Dolar 33,0859
Euro 36,2636
Altın 2.615,51
BİST 11.134,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 35°C
Açık
İstanbul
35°C
Açık
Per 33°C
Cum 33°C
Cts 32°C
Paz 32°C

MHP’li Semih Yalçın: “Ülkü Ocakları’nın şerefli mücadelesi, kıyamete kadar devam edecek”

MHP’li Semih Yalçın: “Ülkü Ocakları’nın şerefli mücadelesi, kıyamete kadar devam edecek”
27/06/2024 11:46
A+
A-

 

MHP’li Semih Yalçın: “Ülkü Ocakları’nın şerefli mücadelesi, kıyamete kadar devam edecek”

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “Ülkü Ocakları’nın Tarihî İşlevi ve Şerefli Mücadelesi” hakkında açıklama yaptı.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “Ülkü Ocakları’nın Tarihî İşlevi ve Şerefli Mücadelesi” hakkında yazılı açıklama yaptı.
MHP’li Semih Yalçın’ın açıklamaları şu şekilde:
Son yıllarda Türk milliyetçiliğinin halk ve aydınlar nezdinde revaç görmesi, rağbet bulması konusunda en büyük katkı payı, en üstün rol; şüphesiz Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e, dolayısıyla onun kültürel ve sosyal platformdaki gençlik kuruluşu olan Ülkü Ocakları’na aittir.
Ülkü Ocakları, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in insan kaynağı, okulu, eğitim müessesesi konumundadır.
Ülkü Ocağından diplomalı olmak; Hareketimizin mücadelelerle, çile imtihanlarıyla geçen 55 yılında daima bir imtiyaz, bir gurur vesilesi addedilmiştir.
Bir zamanlar bazı çevrelerce uzak durulan, bazen şüpheyle karşılanan, bazen ürkülen Türkçülük; Ülkü Ocakları’nın destansı mücadelesi sayesinde yükselen değer konumuna erişmiştir.
Türk milliyetçiliği ülküsünün kısaca ifadesi olan Türkçülük; kitlelerce öylesine benimsenmiştir ki sol partilerde ve entelektüellerde bile milliyetçilik konusunda taviz vermeyen, milliyetçi olduğunu söylemekten çekinmeyen, Türkçü tutum içine giren kimseler bulunmaktadır.
Ülkü Ocakları; toplumun sancılı dönemlerinde birliği, bütünlüğü sağlamak, dış dünyaya, emperyalizme karşı duruşu sağlamlaştırmak için örgütlü bir varlık refleksi oluşturmuş, zararlı ve zehirli akımlara karşı antikor üretmiştir. Böylece toplumun bağışıklık sistemi güçlenmiştir.
Ülkü Ocakları’nın kurulması o kadar isabetli olmuştur ki bu çatı altında toplanan vatansever Türk gençleri, zararlı ve bölücü akımlara karşı müthiş bir celadet ve kahramanlık göstererek onları âdeta etkisizleştirmeyi başarmıştır.
Müthiş kararlı, etkin ve caydırıcı bir gençlik duvarı oluşturarak özellikle komünizme set çekmiştir.
Ülkü Ocaklarında teşkilatlanan Milliyetçi-Ülkücü Hareket bağlısı kadrolar, komünizmin yayılmasına mani olmakla kalmamış; Türkiye’nin varlığını, bütünlüğünü ve güvenliğini hedef alan bütün tehditlerin savuşturulmasında etkin rol üstlenmiştir.
Türkiye’yi bölmek ve parçalamak isteyen emperyalist güçler, Ülkü Ocaklarında ete kemiğe bürünen millet iradesi karşısında mağlup ve başarısız olmuşlardır.
Ülkü Ocakları; kimi zaman Marksizm’in/sosyalizmin, kimi zaman liberalizmin, kimi zaman da Batı hayranlığının moda olduğu bir dönemde vatansever, milliyetçi gençler arasında çığır açmıştır.
Ülkü Ocakları; dün olduğu gibi, bugün de yapıcı, bütünleştirici, eğitici işleviyle hem toplumun, hem gençliğin emniyet supabıdır.
Türk gençliğinden yükselen varlık refleksinin teşekküllü hâlidir.
Yüksek millî ahlakın temsilcisi, tebliğcisidir.
Enternasyonalist ve kozmopolit değil, yerli ve millîdir.
Komünist, solcu örgütler zamanla marjinalleşirken; Ülkü Ocakları devleşmiş, toplumda kök salmıştır.
Ülkü Ocakları, vatansever Türk gençliğinin en emin ve salim çatısı hâline gelmiştir.
Bir iç savaş manzarası arz eden 1980 öncesi yıllardaki kanlı terör olaylarının birbirini takip ettiği, Ülkücü Hareket’in komünist saldırılarda binlerce şehit verdiği dönemde Ülkü Ocakları, ebeveynler tarafından melce olarak görülmüştür.
Kent ve kasabalarda, köylerde, mahallelerde, anne babalar; çocuklarının haylaz olmaması, kötü alışkanlıklar edinmemesi, millet ve vatan sevgisi aşılanması için onları Ülkü Ocakları’na emanet etmişlerdir.
Ülkü Ocakları ebeveynlerin, ailelerin güvencesi olmuştur.
Bu sebeple milletimiz, Ülkü Ocakları’nı sevgi ve şefkatle bağrına basmıştır.
Ülkü Ocakları, bir aksülamel hareketi değildir. Bilakis Türk milletinin varlık refleksinden taşan aksiyoner bir hareket olarak; bir gerekliliğin, bir mecburiyetin, bir ihtiyacın neticesinde vücut bulmuştur.
Ülkü Ocakları, yerel ve bölgesel tehditler karşısında Türk milletinin beka azmi ve bütünlük iradesinin tezahürüdür.
Ülkü Ocakları; solcu yazarlar ve medya tarafından marjinal, aşırı sağcı, ırkçı, paramiliter örgüt gibi tanımlamalarla karalanmaya çalışılsa da bunların tam tersi nitelikleri haizdir.
Ülkü Ocakları, doğrudan millet vicdanını temsil eden, millî bekamızı savunan bir sivil toplum örgütü hüviyetini muhafaza etmiştir.
Ülkü Ocakları’nın milliyetçiliği, kültür unsuruna ve bin yıllık kardeşlik hukukunun korunması ilkesine dayanmaktadır.
Ülkü Ocakları’nın milliyetçilik telakkisi statükocu, tutucu değildir. Bilakis rasyonalist, modernist ve pragmatisttir.
Ülkü Ocakları; gelişmecidir, hürriyetçidir.
Dokuz Işık’ın umdelerinden birinde olduğu gibi, halkçıdır.
Ülkü Ocakları’nda gençlere insan haklarına saygı, hukukun üstünlüğüne riayet öğretilmektedir.
Kâmil insan olmak, itidalli ve halim olmak öğretilmektedir.
Her türlü aşırılık ve taşkınlıktan kaçınmak, ifrattan tefrite yuvarlanmamak öğretilmektedir.
Sabır ve tevekkül Ülkücülerin faziletidir.
Lakin Ülkücüler; milletimize, ülkemize ve devletimize yönelen tehditlere karşı tavizsiz ve korkusuzdur.
Ülkü Ocakları’nın mensupları, kadife eldiven içinde demir yumruktur.
Geçmişte komünist tedhiş eylemlerine karşı yurt sathında kemikten bir direniş iradesi, bir güvenlik duvarı işlevi gören Ülkü Ocakları; bugün de mevcudiyetimizin sigortası, bütünlüğümüzün bekçisi fonksiyonunu icra etmektedir.
Ülkü Ocakları, daha kurulduğu yıllardan itibaren “İyi ki var!” denen bir teşekkül hâline gelmiştir.
Ancak mensupları bu yolda ağır bedeller ödemiş, binlerce şehit vermiştir.
12 Eylül Askerî Darbesi sonrasında Ülkü Ocakları’nın mensupları teröristlerle aynı kefeye konulsa da, 9 Ülkücü yiğit darağacına gönderilse de, Ülkücüler devletine küsmemiş, düşman olmamıştır.
“Yiğit başından âli eksik olmaz.”, “Ya devlet başa ya kuzgun leşe!”, “Vatanım, ha ekmeğini yemişim, ha uğruna kurşun!” veciz sloganların ifade ettiği haysiyetli ve şerefli duruş, Ülkücülerin şahsiyetlerinde mündemiçtir.
Ülkü Ocakları’nın mensupları, milletini ve vatanını karşılıksız sevmiştir.
Mensuplarının bütün bu olağanüstü hususiyetleri, Ülkü Ocakları teşkilatını dünyada bir benzeri olmayan gençlik yapılanması olarak öne çıkarmıştır.
Gençlik hareketlerinin; bir milletin siyasi, sosyal ve kültürel hayatında belirleyici, tayin edici rol oynadığı sosyolojik bir hakikattir.
Ülkü Ocakları da Türkiye’de böylesi başat bir rol üstlenmiştir.
Ülkü Ocakları, 1980 öncesi yıllarda ve 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi sonrasında çeşitli gerekçelerle kapatılmış fakat her hâl ve şart altında hayatiyetini sürdürmüştür.
Çeşitli adlar altında yeniden yapılanmış, teşkilatlanmıştır.
Ülkü Ocakları; kahve köşelerinde pineklemeye, aylaklık etmeye aday binlerce gencin yüksek millî ideallere sevk edilmesini, fikir ve bilimle donatılmasını sağlamıştır.
Ocağa intisap eden gençler; ülküsüne sevdalı, ülkesine candan bağlı, milletini her bakımdan yüceltip yükseltmek için yürekleri heyecanla çarpan serdengeçtiler hâline gelmiştir.
Türkiye’nin mevcudiyet ve bütünlüğünü tehdit eden zararlı cereyanlarla mücadele yolunda verdiği günlerce şehit, Ülkü Ocaklarını kutlu bir yuvaya döndürmüştür.
Gerek mücadelesinin, gerek şehitlerinin arkasında; milyonların gözyaşları, duaları, niyazları, temennileri vardır.
Mehmet Akif’ten ilham aldığımız tabirle, Ülkü Ocakları’nın verdiği şanlı mücadeleyi tarihe sığdırmak mümkün değildir.
Ülkü Ocakları bünyesinde, bugün de her türlü tehdide karşı hazır ve nazır bir gençlik kitlesi hizmet vermektedir.
Ülkü Ocakları; bugün 21. yüzyılı idrak eden, Türkiye’de olup bitenleri, bölgede ve dünyada yaşanan hadiseleri iyi okuyup analiz eden uyanık, müteyakkız, şuurlu gençlerden oluşmaktadır.
Ocaklı gençler; sadece vatan millet edebiyatıyla iştigal etmemekte, yaşadığımız uzay çağında atılan teknolojik ve bilimsel adımları yakından takip etmektedir.
Kendilerini Türkiye’nin 21. yüzyılda lider ülke olması idealine adamış olan Ülkü Ocaklılar arasında; bilimsel çalışmalarda başarı kazanmış, eğitim gördükleri ya da çalıştıkları alanlarda temayüz etmiş sayısız genç vardır.
Ülkü Ocakları’nın faaliyetleri kapsamında, sadece gençler için değil, bütün ülke için faydalı çok sayıda sosyal kültürel ve bilimsel çalışmaya, projeye yer verilmektedir.

 

 

KAYNAK: Türkgün