Dolar 44,3296
Euro 51,1855
Altın 5.973,69
BİST 13.047,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Çok Bulutlu
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Sal 10°C
Çar 12°C
Per 14°C
Cum 18°C

EDEP DIŞARI, YÜZSÜZLÜK IÇERI!

EDEP DIŞARI, YÜZSÜZLÜK IÇERI!
29/05/2014 18:18
A+
A-

Yoksullar hiç bu kadar “ezik”,

Emek böylesi “asgari” değildi.

*

Sendikalar hiç bu kadar “sarı”,

Üniversiteler böylesi “suskun” değildi.

*

Öğretim görevlileri hiç bu kadar “korkak”,

Öğrenciler böylesi “delikanlı” değildi.

*

Sanatçılar hiç bu kadar “sessiz”,

Sözde akiller böylesi “akıldan yoksun” değildi.

*

Medya hiç bu kadar “habersiz”,

Özgür Basın böylesi “tutsak” değildi.

*

Aydınlar hiç bu kadar “isteksiz”,

Direnenler böylesi “desteksiz” değildi.

*

Unutulan örf ve adetlerimiz,

Siyasete gömülen umutlarımız,

Sandıkta aklanmaya çalışılan yolsuzluklarımız,

Tarlada kaybolan çiftçilerimiz,

Siftah yapamayan esnafımız,

Çocuğunu everemeyen emeklimiz,

Üniversite kapılarına yığılmış binlerce gencimiz hiç bu kadar “çaresiz” değildi.

*

Mesela;

Atanamayan öğretmenlerimiz,

Sendikal baskıdan yılmış kamu personelimiz,

İş bulmak için yanıp yıkılan işsizlerimiz,

Var olan işini kaybetme korkusu yaşayan çalışanlarımız,

Vergilerle boğulan küçük işletmecilerimiz,

Hiç böylesi “tükenmişlik sendromunda” değildi.

*

Dahası bugüne kadar kimse bize…

Kuş gribinden ölen çocuğu,

Hastaneye yetiştirilemeyen kadını,

Sokak ortasında kurşuna hedef olan delikanlıyı,

Tersanede iş kazasına kurban giden işçiyi,

Yoksulluğu, ödenemeyen borcu, tahsil edilemeyen alacağı…

Kuraklığı, susuzluğu…

Hatta teröre verdiğimiz canları

Kazaları ve ihmalleri böylesine “kader ve fıtrat” olarak göstermemişti.

*

Ne diyeyim;

Kimse kızmasın ama…

İnsan “ar damarını” çatlatıp,

Ahlakını “tükettiği” nokta da,

Edep dışarı çıkarken,

Yüzsüzlük içeri giriveriyormuş.

 

Metin Özkan /etikhaber