DOLAR 16,6679
EURO 17,5743
ALTIN 974,97
BIST 2490,24
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

MHP’li Öztürk: Parti olarak kadına ve çocuğa karşı şiddete öteden bu yana duyarlıyız

MHP’li Öztürk: Parti olarak kadına ve çocuğa karşı şiddete öteden bu yana duyarlıyız
30.03.2022
A+
A-

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) üyesi bulunduğu Adalet Komisyonu’nda ‘Kadına ve Sağlık Çalışanlarına Karşı Şiddetin Önlenmesi’ yasa teklifi görüşmelerinde, MHP Grubu adına söz alarak; “ Milliyetçi Hareket Partisi olarak; kadına ve çocuğa yönelik şiddet konusunda öteden bu yana duyarlı ve çözüm önerileri sunan bir partiyiz.” dedi.

TBMM’ye Verdiği Kanun Teklifinin Önemine Değindi

Milletvekili Öztürk komisyonda yaptığı konuşmasında; “2020 yılında; ilk imza sahibi olarak TBMM’ye sunmuş olduğumuz kanun teklifimiz ile; eşe karşı işlenen suçlarla ilgili kanunda öngörülen cezaların, boşanmış eşi de kapsayacak şekilde genişletilmesini hedeflemiştik. Bu kapsamda; Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) ‘kasten öldürme’, ‘kasten yaralama’, ‘eziyet’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarının, boşanılan eşe karşı işlenmesi halinde de, bu suçların “nitelikli haller” arasına dâhil edilmesini ve ayrıldığı eşini öldürenlere ağırlaştırılmış müebbet cezası verilmesini hüküm altına alınmasını hedeflemiştik.” diyerek, teklifin önemine dikkat çekti.

Avrupa’da Rakamlarla Kadına Karşı Şiddet

Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk; kadına karşı şiddetin sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada sınırları, sınıfları ve sosyo-ekonomik statüyü aşan önemli bir sorun olarak devam ettiğini belirterek; “Birleşmiş Milletler’e göre; kadınların % 35’i ömründe en az 1 kez şiddete maruz kalmıştır. Cinsiyet eşitliği bakımından örnek gösterilen Finlandiya bile, ‘kadın cinayetleri’ bakımından AB içindeki en yüksek oranlardan birine sahip ülke olarak ön sıralarda yer almaktadır. Kadına karşı şiddet olaylarında kadınları koruyucu önlemleriyle günümüzde tüm Avrupa’ya örnek olarak gösterilen İspanya’da dâhi kadın cinayetleri her yıl artış içindedir. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat –yurostat) verileni göre; 100 bin kişi başına düşen kadın cinayetleri verisinde 189 cinayet ile Almanya başı çekmektedir. Onu 124 cinayet ile Fransa, 89 cinayet ile Romanya izlemektedir.” dedi.

Çözüm Önerilerini Dile Getirdi

Adalet Komisyonu’nda ilgiyle karşılanan konuşmasında MHP’li Öztürk çözüm önerilerine de değinerek; “6284 sayılı Kanun’un; önleyici, kolluğu harekete geçiren risk değerlendirmesi ve risk yönetimi konularında güncellemeye ihtiyacı bulunmaktadır. Çünkü Kanun’un önlemeye ilişkin hükümlerinin uygulanmasında, farklı farklı kararlar alınabilmektedir. Hali hazırda 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında yürütülen çalışmaların koordinasyonu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılmaktadır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin çalışmalar ise; İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları ve ilgili diğer kurumların kendi görev alanları çerçevesinde yürütülmektedir. Araştırmalarda; vaka özelinde ayrıntılı bir değerlendirme yapılmaksızın bütün vakalara aynı tedbirlerin uygulanması, uygulamada en çok karşılaşılan sorun olarak tespit edilmiştir. Bu bakımdan aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadelede aktör olarak yer alan kurumlar arasında, ortak bir veri tabanı oluşturulması da sorunların sağlıklı olarak tespit edilmesine katkı sağlayabilecektir. Yapılan diğer araştırmalara bakıldığında ise; yasal düzenlemelerin varlığı, toplumun bilinçlenmesi ve aydınlatılması için yeterli olmadığı yönündedir. Bu kapsamda insan haklarını ciddi ihlal eden şiddet davranışlarının sonucunda ortaya çıkan ağır zararlar konusunda da bilgilendirici ve eğitici faaliyetlerin yapılması düşünülmelidir. Ayrıca geliri olmayan ve şiddet görmüş kadının, her türlü tedavisi -ki bunun içine psikiyatriyi de dâhil edecek- bugün belki bu teklife ekleyeceğimiz bir madde ile sağlanabilecektir. Yine kadına karşı işlenen kasten öldürme veya kasten yaralama suçlarında, haksız tahrik indirimi hükümlerinin uygulanması bağlamında bir tereddüt yaşanmaması için, teklifin daha belirleyici hale getirilmesinin yerinde olabileceğini düşünüyoruz.” dedi.

Sağlık Çalışanlarımızın Hakkını Teslim Etmeliyiz

TBMM Adalet Komisyonu’nda yaptığı konuşmasında sağlık çalışanlarının beklentilerine de değinen milletvekili Öztürk Konuşmasına şu şekilde devam etti: “Hekimliğin riskli bir meslek olduğu hepimizin malumudur. Öte yandan her tıbbi girişimin kendisine özgü risk ve sapmaları da bulunmaktadır. Dolayısıyla, oluşabilecek her kötü sonuçtan hekimlerimizin sorumlu tutulması beklenmemelidir. Bu bakımdan özellikle cerrahi müdahalelerde bulunan doktorlarımızı tazminat baskısından kurtaracak, onların rahat ve güven içerisinde, kendinden emin bir biçimde görev yapmalarını sağlayacak düzenlemelerin teklif metninde yer alması da büyük bir beklentiyi karşılayacaktır.” diyerek, sağlık çalışanlarının diğer beklenti dâhilindeki taleplerinin de kısa zamanda çözüme kavuşturulacağını beklediklerini söyledi.

Kaynak: Türkgün

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.