Dolar 44,3296
Euro 51,1855
Altın 5.973,69
BİST 13.047,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Çok Bulutlu
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Sal 10°C
Çar 12°C
Per 14°C
Cum 18°C

TÜRKIYE’NIN MESELELERI VE TÜRK MILLIYETÇILERI

TÜRKIYE’NIN MESELELERI VE TÜRK MILLIYETÇILERI
02/05/2014 13:59
A+
A-

Sadece ülkemizde değil, bulunduğumuz bölgede son derece ciddi meseleler var.

I. Dünya Savaşı’ndan bu yana bölgemizin genelini kapsayan alanda bu derecede karışıklık olmamıştı.

Kuzeyden Güneye, Doğudan Batıya her alanda yeni dengelerin kurulmaya çalışıldığına, yeni senaryoların üretilmeye gayret edildiğine şahitlik ediyoruz.

Kırım, Kıbrıs, Kafkaslar, Balkanlar, Irak ve Suriye.

Etrafımızı kuşatan bu alanlarda şekillenecek yeni koşullardan Türkiye’de etkilenecektir.

En nihayetinde bu coğrafyaların hepsi Anadolu’ya açılan birer kapıdır.

Merkezinde ülkemizin olduğu bölgede alevler yükselmeye başlamışken, tedbir namına AKP iktidarının sağlıklı adımlar atmıyor oluşu elimizi günden güne zayıflatıyor.

Yaşanılanları, olan biteni sadece izleyip yetinmekle kalıyoruz.

Ne Türkiye’nin sözünü dinleyen var nede Türkiye’nin duruşuna göre pozisyon alan.

Adeta etkisiz eleman misali, başta küresel güçler olmak üzere bölgemizin hâkimiyeti konusunda birileri son derece atak ve agresiflerken ne yazık ki bizler varlık gösteremiyoruz.

***

Suriye konusu bunların başında geliyor.

Doğu Akdeniz’e açılan en bakir alanda, ne ABD, ne AB, ne İsrail, nede Rusya elindeki kozu kaybetmemek ve hatta daha da güçlendirmek için uğraşırken, AKP iktidarı tabir yerindeyse herşeyi eline yüzüne bulaştırmış durumda.

Baksanıza neredeyse Suriye’de bulunan Süleyman Şah Türbesi’ni, vatan toprağımızı dahi koruyamaz konuma gelmişiz.

Kıbrıs’ta müzakereler yürütülüyor.

Türkiye için en hayati meselelerin başında gelen bu konuda iktidar kanadından hiç kimseden çıt çıkmıyor.

Ortada sağlıklı ve tutarlı bir tavır yok ancak bilinmezlik çok.

Kırım Türklüğü kendi öz yurdunda yeniden yabancı konumuna sokulmuş ve mahkum edilmişken, Karadeniz’de Türkiye’nin varlığı Rusların Kırım’ı kendine bağlaması ile vasatında altına gerilemişken hala sağlıklı bir politika üretemiyoruz.

Balkanlarda gizliden gizliye kazan kaynarken biz çoktan oyunun dışında kalmışız.

Irak deseniz Türkmenlerin feryadıyla köhneleşmemiş vicdanlar her gün kan ağlıyor, 1000 yıllık Türk yurtları kor hale geliyor ama çapulcuların peşinden giden bir anlayışla buraları umursamıyoruz.

***

12 yıllık dış politikadaki beceriksizlik ve aymazlığın sıkıntılarını Allah esirgesin ama belki de önümüzdeki yüz yıl boyunca çekeceğiz.

Kuru gürültüden, boş laflar söyleyip, kimsenin sallamamasına rağmen AKP iktidarının esip gürlemesinden başka elimizde ne yazık ki bir şey yok.

İşin daha da üzücü yanı, ülkemizin ön savunma hattını oluşturan coğrafyalarda cereyan eden olaylarda seyirci pozisyonunda kalmaya mecbur hale gelmişken, içeride de birlik ve bütünlük namına bir şey bırakılmamaya çalışılıyor.

Var olanı korumak, daha da güçlendirmek ve ileriye taşımak yerine ayrıştırıcı adımları birer birer hayata geçiren AKP iktidarı sayesinde çevremizdeki ateşin ülke içerisine de sıçraması için her yol deneniyor.

600 yıllık imparatorluk mirası, yüz yıllık devlet politikaları, milli çıkarlar hiç ediliyor.

Şirket yönetir gibi devlet yönetmeye kalkmanın sonucunda da hassas olunan tek mesele para oluyor.

Üç beş varil petrol karşılığında milletin bir arada yaşama ülküsünü, var olma gayesini, geleceğinin emniyetini, birlik, bütünlük, huzur ve refahını değişen zihniyet zannediyor ki Türkiye bu şekilde ileriye gidecek!

Yine zannediyorlar ki Terör örgütünü muhatap alıp, kendi öz vatandaşlarının kaderini eli kanlı katillerin taleplerine bağlayarak kendi siyasi hedeflerine de erişebilecekler!

***

“Beceriksizlik beraberinde teslimiyeti, teslimiyetse peşi sıra ihaneti getiriyor.”

Yaşadıklarımızın, AKP ile Türkiye’nin kaybolan, heba edilen yılların özeti işte bu cümlede saklı.

Türk Milleti ile bin yıldır hesaplaşmayı kafasına koyan şer odakları bunun için bayram ediyorlar.

Tarihi bilmeyen, milli ülküden bihaber, milli birlikteliği umursamayan, milleti bir arada tutan en büyük güç olan milliyetçiliği ayaklarının altına aldığını ifade eden anlayış, Türk Milleti’nin karşısında olan her kesimin “vazgeçilmezi ve alternatifsizi” olarak kabul görüyor.

Bir konuya dikkat buyurun, yukarıda izahını yapmaya çalıştığım bölgelerin hepsinde, herkes kendi ülkesi ve milleti için “kazanım” elde etmek için mücadele ediyorlar.

Çünkü bir ülkü uğrana gayret sarf ediyorlar.

Çünkü hepsinin bir vizyonu var.

Ne yazık ki bölgemizde bunca hadise cereyan ederken, sınırımızın ucunda, yanı başımızda olan topraklara uzanmayı bırakın, oraları korumak anlamında hiçbir varlık gösteremiyorsak eğer, kaybedenler hanesinde ismimizi bulmak hiçte zor olmayacaktır.

Peki, AKP iktidarının Türkiye adına sahip olduğu bir vizyon var mı?

Bölgesel hâkimiyet anlamında 12 yıldır elde ettiği tek bir kazanımı gösterebilecek olan var mı?

Konuşulması, üzerinde mutlaka kafa yorulması gereken konu budur.

21. yüzyılın şartları bölgemiz merkezli değişmeye başlamışken AKP iktidarının Türkiye’nin önüne koyabildiği somut bir hedefi var mı?

***

Türk Milleti’ni rehberlik edecek yegâne fikri ve siyasi akımın Türk Milliyetçileri ile hayat bulduğuna tarih şahittir.

Sevr sonrası son yurdumuz Anadolu paramparça edilmek istenirken tüm oyunları bozan Türk Milliyetçileri esarete boyun eğmemiş, millete rehberlik etmiştir.

Bu başarı Türk Milleti’ni binlerce yıllık mirasını korumasını sağlamış, kurulan yeni devletle geleceğe güvenle ve hür bir şekilde kucak açtırmıştır.

Ankara merkezli bir politikayla, küresel iklimin kodlarını çözerek 2023 projesini kimse daha bilmezken, bunu konuşan, üzerinde kafa yoran ve hedef ortaya koyan yalnızca Türk Milliyetçileri idi.

Yüzyılın sorunlarını tarihsel hafızasını kaybetmeden, meselelerin kaynağından gelen bir birikimle nesiller boyu taşıyan Türk Milliyetçileri gelecek konusunda tasavvurda bulunuyorlar. Sözün özü Türk Milleti adına ortaya bir vizyon koyabilen, iç ve dış gelişmeleri yaptığı tahlillerle en doğru biçimde okuyabilen yalnızca Türk Milliyetçileri vardır.

Yapılan konuşma ve açıklamalar herkesin erişebileceği kolaylıktadır.

İsteyen buyursun baksın…

Türk Milliyetçilerinin Lideri Devlet Bahçeli’nin bu zamana kadar yaptığı her açıklamasında, beyan ve duruşunda haklı çıkmış olmasını inkâr edebilecek var mıdır?

3 Mayıs Milliyetçiler günü arifesinde, bu tahlilde özellikle Türk Milliyetçilerinin bulunması gerekir.

Asla unutulmasın, Türk Milleti’ni ileriye götürecek birikim, erdem, güç ve kararlılık yalnızca Türk Milliyetçilerindedir.

Tüm Türk Milliyetçilerinin 3 Mayıs Milliyetçiler günü kutlu olsun…

İSMAİL ÖZDEMİR/ORTADOĞU