Dolar 44,6144
Euro 52,4639
Altın 6.812,73
BİST 14.073,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
14°C
Parçalı Bulutlu
Pts 16°C
Sal 19°C
Çar 16°C
Per 15°C

Bahçeli: Papaz bahanesiyle şantaja boyun eğmeyiz, eğmeyeceğiz

Bahçeli: Papaz bahanesiyle şantaja boyun eğmeyiz, eğmeyeceğiz
28/07/2018 20:10
A+
A-

MHP Lideri Bahçeli: Papaz bahanesiyle şantaja boyun eğmeyiz, eğmeyeceğiz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD Başkanı Trump’ın Türkiye’ye yaptırım tehdidine ilişkin, “ABD, Evanjelistlerin dolduruşuna gelip bir papazı bahane göstererek Türkiye’yi tehdit etmektedir. Bu ayıptır, ahlaki kural ihlalidir, stratejik ortaklığa gölge düşürmektir, haddi ve hududu aşmak demektir.” dedi.   Bahçeli, sosyal medya hesabı Twitter’dan yaptığı açıklamada “ABD Başkanı papaz peşine düşeceğine ülkesinde misafir ettiği FETÖ’cüleri ne zaman iade edeceğini düşünmelidir.” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet BahçeliABD Başkanı Donald Trump‘ın, papaz Andrew Craig Brunson‘ın serbest bırakılmaması halinde “Türkiye’ye yaptırım uygulayacağı” şeklindeki ifadelerine ilişkin sosyal paylaşım sitesi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump’ın, papaz Andrew Craig Brunson’ın serbest bırakılmaması halinde “Türkiye’ye yaptırım uygulayacağı” şeklindeki ifadelerine ilişkin sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından açıklamada bulundu.

Türkiye’nin ABD ile on yıllardır müttefiklik hukuku içinde bulunduğunu belirten Bahçeli, “ABD, Evanjelistlerin dolduruşuna gelip bir papazı bahane göstererek Türkiye’yi tehdit etmektedir. Bu ayıptır, ahlaki kural ihlalidir, stratejik ortaklığa gölge düşürmektir, haddi ve hududu aşmak demektir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Malum papaz serbest bırakılmazsa yaptırım uygulayacaklarmış.” ifadesini kullanan Bahçeli, “Bu üslup küstahça değil midir? Buyurgan, bulanık ve buruşmuş bir tavır sayılmayacak mıdır? Türkiye’nin tehditlere pabuç bıraktığı nerede görülmüş, nerede duyulmuştur?” diye sordu.

Bahçeli, “Türkiye-ABD ilişkilerini casusluk suçlamasıyla bağımsız ve tarafsız Türk mahkemesinde yargılanan bir papaz riske atıp krize sokuyorsa ne söylense nafiledir. ABD Başkanı, papaz peşine düşeceğine ülkesinde misafir ettiği FETÖ’cüleri ne zaman iade edeceğini düşünmelidir.” açıklamasını yaptı.

“Şantaja boyun eğmeyiz, eğmeyeceğiz”

Türkiye’nin tam bağımsız ve bağlantısız bir ülke olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Onun bunun ağzına bakmadık, bakmayacağız. Papaz bahanesiyle şantaja boyun eğmeyiz, eğmeyeceğiz. Tehdit acizlerin zaafı, korkakların zayıflığıdır. Kaldı ki Türk milletine tehdit işlemez, tarihin hiçbir döneminde de işlememiştir.

Papazı isteyen ABD, Pensilvanya’daki haini verirse her hal ve şartta bir takas imkan ve ihtimali doğabilecektir. Nasıl olsa suçluların, ajanların ve hainlerin değiş tokuşuna Soğuk Savaş yıllarında epey tesadüf edilmiştir. Kanaatim odur ki ya bir yol ağzında ya da bir köprü başında suçluların takası sağlanabilecektir.”

“Askıda Ekmek Projesi geniş bir yankı bulmuştur”

Bahçeli, ekmeğin, nimet, bereket, değer, aç karınların azığı ve tok gönüllerin aşı, milli ve manevi hayatın mihveri olduğunu ifade ederek, “Memnuniyetle müşahede ediyorum ki başlattığım Askıda Ekmek Projesi geniş bir yankı bulmuş, vatandaşlarımızın desteğiyle buluşmuştur.” ifadesini kullandı.

Projenin iki ana kaynağı bulunduğunu belirten Bahçeli, bunların da, inanç ve iman ölçüleriyle “Türk kültürünün asırlar ötesinden süzülüp gelen kurumsallaşmış sosyal övüncü olduğunu kaydetti.

“Bir elin verdiğini diğer elin görmemesi, komşusu aç iken tok yatanın bizden sayılmaması asıldır, esastır.” paylaşımında bulunan Bahçeli, askıya koyulan ekmeğin Türk toplumculuk anlayışının kutlu bir tezahürü olduğunu vurguladı.

“Ekmek tuz hakkı”

Bahçeli, büyük Türk düşünürü Yusuf Has Hacib’in, “ekmek tuz hakkı” kavramıyla vefakar olmanın önemine, toplumun birlik ve beraberliğindeki gücün dayanışma ve yardımseverlik olduğuna işaret ettiğine dikkati çekti.

Asırlar içinde büyüyüp kökleşen Türk kültür ve sosyal hayatında, ekmek ve tuz hakkının dostluk ve barışı izah ve ifade eden bir sembol olduğunu belirten Bahçeli, projenin temellerinin köklü bir geçmişe sahip Türk adet ve ananelerinden feyzini aldığını kaydetti.

Paylaşımlarında Yusuf Has Hacib’in sözlerine sıkça yer veren Bahçeli, derin ve kavrayıcı anlamını hem dinde hem de ekmek tuz hakkında bulan projenin, kadim Türk kültürünün şükran, minnet, muhabbet, samimiyet, fedakarlık, mertlik, dürüstlük, cömertlik, yardımlaşma ve hatırlama vasıflarını mahiyet ve mevcudiyetinde taşıdığını belirtti.

“Türk varsa umut vardır”

Bahçeli, 17-21 Şubat 2001’de resmi ziyarette bulunduğu Türkmenistan ve Kazakistan’da kendisine ekmek ve tuz ikram edildiğini, Türk kültürünün canlı, şanlı ve yaşayan niteliklerine bizzat şahit olduğunu ifade etti.

Twitter hesabından bununla ilgili fotoğraflar da paylaşan Bahçeli, şunları kaydetti:

“Bilinmelidir ki Türk varsa umut vardır, huzur vardır, pırıl pırıl parlayan ufuk vardır. Türklük ayaktaysa, yüce dinimize bağlılık hakkıyla yaşanıyorsa muhtaç kalmışların, dara düşmüşlerin elbette ellerinden tutulacaktır. Askıya koyulan her ekmek mazlumları sevindirecek, masumları şevklendirecek, sofraları şenlendirecektir. Bunun yanında Türk İslam kültürünü gelecek nesillere gurur ve şuurla taşıyacaktır. Askıya ekmeği koyalım arşa Türk emek ve erdeminin damgasını vuralım. Ekmek tuz hakkı Türk kültürünün müşfik bir mükafatıdır. İnsanidir, vicdanidir, ahlakidir, İslamidir. Ayrıca barış ve kardeşliğin mahsulüdür. Bu hakkı bilmeyenler, bu hakkı tanımayanlar Türk milletine aba altından sopa göstermeye kalkışırlarsa en başta kendileri kaybedecektir.”

  

MHP Lideri Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde:

Ekmek; nimettir, berekettir, değerdir, aç karınların azığı, tok gönüllerin aşıdır. Ekmek aynı zamanda milli ve manevi hayatımızın mihveridir. Memnuniyetle müşahede ediyorum ki, başlattığım “Askıda Ekmek Projesi” geniş bir yankı bulmuş, vatandaşlarımızın desteğiyle buluşmuştur. Askıda Ekmek Projesi’nin iki ana kaynağı vardır. Birincisi inanç ve iman ölçülerimiz, ikincisi Türk kültürünün asırlar ötesinden süzülüp gelen kurumsallaşmış sosyal övüncüdür. Bir elin verdiğini diğer elin görmemesi, komşusu aç iken tok yatanın bizden sayılmaması asıldır,esastır. Askıya koyulan ekmek Türk toplumculuk anlayışının kutlu bir tezahürüdür. Büyük Türk düşünürü Yusuf Has Hacib “Ekmek-Tuz Hakkı” kavramıyla vefakâr olmanın önemine, toplumun birlik ve beraberliğindeki gücün dayanışma ve yardımseverlik olduğuna işaret etmiştir.

Yusuf Has Hacib diyor ki: “Tuzu, ekmeği bol tut, başkalarına ikram et; bir kimsenin ayıbını görürsen açma, üstünü ört.” Yine bize şöyle sesleniyor: “Adının namlı ve şöhretli olmasını dilersen, başkalarına tuz-ekmek yedir; yaşamak dilersen, yine aynı şeyi yap.” Asırlar içinde büyüyüp kökleşen Türk kültür ve sosyal hayatında, “Ekmek ve Tuz Hakkı” dostluk ve barışı izah ve ifade eden bir semboldür. Askıda Ekmek Projesi’nin temelleri köklü bir geçmişe sahip Türk adet ve ananelerinden feyzini almıştır.

Diyor ki Yusuf Has Hacib: “İnsanlara güler yüz göster ve onlara tatlı sözle tuz-ekmek yedir.” “Gözü tok, başkaları üzerinde tuz-ekmek hakkı olan, cömertlerin namlısı ne der dinle. Malını insanlara dağıt, yedir, içir; mal seni kullanacağına, sen onu kullan.” Derin ve kavrayıcı anlamını hem dinimizde hem de Ekmek-Tuz Hakkı’nda bulan Askıda Ekmek Projesi; kadim Türk kültürünün şükran, minnet, muhabbet, samimiyet, fedakarlık, mertlik, dürüstlük, cömertlik, yardımlaşma ve hatırlama vasıflarını mahiyet ve mevcudiyetinde taşımaktadır.

17-21 Şubat 2001 tarihlerinde resmi olarak ziyaret ettiğim Türkmenistan ve Kazakistan’da şahsıma Ekmek ve Tuz ikram edilmiş, Türk kültürünün canlı, şanlı ve yaşayan niteliklerine bizzat şahit olmuştum. Paylaştığım fotoğraflar ise o günlerin yadigârları arasındadır.

Bilinmelidir ki, Türk varsa umut vardır, huzur vardır, pırıl pırıl parlayan ufuk vardır. Türklük ayaktaysa, yüce dinimize bağlılık hakkıyla yaşanıyorsa muhtaç kalmışların, dara düşmüşlerin elbette ellerinden tutulacaktır. Askıya koyulan her ekmek mazlumları sevindirecek, masumları şevklendirecek, sofraları şenlendirecektir. Bunun yanında Türk-İslam kültürünü gelecek nesillere gurur ve şuurla taşıyacaktır. Askıya ekmeği koyalım arşa Türk emek ve erdeminin damgasını vuralım.

“Ekmek-Tuz Hakkı” Türk kültürünün müşfik bir mükâfatıdır.

İnsanidir, vicdanidir, ahlakidir, İslamidir.

Ayrıca barış ve kardeşliğin mahsulüdür. Bu hakkı bilmeyenler, bu hakkı tanımayanlar Türk milletine aba altından sopa göstermeye kalkışırlarsa en başta kendileri kaybedecektir. On yıllardır müttefiklik hukuku içinde bulunduğumuz ABD, Evanjelistlerin dolduruşuna gelip bir Papazı bahane göstererek Türkiye’yi tehdit etmektedir.

Bu ayıptır, ahlaki kural ihlalidir, stratejik ortaklığa gölge düşürmektir, haddi ve hududu aşmak demektir. Malum Papaz serbest bırakılmazsa yaptırım uygulayacaklarmış!

Bu üslup küstahça değil midir?

Buyurgan, bulanık ve buruşmuş bir tavır sayılmayacak mıdır?

Türkiye’nin tehditlere pabuç bıraktığı nerede görülmüş, nerede duyulmuştur?

Türkiye-ABD ilişkilerini casusluk suçlamasıyla bağımsız ve tarafsız Türk mahkemesinde yargılanan bir Papaz riske atıp krize sokuyorsa ne söylense nafiledir.

ABD Başkanı Papaz peşine düşeceğine ülkesinde misafir ettiği FETÖ’cüleri ne zaman iade edeceğini düşünmelidir. Türkiye tam bağımsız, tam bağlantısız bir ülkedir. Onun bunun ağzına bakmadık, bakmayacağız. Papaz bahanesiyle şantaja boyun eğmeyiz, eğmeyeceğiz.

Tehdit acizlerin zaafı, korkakların zayıflığıdır.

Kaldı ki, Türk milletine tehdit işlemez, tarihin hiçbir döneminde de işlememiştir.

Papazı isteyen ABD, Pensilvanya’daki haini verirse her hal ve şartta bir takas imkân ve ihtimali doğabilecektir.

Nasıl olsa, suçluların, ajanların ve hainlerin değiş-tokuşuna Soğuk Savaş yıllarında epey tesadüf edilmiştir. Kanaatim odur ki, ya bir yol ağzında, ya da bir köprübaşında suçluların takası sağlanabilecektir…