SATILMIŞ İNSANLARDAN DAVA YA HAYIR GELMEZ.
Zamana ve mekana göre danseden,menfaat ve çıkar için bukelemun gibi renk değiştiren Satılmış ruhlu insanlardan bir hayır görmemiştir bu dava..
Ülkücü edep ve ahlak’tan yoksun,Türklük gurur ve şuurundan nasipsiz bu garebet insanların şahsi menfaatleri için dokuz takla atmalarının adı da olmamıştır bu dava.
Bu kutlu yolda mücadele ederken çekilen çilelere ve sıkıntılara dayanamayıp ”Ülkücü olmasaydım bunlar başıma gelmeyecekti.Başıma ne geldiyse TÜRKEŞ yüzünden” diyecek kadar pişmanlık duygusuna kapılan ve ilk fırsatta başka kapılara gidip kemik peşinde koşanların davası değildir bu dava..
Ali İmran suresinde ”İnanmışsanız mutlaka galipsiniz” dediği gibi inanıyorsanız bu kutlu yola başkoymuşsanız her türlü fedekarlığı ve cefakarlığı çekmek zorundasınız.Bu dava için tabutluklara insanlar konuldu.
Bu dava için nice Ülkücü yiğitler candan ve serden geçtiler. Başbuğa Oportünüs,militarist deyip şeyhlerin müridi olmayı tercih etmemişlerdir .Şurası bir gerçek ki, bu davaya ihanet edenin hiç bir zaman iki yakası bir araya gelmemiştir. Ülkücü hareketin en büyük ihaneti ÖZAL döneminde yaşadığını asla unutmayalım.
O dönemde makam ve mevkii için ÖZAL’a yağcılık yapanlar,paraya ve pula tamah edenler bugün de Devlet BAHÇELİ’ye karşı aynı husumet içerisindedir.Hiç kimse kusura bakmasın ama bu satırların yazarı ihaneti nerde görmüşse ve kim yapmışsa yazmak için Allah’a,Kitaba ve Bayrağa el koyup yemin etmiştir.
BAŞBUĞ bize”Ya Ülkücüler devlet olacak, ya Devlet Ülkücü olacak” demişti. Bugün itibarıyla Devlet Ülkücü olmadığına göre, daha da vahimi Devleti yönetenler Devlet dediğimiz kutsal mefrumu dejenere edip bozduğuna göre, Ülkücülerin bu bozuk ve köhnemiş düzeni yeniden dizayn edebilmek için daha çok çalışmaya ihtiyacı vardır.
Elbette içimzide ön yargılalar,art niyetliler,menfaatperesler ve daha meziyetlerini saymaktan hicap duyduğum bazı zibidiler olacaktır.Büyük davalar da Elmanın içine yerleşen kurtcuklar gibi hareketimizi sabote edenleri ve köstebekleri yine kendi içimizde göreceğimiz şüphesizdir.
Her şeyden önce ”Emanet aldığımız bu kutlu bayrağa leke düşürmeden” Ülkücü duruşumuzu bozmadan ve nefse galebe çalmadan mazisine yakışır bir şekilde Üç hilali bayrağı göndere dikmek için topyekün seferber olmalıyız diyorum.
Ya Allah,Bismillah.Allahüekber…
Ertuğrul KALAFAT
