Dolar 44,4936
Euro 51,9870
Altın 6.743,13
BİST 13.536,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
12°C
Hafif Yağmurlu
Cum 10°C
Cts 13°C
Paz 14°C
Pts 16°C

15 vekil geri dönüyor

15 vekil geri dönüyor
29/04/2018 16:31 | Son Güncellenme: 29/04/2018 17:08
A+
A-

15 vekil geri dönüyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İP’e geçen 15 CHP milletvekiline ilişkin “Arkadaşlarımız görevlerini yapıp geri dönecekler” dedi.

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Muğla’da Anadolu Medya Buluşmaları toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, programın öğleden sonraki kısmında  Marmaris’te yerel medya çalışanlarının sorularını yanıtladı.

Kılıçdaroğlu İP’e geçen 15 CHP milletvekiline ilişkin “Bu arkadaşlarımız gittiler, görevlerini yapacaklar ve belirli bir süre sonra geri dönecekler. Bizim listelerimizde şu veya bu şekilde yer almak isterlerse yer alabilecekler”  açıklaması yaptı.

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu  Marmaris’teki “Anadolu Medyası Buluşuyor” etkinliğinde, “Anadolu Basın/Medya temsilcileri soruyor, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu cevaplıyor” oturumunda soruları yanıtladı.

Bir gazetecinin, “15 milletvekili geri dönecek mi? Dönmeyeceklerse İYİ Parti’den aday olacak mı? İYİ Parti’den aday olacaklarsa Meral Hanım ile bir konsensüs sağlandı mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, şöyle cevap verdi:

“Elbette geri dönecekler. Biz sadece demokrasiye karşı kurulan bir kumpası bozmak için arkadaşlarımızı oraya görevlendirdik. Arkadaşlarımız belirli görevle gittiler oraya. Öyle söylendiği gibi belirli bir çıkar amacıyla oraya gitmiş, milletvekili olmak için orada özel çaba harcamış gibi tablo asla yok. Biz demokrasiye karşı kurulan bir kumpası, bir oyunu bozmak için o arkadaşlarımızı görevlendirdik. Bu arkadaşlarımız gittiler, görevlerini yapacaklar ve belirli bir süre sonra geri dönecekler. Bizim listelerimizde şu veya bu şekilde yer almak isterlerse yer alabilecekler.”

Kılıçdaoğlu, “CHP’nin cumhurbaşkanı adayını bizimle paylaşır mısınız?” sorusuna ise “Daha önümüzde süre var. Önümüzde daha süre var. Bu konuda zaten gerek ben gerek arkadaşlarım gerekse örgütlerimiz çalışıyoruz. Güzel bir aday çıkaracağız. Bundan da en ufak bir endişemiz yok.” yanıtını verdi.

“Medyayı dördüncü güç olarak görüyorum”

Kılıçdaroğlu, Marmaris’teki “Anadolu Medyası Buluşuyor” etkinliğinde yaptığı konuşmada da 40’tan fazla ilden yaklaşık 400 gazeteciyle bir araya gelmesinin kendisi için çok değerli olduğunu belirtti.

Hayatı boyunca kendisiyle ilgili lehte veya aleyhte yorum yapan hiçbir gazeteciyi suçlamadığına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, “Gazetecinin varlık nedeni halk adına gücü denetlemektir. Gazeteci, halk adına sorgulama yapar. Çağdaş demokrasilerde medya dördüncü güç olarak ortaya çıkar. Halkın gözü, kulağı, sesi, bir anlamda medyadır. Biz henüz Anayasamıza medyayı egemenlik hakkını kullanan dördüncü güç olarak yazdırmadık. Bunu teklif ettim, kabul etmediler.” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Türkiye’de medyanın önemli bir güç olduğunu ve bunu her platformda dile getirdiğine değinerek, şöyle devam etti:

“Yasama, yürütme ve yargıdan sonra dördüncü güç olarak medyayı görüyorum. Anayasada medyayla ilgili hepimizin bir şekilde kabul edeceği çok güzel hükümler var. Basın hürdür ve sansür edilemez. Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır. Yani basın özgürlüğünün önündeki bütün engelleri kaldırmak devletin görevidir. Anayasanın bu kadar açık hükmüne rağmen anayasa açıkça ihlal ediliyor. Böyle bir tablo içinde siz gerçekleri halka anlatma konusunda yetersiz kalıyorsunuz, güç kaybediyorsunuz. Medyanın güç kaybetmesi demokrasinin güç kaybetmesi, halkın sorunlarının siyasal otoriteye aktarılmaması, kanalların tıkanması demektir. Bunların mutlaka aşılması lazım.”

(AA)