TÜRKIYE’NIN HALI VE ADANA MITINGI
Türkiye’nin hali ve Adana mitingi
Türkiye’nin AKP eliyle bir felakete sürüklendiği, varlığının ve devamının tartışmaya açıldığı artık bütün ayrıntılarıyla ve acı biçimde ortaya çıkmıştır. Obama’nın sopasının insafına mahkum edilmiş bir hükümetin, ülke ve millet faydasına icraat yapmasının hiçbir şekilde mümkün olamayacağı, her geçen günün daha çok kayba yol açacağı uygulamalarıyla ve çarpıcı sonuçlarıyla görülmüştür.
Rezil süreç
Çok ilginç, çok vahim, çok rezil bir süreç yaşanıyor. Bütün bu yaşananlardan ne hedeflendiği, terörün durması beklentilerinin neyin karşılığında oluştuğu bir türlü açıklanamasa da, AKP’nin söylem ve yaptıklarından biliyoruz. AKP’nin meclisten geçirdiği federasyon düzenlemelerinden biliyoruz. PKK’nın siyasi uzantılarına sağlanan imkanlardan, verilen akıl almaz tavizlerden ve oluşturulan fiili durumlardan biliyoruz. Yeni Anayasa ve bu Anayasada nelerin olması gerektiği dayatmalarından biliyoruz. Bu anayasayı millete yutturmak için kurulan kumpaslardan, yapılan işbirliklerinden ve akla ziyan toplum mühendisliklerinden biliyoruz.
Çekilme oyunu
Şu rezilliği bakınız ki, İmralı canisi Türkiye’nin siyasetini ve dolayısı ile geleceğini belirleyecek bir konuma yükseltilmiştir. O katil ne diyorsa, aynıyla gerçekleşiyor. Bugün terör ve bölücülük meselesi tamamen bu caninin insafına bırakılmış ve onun şekillendirdiği bir süreçle yol almaktadır. Çekilme tiyatrolarının altında ne yattığını ibretle izliyoruz. Bir taraftan ellerindeki silah ve yüzlerindeki kanla resim çektirip, zafer işaretleri yapıyorlar, diğer taraftan daha çok militan toplamak, daha çok hakimiyet kurmak ve devletin boşalttığı alanı doldurmak için zemin oluşturuyorlar. Çekilme oyunuyla birlikte Türkiye her türlü tehdit ve tehlikeye açık hale gelmiş ve büyük bir belirsizliğe mahkum edilmiştir. Daha önce oluşturdukları fiili durumu, şimdi tamamen yerleştirmiş ve kendilerince dönülmez noktalara getirmişlerdir. Türkiye’nin belli bir bölümü artık tamamen bu ihanet güruhunun kontrolündedir ve ne olacağına, bu rezilliğin sonunun nasıl geleceğine onlar karar vermektedir. Hükümet sessiz ve çaresiz biçimde bütün bunları seyretmekte ve onay vermektedir.
Aklı karışıkların icraatı
Yaklaşık 45 gündür 63 aklı karışık adam AKP’nin tetikçisi olarak ülke sathına dağılmış durumdalar. Bunların yaptıkları temaslardan, söyledikleri sözlerden bu ülkenin birliğine, beraberliğine, bölünmez bütünlüğüne, kardeşliğine, huzuruna yönelik tek bir cümle duyan olmuştur? Her gittikleri yerde ağırlıklı olarak kin kusmuş, bölmenin, yıkmanın, yok etmenin manifestolarını yayınlamışlardır. Kimi bayrağa saldırmış, kimi Cumhuriyeti hedef almıştır. Kimi Türk düşmanlığı yapmış, kimi Atatürk’e iftira yağdırmıştır. Kimi kendi güdük zihniyetini tek doğru olarak göstermiş, kimi ezikliğini, çaresizliğini, kin kusarak bastırmaya uğraşmıştır. Çok şükür ki, Türk milleti bunlara kanmamış, her gittikleri yerde hak ettikleri muameleyi göstermiş ve geri göndermiştir. Düştükleri durumu, “AKP bizi kullandı” diye izah edenleri ibretle izledik. AKP milletvekillerinin, “bu çok ustalıkla hazırlanmış bir proje. Bu zavallılar olmasaydı, biz milletle karşı karşıya kalacaktık. Bu kadar tazyik, bu kadar baskı bize olacaktı. İnsan içine çıkamayacaktık” dedikleri dilden dile dolaşmaktadır.
ABD ziyareti tehlikeyi büyüttü
Daha önce de belirttiğimiz gibi sayın Başbakanın ABD ziyareti sonrasında tehlike daha da büyümüş ve yakınlaşmıştır. Bu ziyaretten çıkan tek sonuç yıkıma hız verilmesi ve biran önce tamamlanmasıdır. Nitekim, daha dönüş yolundayken harekete geçilmiş, bir taraftan Anayasa dayatması, diğer taraftan kanun düzenlemelerine hız verilmiştir. Dağdaki katillerin siyaset yapmalarına imkan verecek değişikliği büyük bir pişkinlikle yapabileceklerini göstermişlerdir. Bu durum yeni Anayasa’dan ne beklendiğini, ne hedeflendiğini, kime ve neye göre hazırlandığını da bir defa daha ortaya koymuştur.
Adana’nın önemi
Türkiye artık bir seçim dönemine giriyor. Bu ihanet sürecini durdurmak için büyük bir fırsat yakalanmıştır. Kurulacak ilk sandıkta, bu yıkımın durdurulması ve ihanet yolcularına büyük bir ders verilmesi şart olmuştur. Türkiye AKP’ye mahkum değildir. Tam tersine, AKP Türkiye’nin varlığının en büyük tehdidi haline gelmiştir. Dolayısı ile değiştirilmesi ve yerine milli, duyarlı ve kararlı bir hükümetin getirilmesi şarttır. Bu yıkımı durduracak, yaraları saracak ve ülkeyi yeniden hak ettiği yere getirebilecek tek partinin MHP olduğu bir defa daha anlaşılmıştır. Lideriyle, kadrolarıyla, programıyla ve şanlı tarihiyle buna hazırdır. Türk milletiyle buluşma destanları yazılmaktadır. Bursa ve İzmir mitingleri bunun ispatıdır. İhanete geçit verilmeyeceği gösterilmiş, MHP ile kucaklaşma zirve yapmıştır. Bugünkü Adana mitinginin bu coşkuyu daha da büyüteceğinden, bu beklentiyi daha da yükselteceğinden hiçbir şüphemiz yoktur.
ORHAN KARATAŞ/ ORTADOĞU
