilerle ve tehlikeli gelişmelerle iç içe geçtiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: “Ülke yönetiminde bulunan AKP hükümeti, Türkiye’yi dar bir kadroya sıkıştırmış, dikenli yollara sokmuştur. İçler acısı bir hale sürüklemiştir.
İnsanımız mutsuz ve huzursuzdur. Milletimiz ümitsiz ve kaygılıdır. Devletimiz bugün bunalımlı ve buhranlıdır. Milli birliğimiz sallantılı, milli kimliğimiz sancılı ve milli değerlerimiz deprem geçirmektedir. Ekonomimiz bıçak sırtında, milli kaynaklarımız israfın içinde, refah beklentileri dibe doğru inmektedir.
Bugünkü ülke tablosunda istikrar kaybolmuş, milli iddialar zaafa düşmüştür. Hukuk keşmekeş bir hale dönmüş, adalete duyulan güven tükenmeye yüz tutmuştur. Yozlaşma, yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar her yere sıçramıştır. Ahlaki değerler zayıflamış, vicdani ölçüler yıpranmış, dürüstlük mumla aranır hale gelmiştir.
Türkiye iyi yönetilmemektedir, iyi durumda değildir. Ülkemizde işler iyiye gitmemektedir. Yalan doğrunun önüne geçmektedir. İktidar fevridir, iktidar ölçüsüzdür, iktidar kontrolsüzdür, iktidar art niyetlidir.”
İMRALI CANİSİNE NE VADEDİLMİŞTİR, PKK’YA NE UMUT VERİLMİŞTİR
Hükümetin “İmralı canisi ve çetesiyle” koalisyon kurduğunu, BDP’yi ise “posta hizmetleri vermek üzere” yanına aldığını belirten Bahçeli, “Hala çözümle neyi anladıklarını, çözümle neyi çözdüklerini aziz milletimize açıklayamamıştır” diye konuştu. Bölücülük kavgasının her geçen gün güçlendiğini belirten Bahçeli, şöyle devam etti: “Hükümet, Türk milletini bölmeye çalışan, yurdumuzu parçalamayı amaçlayan bölücü mihraklarla iç içe geçmiş, aynı hedeflerde buluşmuştur. Bunun da paratoneri, kılıfı sözde çözüm süreci olarak gösterilmiştir.
Çözüm nedir, neleri kapsamaktadır, 29 yıl elinde silahla dağda gezen eşkıya, eğer olursa, hangi bedel, hangi ödül karşılığında silah bırakacaktır. İmralı canisine ne vadedilmiştir, PKK’ya ne umut verilmiştir, kimlerle küsülmüştür de barışılmaya çalışılmaktadır. AKP hükümeti hangi karanlık ilişkilerin diyetini ödemekte ve teröre karşı niçin boyun eğmektedir. Başbakan, çözüm sürecinin çöküşe gittiğini, terör muhatap alınarak Türk milletinin bitişe yöneldiğini ne zaman anlayacaksın?
PKK terör örgütü 2012 yılında Doğu ve Güneydoğu ölçeğinde vurup kaçmayı değil, çatışarak kalmayı, alan hakimiyeti kurarak üst oluşturmayı denemiş, kısmen de başarılı olmuştur”
Bahçeli, “PKK bu şekilde bitirilemez, kaldı ki Başbakan ve hükümetinin buna niyeti ve isteği de yoktur. ‘Amacımız terörü sonlandırmak, analar ağlamasın, barışa yakınız, çözüm süreci iyi gidiyor’ açıklamaları tam bir aldatma, tam bir yanıltmadır. Türkiye öyle noktaya geldi ki cezaevlerinde mahkum teröristler, esir olarak değerlendirilmeye başlanmıştır” ifadelerini kullandı.
PKK’LILARA ELİNİ VERMEYEN EVLATLARIMIZIN ALNINDAN ÖPÜYOR, HEPSİNİ TEBRİK EDİYORUM
Bahçeli, 8 kamu görevlisinin ailelerine kavuşmaları konusunda MHP’yi “rahatsız oldukları” yönünde suçlayanları “terör komisyoncusu” olarak gördüklerini söyledi.
“Akılsızlar ve kalpsizler 8 evladımızın PKK elinde oyuncağa dönmesinden hiç mi rahatsızlık duymamışlardır” diye soran Bahçeli, şunları kaydetti:
Bu çevreler PKK’nın mı yoksa Türk milletinin mi yanındadır? Terörün mü yoksa Türkiye’nin mi safındadır? PKK’lılara elini vermeyen evlatlarımızın alnından öpüyor, hepsini tebrik ediyorum. Türk devletini bu hallere, Türk milletini teröristlerin lütfuna bırakmaya kimin ne hakkı vardır? Teröristlerin yanında ayakta dikilen 8 evladımız olmayıp Türk milletidir. Yaşanan rezillikleri görmezden gelip de sevinç çığlıkları atanlara, PKK’nın jest yaptığını şuursuzca dile getirenlere, insani tavır olarak yorumlayanlara, göz aydınlığı temennisinde bulunanlara diyeceğim tek şey var, alayınıza yazıklar olsun, milletimizin hakkı haram zıkkım olsun.
Bahçeli, Türkiye’nin içinde bulunduğu vahim tablo nedeniyle mahalli idareler seçiminin çok önemli olduğunu belirterek, partisinin Fatsa Belediye Başkanı adayı Mustafa Sade’yi tanıttı.
BU GİDİŞATA DUR DEMEK GEREKMEKTEDİR
Bahçeli, çeşitli programlara katılmak üzere gittiği Ordu’da, partisinin il başkanlığı binasının açılış törenine de katıldı. Törende partililere hitap eden Bahçeli, 2014’te yapılacak seçimleri hatırlatarak, “Bugünkü siyasi iktidar ustalık dönemini bir çılgınlık dönemine getirmek suretiyle Türkiye’yi büyük bir felaketin eşiğine sokmuştur. Bundan ülkenin kurtulması lazım.
Hangi partiden olursak olalım bu ülkenin insanlarıyız. Her partinin kuruluş amacı milletine hizmet etmektir. Bu kuruluş amacı sapar, bazı sapkınlıklara düşer yanlış yönlendirmelerle ülkeye zarar veriyorsa o zaman o siyasi partiyi uyarmakta yarar vardır. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy vermiş kardeşlerim başta olmak üzere bu gidişata dur demek gerekmektedir. Bunu nasıl yapacağız dediğimizde çözümü demokrasi içerisinde aramamız gerekiyor” diye konuştu.
”ÖNÜNÜZDEKİ 3 SİYASİ OLAYI İYİ DEĞERLENDİRİNİZ”
Çözüm sürecine ilişkin eleştirilerde bulunan Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Millet iradesine başvurmak suretiyle Türkiye’nin geleceğini kökten bir çözüme götürecek bir iktidar değişikliği için seçimi iyi değerlendirmemiz gerekmektedir. ‘En yakın seçim hangi tarihtedir’ dediğimizde, o da 30 Mart 2014 yılıdır. Arkasında Cumhurbaşkanlığı seçimi, sonra da milletvekilliği genel seçimi oluyor.
Türkiye’ye sevdalı kardeşim ‘sizlere sesleniyorum, önünüzdeki 3 siyasi olayı iyi değerlendiriniz. Akıl ve vicdan süzgecinden hareketle 30 Mart seçimlerinde bir uyarıda bulununuz. Sadece ve sadece devlet başkanı olacağım diye her tarafıyla hırs bürümüş bir hırsa yüklenmiş kişiyi, yeter artık diyebilecek bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde alaşağı ediniz.
2015 yılında yapacağınız milletvekili genel seçimlerinde ise Adalet ve Kalkınma Partisi’ne verilmiş olan desteğinizi geri çekiniz ve onlara en azından bir düşünme payı bırakınız. ‘Biz niye böyle yaptık, yüzde 51’den 326 milletvekilinden bu hallere niye düştük’ diye eğer onlar bir kendilerini gözden geçirebilecek bir fırsatı bulabilirlerse o zaman hem Adalet ve Kalkınma Partisi için hem de milletimiz için hayırlara vesile olabilecek bir durum söz konusu olabilir. O sebepten dolayı aziz Ordulular 30 Mart seçimleri, milletimiz için, sizler için çok önem arz eden bir seçim olacak.
Belediye başkanlığı seçimiyle yetinmemelisiniz, ondan sonraki gelişmelere de işaret verebilecek bir iradeyi ortaya koymanız lazım.”
ORDU’NUN BÜYÜKŞEHİR OLMASI
Ordu’nun büyükşehir olmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bahçeli, şunları kaydetti:
Meclis’te alınan bir karar doğrultusunda 13 büyükşehir belediyesine ilaveten Ordumuz da dahil olmuştur. Mardin’in, Van’ın ve birçok ilimizin büyükşehir olduğu bir dönemde Ordu’nun da bir büyükşehir özelliği kazanması onun en tabi hakkıdır ve beklentisidir. Ordu’nun büyükşehir olması sırasında bir adım daha atmak gerekiyor. O da nedir? Büyükşehirin kurucu başkanını seçmek lazım.
Eğer kurucu başkan büyükşehiri kurarken çok sağlam temeller üzerine dürüst, ilkeli, halkı bir birinden ayırt etmeyen bir anlayış çerçevesinde bir büyükşehir adayıyla ‘ben Ordu’yu büyükşehir yapacağım’ diyorsa o insanı yalnız bırakmamak lazımdır. Onun için mahalli idareler seçimini bir de bu yönüyle düşünerek ele almakta yarar vardır. Hepsinden çok daha önemlisi bugünkü Adalet ve Kalkınma Partisi;ne bir uyarının bu seçimlerde gelmesidir. Bu uyarıyı milletimiz yapmalıdır. Milletimizin kendi iradesinin dışında yapılacak hiçbir uyarının bu ülkeye fayda getirmediğini de hep beraber gördüğümüz içindir ki yine görev aziz milletimize düşüyor. Milletim bu iktidarı uyarmalı, bu iktidar bu uyarıyı almıyorsa alaşağı edilecek ve yerine milletle beraber geleceği yeniden tanzim edecek bir iktidara fırsat tanıması lazım. ‘Bu iktidar kim olur’ diyorsa artık zamanı geldi, ‘Milliyetçi hareket’ olur diyorum.
TÜRKİYE’NİN İDARİ BÜTÜNLÜĞÜ BU KANUNLA SAKATLANMIŞTIR
Bahçeli, partisince Ordu Vali Kemal Yazıcıoğlu Spor Salonu’nda düzenlenen, “Milli Değerleri Koru ve Yaşat” adlı etkinlikte de, büyükşehir belediyesi kanununa yönelik eleştirilerde bulunarak, Türkiye’nin idari bütünlüğünün söz konusu kanunla sakatlandığını savundu.
Ordu’nun da büyükşehir belediyesi statüsü kazandığını anımsatan Bahçeli, şöyle devam etti: “Bildiğiniz gibi, Ordu büyükşehir belediyesi statüsü elde etmiştir. Bildirmek isterim ki bundan memnunuz. Şurası iyi bilinmeli ki biz başından beri büyükşehir belediyesi kanununun mahzurlarını anlattık, illerimizin büyükşehir olmasına özde karşı durmadık. Ancak AK Parti Hükümeti hiçbir kaygıyı dikkate almadan yangından mal kaçırırcasına kendi ikbal ve siyasi emelleri doğrultusunda eyaletleştirmenin, daha doğru bir tabirle federalleşmenin tohumlarını ekmiştir.
Türkiye’nin idari bütünlüğü bu kanunla sakatlanmıştır. Ayrıca idarenin merkezi niteliği, üniter devlet yapısı kategorik olarak darbe almıştır. AK Parti Hükümeti sınırları il mülki sınırlar olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyeleri kurmuş ve tehlikeli bir yola girmiştir.”
BÜYÜKŞEHİR KANUNU HER HALİYLE ANAYASAYA AYKIRIDIR
Bahçeli, büyükşehir belediyelerine ilişkin düzenlemenin olumsuz sonuçlarının, farklı yön ve özellikleriyle karşılarına geleceğine değinerek, şunları söyledi: “Aceleyle çıkarıldığı baştan beri belli olan bu kanunun ekonomik ve sosyal ölçekte birçok açmazı ortaya çıkacağı kesine yakındır. Köylerin tüzel kişiliği bitecek, belde belediyeleri kapatılacak, hatıralar buz tutacak ve kararacaktır. Binlerce yıllık geleneklerimiz heba olacaktır.
Köylerimiz boşaltılacak iktidar takviyeli fırsatçılara, arsızlara ve ganimet avcılarına gün doğacaktır. Bunun yanı sıra belde beledilerimizin kaldırılması da demokratik katılıma, hizmetlerin mahalli sunulmasına ve doğrudan temsile son derece mugayirdir. Büyükşehir belediyesi sınırları içinde yeni zamlar, yeni vergiler ve artan katılım payları vatandaşlarımızı canından bezdirecektir. Yeni düzenlemeyle büyükşehir olan illerimizde il özel idareleri ortadan kalkacak, diğerlerinde devam edecektir. Bu çift başlı hukuk garabeti anlaşılamaz ve izah edilemez sorunlara neden olacaktır. Yeni büyükşehir kanunu her haliyle anayasaya aykırıdır. Aynı zamanda Başbakan Erdoğan’ın başkanlık hedefine varabilmesi için döşenmiş raylardır.
BÜYÜKŞEHİRLERİ BİR BÖLÜCÜ TUZAK HALİNE DÜŞÜRMEK DOĞRU DEĞİLDİR
Toplumsal dinamizmin gereği sosyal, ekonomik gelişmenin seviyesi, sakinlerinin daha mutlu ve huzurlu olması için kentlerin büyükşehir statüsüne geçmesinin en tabii hak olarak görülmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti: Ancak büyükşehirleri bir bölücü tuzak haline düşürmek doğru değildir. Diyarbakır, 16 ilimizden büyükşehir olanlardan bir tanesidir. Şimdi yeni yasayla il mülki sınırları kapsamına gelmiştir. Yukarıdan aynı anlayışla Van eklenmiştir.
Aşağıdan aynı anlayışla Mardin, aynı anlayışla Şanlıurfa eklenmiştir. Aradaki iller ve ilçeler PKK’nın acımasızca sadece 2011 ve 2012 tarihlerindeki katliamı ile alan hakimiyeti sağlanmış illeri de beraber düşündüğümüz zaman, yani Hakkari, Şırnak’ı, Batman’ı, Siirt’i, Bingöl’ü, Bitlis’i, Tunceli’yi ve Ağrı’yı beraber düşündüğünüzde Güneydoğu Anadolu’yu birlikte ele aldığınızda 134 bin kilometrekare toprak alan 8 milyon 230 bin nüfusun yaşadığı bir alandır. Şimdi bu ‘demokratik zırvası’, terörle mücadele yerine müzakereyi tercih bizi nereye götürüyor. Aziz Ordulular hangi partiden olursanız olun bunu bir anlayın.
