Dolar 44,2976
Euro 51,3018
Altın 6.406,80
BİST 13.047,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
10°C
Hafif Yağmurlu
Pts 10°C
Sal 11°C
Çar 11°C
Per 14°C

HABERTÜRK YAZARI: BENIM IÇIN ERDOĞAN, ARTIK DOĞRU ŞEYLERI SESLENDIRSE BILE YANLIŞ KIŞIDIR

HABERTÜRK YAZARI: BENIM IÇIN ERDOĞAN, ARTIK DOĞRU ŞEYLERI SESLENDIRSE BILE YANLIŞ KIŞIDIR
02/03/2014 13:57
A+
A-

Tayyip Erdoğan’ın “Alo Fatih” hatları ile talimatlar verdiği Habertürk’ün yazarı Yavuz Semerci, yolsuzlukla ilgili zehir zemberek bir yazı kaleme aldı. Semerci, “Bu gazetenin sahibi kusura bakmasın” dedi.

Artık yok hükmündedir!

Yalan söylemeyeceğim.

İsterseniz tarafsızlığımı yitirdiğimi düşünün. İsterseniz paralel yapının esiri olduğumu söyleyin.

İsterseniz gazeteciliği bırakıp, ölümüne biat eden ekibin yazdığı çizdiği gibi paralel yapının gizli hücresi deyin… Hani biraz daha ileri gidin, isterseniz vatan haini deyiverin… 

AK Parti’nin tüm dürüst, çalışkan kadrosu, iktidarı destekleyen milyonlarca vatandaş kusuruma bakmasın.

Bu gazetenin sahibi kusuruma bakmasın…

Bu gazetenin yayın yönetmeni kusuruma bakmasın; isterse bu yazıyı kullanmasın…

Bu yazımı okuyan okurlarım, kim hangi parti destekliyorsa desteklesin, onlar da kusuruma bakmasın; isterlerse beni artık bu köşede görmek istemesinler…

Çocuklarım kusura bakmasınlar, belki işsiz kalıp onları zor duruma düşüreceğim…

Sevdiklerim de kusura bakmasın, isterlerse “Sana mı kaldı” desinler…

İsterlerse “Gör başına neler gelir” desinler…

Ve mesleğim…

Doğru gördüğünü yaz diyen mesleğim…

Kimseye hakaret etme, özel yaşamın gizliliğini ihlal etme ama halkın bilgi alma hakkına saygı duy diyen meslek ilkelerim…

Kamunun bilgilenme hakkını gerekirse ülke çıkarlarının üzerinde tut diyen iç sesim…

“Kalemi kır ama kalemini asla satma” diyen büyüklerim…

Beni anlayacaktır…

Eğer bugün haykırmazsam, eğer bugün nesnel gerçeği vurgulamazsam, yarın bu mesleği sürdürme gücünü kaybederim.

Samimiyetimi yitiririm… 

Sandıktan çıkan her kimse saygı duydum. Ceketimi ilikledim. Milyonlarca insanın oyunu almış birini, fikri ne olursa olsun bu ülkeyi yönetme hakkı vardır diye düşündüm. İyi olanı, bu halk için doğru olanı hep alkışladım. Kimliğine, meşrebine, siyasi düşüncesine bakmadım…

İster Devlet Bahçeli ülkeyi yönetsin, ister Abdullah Gül, ister Bülent Arınç, ister Kemal Kılıçdaroğlu, ister Ali Babacan, ister Mehmet Şimşek……

Beni herkes yönetir ama bir tek kişi yönetemez…

Yolsuzluk yapan yönetemez…

Babamın oğlu olsa bile tek kuruşluk saygı duymam, duyamam…

O yüzden diyorum ki, hakkındaki yolsuzluk kayıtlarının yalan olduğunu ispatlayamayan Tayyip Erdoğan’a artık saygı duyamıyorum. Söylediği şeylere kulaklarımı tıkıyorum. Sesini duymaktan rahatsız oluyorum. Sandığı işaret etmesini hiç önemsemiyorum. Sandıktan değil yüzde 50, yüzde 80 oy bile alsa görüşüm değişmez…

Benim için Erdoğan, artık doğru şeyleri seslendirse bile yanlış kişidir…

Yok hükmündedir… 

Keşke bildiklerim yalan olsaydı…

Keşke kandırılmış olsaydım…

Keşke o baba-oğul arasındaki konuşma kaydını duymasaydım…

Kusura bakmayın olur mu!..

Yazmasaydım, mesleğime ihanet ederdim…

Bu halk, farkında olanı da olmayanı da, yalanı, yolsuzluğu, hele hele bir işadamının parası için önüne yatan bakanları ve onları koruyanları da hak etmiyor.

Yavuz Semerci / Habertürk