BARIŞ PAMUK İPLİĞİNE Mİ BAĞLI?
Öyle ki,
Barışık olmanın,
Savaşmaktan çok daha zor olduğu,
Kan revan içinde bir dünyada yaşıyoruz.
Dünya kan gölüne dönerken de,
Bu gölden beslenmeye çalışan,
ABD’si, AB’si, Almanya’sı, Mısır’ı, Japonya’sı, İsrail’i,
PKK’sı, El kaide’si, PYD’si, vs..
Kim ama kim varsa
Hala “barış” safsatasından bahsediyor!
HHH
Oysa öyle bir süreçten geçiyoruz ki,
“Barış” kelimesi artık birçok insan için,
İçi boşaltılmış bir sözcük,
Cafcaflı bir isim,
Boş bir umut,
Ya da,
Anlamsız bir ifade olmaktan ileri gitmiyor.
HHH
Klasik bir sorudur;
“Barış sadece, savaş sözcüğünün karşıtı mıdır?” diye.
Çoğunluğa göre Evet!
Peki, barış şiddeti yenebiliyor mu?
Şimdilik hayır!
Çünkü…
Barış;
Arap Baharı safsataları…
Büyük Ortadoğu Projeleri aldatmacaları…
Yaratılan din ve kardeş kavgaları neticesinde,
Hep ama hep,
Gez, göz arpacığın odak noktasında olmuştur.
HHH
Yalan mı?
İnsanoğlu doğduğundan beri,
Kavgayı kavgasızlığın üzerinde tutmuş,
Tarihten de hatırlanacağı üzere,
Abil ile Kabil’in taht, taç kavgalarında olduğu gibi,
Kardeşi kardeşe kıydırmıştır.
Kim kazanmıştır?
Tabi ki her zaman savaş çağrıcısı silah tüccarları.
HHH
Ülkemizde de “Barış” umutlarının yakıldığı şu günlerde,
Söylemekte yarar görmekteyim ki,
Hiçbir vaat,
Hiçbir iyi niyet,
PKK’yı daha da yenisini,
Daha da fazlasını istemekten alıkoymayacaktır.
Dahası,
Ortadoğu gerginliği ile barış dediğimiz var olma olgusu
Sizce de pamuk ipliğine bağlı gözükmüyor mu?
Metin Özkan/ Güneş
